Serkan Çağlar yazdı...
Şehrin arka sokaklarından birinde, yaşını almış bir adam çöp konteynerlerinin yanında duruyor. Üzerinde sade bir kıyafet, başında gri bir şapka. Sessizce çöplerin içine eğiliyor; eldivensiz elleriyle kartonları, plastikleri ayıklıyor. Onun tek geçim kaynağı, başkalarının artık saydığı bu atıklar.
Hemen yanında, plastik şişelerle dolu küçük bir taşıma arabası duruyor. Geri dönüşüm için topladığı bu malzemeler, belki birkaç lira edecek ama bu birkaç lira onun için bir gün daha yaşama tutunmak demek.
Sakarya'nın merkez ilçelerinden birinde çekilen bu kare, kentte giderek artan sosyal adaletsizlik ve yoksulluğun çarpıcı bir örneği. Özellikle yaşlı nüfusun sosyal güvenceden yoksun kalması, onları hayatta kalmak için bu tür zorlu koşullarda çalışmaya mecbur bırakıyor.
Emeklilik değil, hayatta kalma mücadelesi
Emekli maaşlarının yetersizliği, sosyal yardımların ise çoğu zaman ulaşmaması, yaşlı bireyleri çöplerden geri dönüşüm malzemesi toplayarak geçinmeye zorluyor.
Bu tablo yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kriz. Giderek yaşlanan bir toplumda, yaşlı bireylerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesi için kapsamlı sosyal politika reformlarına ihtiyaç duyuluyor.
Görülmeyen hayatlar
Fotoğraftaki yaşlı adamın ismi bilinmiyor. Ancak onun hikâyesi, Türkiye’nin birçok şehrinde sessizce yaşanan binlerce benzer hikâyeden biri. Bu kare, bize yalnızca bir çöp konteynerini değil, aynı zamanda görmezden gelinen bir gerçeği de gösteriyor: Sokakta ayakta kalmaya çalışan insanların mücadelesi, hepimizin vicdanına dokunmalı.
Not: Fotoğraf Adnan Turgay Özbalkan