İBB İmamoğlu döneminin yüz akı icraatlarından bir tanesi de özellikle karı-koca çalışanlar için hizmete sokulan kreş ve gündüz bakım evi gibi uygulamalardır.
Malumunuz ille de üç çocuk yapın diye tutturanlar, bugüne kadar ailelerin ‘tamam yapalım da biz işe gidince kim bakacak’ sorularına bir cevap verememişlerdi.
İBB’nin sosyal belediyecilik anlayışı bu sorunun çözümüne bir nebze katkı olsun, iktidara da iyi bir örnek olsun diye bu uygulamayı başlattı.
Biliyorum adeta düşman çatlatan bir uygulamaydı.
Daha iyisini, daha fazlasını yapmak yerine, pusuya yatıp bir kusur bulsak da yağ gibi üste çıksak düşüncesinde olanlara nihayet bir fırsat çıktı.
Haliyle mal bulmuş mağribi misali İBB’ye bağlı çocuk etkinlik merkezinde yaşandığı iddia edilen darp ve istismar üzerinden yaygarayı bastılar.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Genel Başkanı olayla ilgili açıkla yaptılar ama bakıyorum da olayın üzerinde tepinen yandaş basının açıklama ya da savunmaları görmezden gelme hastalığı var.
Eee, niyet kamuoyunu aydınlatmaktan ziyade kamuoyuna at gözlüğü takıp istediklerini göstermek olunca, ahlak, mesleki etik gibi kurallar devre dışı kalıyor malumunuz.
İl Başkanı Özgür Çelik; “Olay kamuoyuna yansımadan çok önce, kurum personelinin fark etmesi üzerine anında tutanak tutulmuş ve yetkili kurumlar bilgilendirmiştir. Tüm kayıtlar adli mercilerle paylaşılmıştır. Bu kayıtların tamamı incelenmiş, İBB görevlileri tarafından bir fiilin işlendiğine dair bir emare bulunmamıştır.
Buna rağmen adı geçen tüm isimler tedbiren görev yerlerinden uzaklaştırılmıştır” diyor.
Özgür Özel’in değerlendirmesi de şöyle;
“Belediyemizin tespit ettiği ve aileye bildirdiği bir konu var. Bir öğrenci üstü değiştirilirken göğsünde bir morluk, bir yara izine rastlıyor öğretmeni. Derhal anneyi arıyor, ‘Siz bunu gördünüz mü’ diye soruyor.
Annenin cevabı, ‘Çocuktur bunlar, düşer kalkar, morarır’ oluyor. Görevliler hem morluğu gördüklerini hem anneye bildirdiklerini hem annenin yanıtını tutanak altına alıyorlar.
Daha sonra bundan baba haberdar oluyor ve bir anda baba spor eğitimi veren diğer eğitmeni suçluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hemen bu konuda bir soruşturma başlatıyor ve görüntüler inceleniyor.
Kreşte tam 35 kamera var. Ve kreşte kör nokta yok. Kurallar gereğince spor yaptıran öğretmenin öğrenciye temas etmesi yasak. Görüntülere göre de hiçbir temas yok. Görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok. Oysa AK Parti medyası hemen bunu haber yapıyor. Çocuğun üstün yararını falan da gözetmeden. Spor eğitmenini hedef gösteriyor. Savcılık alıyor, sorguluyor, savcı bırakıp gidiyor. Ama AK Parti medyası istiyor ya, nöbetçi savcı tutuklama işlemi gerçekleştiriyor.
Gerçekten üzülerek söylüyorum, bu meseleden siyasi çıkar uman bir iktidarın bu ülkeye hayır getirmesi asla mümkün değildir.
Bakın iktidara yakın pek çok yapıda, örneğin Aladağ yangınında, Ensar’daki iğrenç istismarda, hatta Meclis’teki en son istismarda susan, ‘Kurumun kabahati yok’ diyenler, ‘Yapanın suçu’ diyenler, ‘Bundan Meclis’e ne, bundan Ensar’a ne? Bir vakfı, bir kişinin istismarı yüzünden karalayamazsınız’ diyenler, MESEM’de iki yılda 17 çocuk ölürken susanlar ve iki yaşında Sıla Bebek istismarında ortada olmayanlar, Yenidoğan Çetesine ‘çıt’ çıkarmayanlar bugün çıkmış, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin kreşlerini topyekun kötüleyen bir dil kullanıyor.
Bunu kim yapıyor? Aile Bakanı yapıyor. ‘Yaptıkları görev ailedir, kadındır, çocuğun yüksek yararıdır’ dediğimiz, en özenli davrandığımız bakan…
O kreşte suçladığın öğretmenlere bir bak. Bir tanesi şehit eşi. Bir tanesi hamile kadın. Birkaç ay sonra bebeği olacak bir anne. Bir tanesi bir başka programdan yerleştirilmiş bir öğretmen.
Troller yazıyor, güya ‘Alay etmişler, üç yaşında çocukla alay etmişler’ falan. Kamera kayıtları hepsini yalanladı.
Er ya da geç bu savcı gitmeyecek mi? 35 kamerayı almayacak mı? Doğru mu yanlış mı, bir yanlış varsa o orada mı başka yerde mi oldu, ortaya çıkmayacak mı? Çıkınca Mahinur hanım nasıl gözümüzün içine bakacaksınız?
Biz bu meselelerde bu kadar hassasken sırf ‘kreşleri itibarsızlaştıralım, CHP belediyelerini itibarsızlaştıralım’ demişler, bu iş için de bir kiralık katil tutmuşlar.
Buna mı talipsiniz ya?”
Yazık! Çocuk istismar edildi iddiaları üzerinden, sırf siyasi rant uğruna bir çocuk istismar edilebiliyorsa gerçekten çok yazık!