20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7584 sayılı Kanun, tarım arazileri üzerindeki yapılaşmadan elektrik ve su aboneliklerine, tapusu sonradan orman sınırları içerisinde kalan taşınmazlardan yıllardır devam eden orman davalarına kadar birçok alanda önemli değişiklikler getirdi.
Yeni düzenleme, özellikle son yıllarda sık sık gündeme gelen bungalov işletmeleri ile orman kadastrosundan kaynaklanan mülkiyet uyuşmazlıkları bakımından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Bungalovlar İçin Daha Sıkı Bir Dönem Başlıyor
Kanunda doğrudan bungalov işletmelerine ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyor. Ancak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda yapılan değişiklikler, tarım arazileri üzerindeki yapı ve tesisleri doğrudan ilgilendiriyor.
Kanun koyucunun amacı, tarım arazileri üzerindeki kontrolsüz yapılaşmayı daha sıkı denetim altına almak. Bu nedenle özellikle tarım arazileri üzerinde faaliyet gösteren turizm işletmeleri bakımından daha kontrollü bir dönemin başladığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Elektrik ve Su Aboneliklerinde Amaç Yeni Yapılaşmayı Kontrol Altına Almak
7584 sayılı Kanun ile gerekli izinler alınmadan yapılan yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz aboneliği bağlanamayacağı açıkça hükme bağlandı. Ayrıca bu kurala aykırı şekilde abonelik tesis eden kurum ve kuruluşlar bakımından ciddi idari yaptırımlar öngörüldü.
Kanaatimce burada amaç, mevcut bütün işletmelerin aboneliklerini tartışmaya açmak değil, yeni ve kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçmektir.
Bu nedenle mevcut aboneliklerin, ruhsatların ve yıllardır devam eden faaliyetlerin; hukuki güvenlik, kazanılmış hak ve idareye duyulan güven ilkeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Tarım Arazileri Üzerindeki Yapılaşmada Denetim Artacak
Kanunla birlikte tarım arazilerine ilişkin yaptırımlar da önemli ölçüde artırıldı.
Bu durum, bundan sonraki süreçte tarım dışı kullanım izinleri, ruhsat süreçleri ve altyapı hizmetleri bakımından daha sıkı bir denetim anlayışının benimseneceğini gösteriyor.
Orman Davalarında Yeni Bir Yaklaşım Benimsendi
7584 sayılı Kanun'un en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de Orman Kanunu'nda yapılan değişiklikler oldu.
Son yıllarda tapulu taşınmazlarının sonradan orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle çok sayıda tapu iptali davası açılmış, bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilmiş, bazı vatandaşlar ise Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi kapsamında Devlet aleyhine tazminat davalarına yönelmişti.
Yeni düzenleme incelendiğinde, kanun koyucunun yalnızca tazminata dayalı bir çözüm yerine, mümkün olduğu ölçüde mülkiyet hakkını korumayı tercih ettiği görülüyor.
Tapuların Korunması ve İadesinin Önü Açılıyor
Yeni düzenleme ile birlikte belirli şartları taşıyan bazı taşınmazlar bakımından mevcut tapuların korunması, tapudaki orman şerhlerinin kaldırılması ve bazı durumlarda Hazine adına geçen taşınmazların yeniden eski maliklerine iadesi mümkün hale geliyor.
Bu yönüyle düzenleme, yıllardır devam eden mülkiyet uyuşmazlıklarında önemli bir anlayış değişikliğine işaret ediyor.
TMK'nın 1007. Maddesine Dayalı Davalar Açısından Yeni Bir Sayfa
Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğunu düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi kapsamında açılan tazminat davaları son yıllarda önemli ölçüde arttı.
Yeni düzenleme ise bazı uyuşmazlıklarda tazminattan önce mülkiyet hakkının korunmasına ve mümkün olduğu ölçüde taşınmazın yeniden malikine kazandırılmasına yönelen yeni bir yaklaşımı ortaya koyuyor.
Bu nedenle devam eden davalar bakımından da yeni hukuki değerlendirmelerin gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
Her Orman İçindeki Yer Vatandaşa Geri Dönmeyecek
Bununla birlikte yeni düzenleme, orman sınırları içerisinde kalan bütün taşınmazların otomatik olarak eski maliklerine geri verileceği anlamına gelmiyor.
Kanunda çok sayıda istisna öngörülmüş durumda. Ayrıca başvuruların Orman Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla tamamen orman alanı içerisinde kalan her taşınmaz bakımından aynı sonucun doğacağını söylemek mümkün değil. Her dosyanın kendi şartları içerisinde ayrıca ele alınması gerekecek.
Kanunda Dikkat Çeken Diğer Düzenlemeler
7584 sayılı Kanun yalnızca tarım arazileri ve orman uyuşmazlıklarıyla sınırlı kalmadı.
Kanunla birlikte;
• 2/B uygulamalarına ilişkin yeni imkanlar getirildi,
• Hidroelektrik santrallerine yönelik denetim ve yaptırımlar artırıldı,
• Karbon yutak ormanlarının kurulmasının önü açıldı,
• Şeker pancarı üretiminde sözleşmeli üretim sistemi güçlendirildi,
• Alkol ve tütün sektörüne ilişkin yeni yasaklar ve yaptırımlar düzenlendi,
• Veteriner hekimlere ilişkin disiplin hükümleri yeniden şekillendirildi,
• DSİ taşınmazları ve su yapılarının kullanımına ilişkin yeni kurallar getirildi.
Sonuç Yerine
Kanaatimce, 7584 sayılı Kanun, bungalovlar ve tarım arazileri üzerindeki yapılaşmalar bakımından daha sıkı bir denetim anlayışını, orman uyuşmazlıkları bakımından ise vatandaş lehine daha hakkaniyetli bir yaklaşımı beraberinde getiren son yılların en önemli düzenlemelerinden biri niteliğinde.
Özellikle orman kadastrosundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, tazminattan ziyade mülkiyet hakkının korunmasına yönelen yeni yaklaşımın, ilerleyen dönemde yargı kararlarına da yansıması şaşırtıcı olmayacaktır.
Bungalovlar açısından ise yeni yapılaşmaların daha sıkı denetleneceği, buna karşılık mevcut işletmeler bakımından kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerinin önemini korumaya devam edeceği kanaatindeyim.
Av. Eren Efe GÖKALP