MEKKE Antlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanmış güvenlik ve savunma paktıdır.

Bu antlaşma kapsamında taraf devletler, birine yönelik herhangi bir “saldırganlık” eylemini, antlaşma taraflarının her birine yönelik bir eylem olarak değerlendirmeyi taahhüt ediyor.

Yani, bu ülkelerden birine dışarıdan bir saldırı gelirse, ortaklaşa oluşturulacak olan “askeri güç” ile birlikte müdahale edilecek...

ZATEN NATO’NUN ÖNEMLİ ÜYESİYİZ

TÜRKİYE’NİN zaten NATO’daki üyeliği de tamamen bu amaca dayalıdır... Ülkemiz, ta 18 Şubat 1952 tarihinden beri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayı ile NATO üyesidir.

Merhum Başbakan Adnan Menderes, Amerika ve NATO ülkelerine jest olsun diye, “daha üye olmadan” Kore Savaşı’na 1950 yılında, önce 5.090 kişilik Türk Tugayı, (Kutup Yıldızı) göndermiş, daha sonra, toplamda 4 tugay olarak gönderilen asker sayısı 21 bin 212’ye ulaşmıştır.

Kaynaklara göre, komutanlar ve erler olarak, bizimle hiç ilgisi olmayan bir savaşta 900 ila 966 arası şehit vermişiz. Üstelik daha NATO üyesi değilken...

ORTAKLARIMIZI TANIYALIM!

TÜRKİYE, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan “Mekke Antlaşması” aslında, Amerika’nın, İran karşısında uğradığı başarısızlığın hemen ardından imzalandı.

Antlaşmadaki Suudi Arabistan, zaten bütün ekonomik gücüyle Emperyalizmin emrine girmiş durumda. Başında ise, ülkemizde Cemal Kaşıkçı adında bir gazeteciyi kuşbaşı gibi param parça edip asit kuyusunda eritmiş bir diktatör Kral Selman Bin Abdülaziz el-Suud bulunmaktadır.

Türkiye gibi hem NATO şemsiyesi altında hem de demokratik bir ülkenin, böylesine bir diktatörle ne işi olabilir?

SIRT VERDİĞİMİZ ÜLKELERE BAKIN!

PAKİSTAN bir İslam ülkesi olmasına rağmen, henüz demokrasi olgunluğuna erişememiş bir ülke... Halkı sefalet içinde yaşarken, Pakistan, milyarlarca doları nükleer çalışmalarına harcıyor!

Ortak olduğumuz ülke liderleri, insan görünümlü diktatör!

Türkiye’nin hiçbir alanda örnek alacağı ülkeler değildir bu ülkeler. Üstelik sınır komşumuz da değiller... Hani sınır yandaşı olursun da, ileride olası bir tehlikeye karşı “güç birliği” yaparsın.

ŞİMDİ DURUM NE OLACAK?

EVET... Geldik en önemli soruya... ABD bu topraklarda başarısız olunca, İran ile kapıştıracak ülke ya da ülkeler arıyor... Üstelik İran’ı zayıflatmak, en çok da İsrail ve Emperyalizmin işine yarayacak...

Şimdi, İran’ın desteklediği Husiler, son derece gelişmiş teknoloji silahları ile Suudi Arabistan’ın can damarlarını bombalıyor, canına okuyor... Hadi o zaman Husilere, dolayısı ile İran’a savaş açalım!

Türkiye’nin böyle bir maceraya girmesinin hiçbir getirisi olmadığı gibi, Adnan Menderes’in yaklaşık 75 yıl önce daha NATO üyesi olmadan Kore’ye gönderdiği Türk askerleri gibi, şimdi de Husilerin yaşadığı bölgelerde insan avına mı çıkacağız?

IRAK İLE İRAN’I KAPIŞTIRAN ZİHNİYET!

DAHA önce 8 yıl süren İran-Irak savaşını hatırlayınız... İkisi de İslam ülkesiydi ve yaptıkları bu savaşla milyonlarca insanın ölümüne neden oldular...

Pekiyi kim kazandı?

Silah tüccarları...

Yani Emperyalistler, Yahudiler...

Şimdi, -düşünmek bile istemem ama- olası bir Türkiye-İran savaşında kim kazanacak?

Yine silah tüccarları...

Sonunda, bütün bu Emperyalist güçlerin arkasında bulunan Yahudiler, yani İsrail kazanacak...

Sözün kısası, bu “Mekke Antlaşması”na her zaman şüphe ile bakmak lazım... Çünkü bu antlaşmaya imza atan bir ülke, en az 10 yıl bu birlikten çıkamayacak...

Değerli okuyucular... Uyanık olmak lazım; uyumamak lazım... Mekke Antlaşması’nın gayesi, Türkiye ile İran’ın kapıştırmaktır... Ağan da buraya yazıyorum.

******************

ANLAMLI SÖZ

“Bir millet uyuyorsa, uyandırmak kolaydır... Ama uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa, ne yaparsanız nafile; uyandıramazsınız...”

İNDİRA GANDHI