Ara transferde takıma kanat takviyesi beklerken ilk gelen Göztepe’den Brezilya’lı sağbek Texeira Ruan olunca sezonu kapatmıştım, hüsranla..
Bayram’ın ikinci günü Antalya’da Serikspor’a 2-0 yenildik, verilmeyen primi bahane ederek oturduk, kalan maçları kazanırsak falan filan..
Bana göre Serikspor yenilgisinin verilmeyen primle falan ilgisi yoktu, gücümüz yoktu, yenildik..
Serikspor bizi yendikten sonra iki maçta 9 gol yedi, boyamız tamamen döküldü..
İstanbulspor beraberliği sonrası yazmıştım; 100 yılın en kötü takımı..
Bunları paraya boğsan kapasite bu..
Çok ağır bulanlar oldu, hak verenlerde oldu elbet..
Futbolu bilenler görüyordu; bu takım defans yapamıyor, hücuma hiç çıkamıyordu..
Orta sahada majör Pena, sadece sopası vardı..
İlk izlediğimde yazdım; Bu Pena gönderilen Kakuta’nın kramponlarını bile taşıyamaz..
İsmail Sorro gelmese de olurdu..
Fofana alınmalıydı ama Iğdır’lı Fofana..
Dimitrov’u beklerken gelen Owusu ise Burak Çoban’ı mumla arattı..
Dolayısıyla bizim ikinci yarı maratonunda kanat diye oynattığımız oyunculardan ancak mangal olurdu, düşünce görüldü..
Şimdi ne yazarsak yazalım, kendimiz çalıp, kendimiz oynayacağız..
8 Nisan’da Yeşiltepe’de bir cenazeye katıldım, Sakaryaspor soruldu..
“Ümraniye’ye mi ağabey?..”
Ben sezonu kapattım, çok oldu..
“Yenersek fark 3’e inecek” diye yazmışsın..
Yenersek ama..
“Yenemez miyiz?”
O güç bizde olsa Serik’i yenerdik, olmadı İstanbulspor’u yenerdik..
Dağıldık, ardından..
Bugün herkes konuşuyor; bu takımdan cacık olmazmış, hıyarlık bizde..
Ümraniyespor’a da 2-0 yenilince başlık attım; Evlere dağılabilirsiniz çocuklar..
“Son şansınız Ümraniyespor maçını da kaybettikten sonra evlere dağılabilirsiniz çocuklar, biz kalan maçları U19 takımıyla adam gibi oynarız..” diye de bitirdim..
Kocaman Arif kiralık zaten.. Sadece idmana çıkan kaleci Ataberk Dadakdeniz de kiralık.. Tuncay Şanlı’nın Fenerbahçe’den oynama garantili gönderdiği Haydar’da kiralık, vakit tamam..
Yabancılar zaten statü gereği seneye yok!.
Başkan Enes Zengin “Henüz ölmedik” der, ben bilmem..
Benim bildiğim; “Mesele yaşarken omuz vermekti, ölüyü taşımak zaten sünnet..”
48 saat önceydi.. Sporyum moderatörü Oktay Sarı sordu; “Ümraniyespor’u yenemez miyiz?”
“16 kişi oynarsak belki.. Veya Ümraniyespor ilk 15 dakikada 9 kişi kalırsa..”
Ondan önce de demiştim zaten.. “14 maçta 11 puan toplayan takımın 5 maçtan 15 puan alacağını mı düşünüyorsunuz?”
Neden olmasın?..
Olurdu ama takım taklavat varsa..
Evet.. Son önerimdir; kalan 4 maçı U19 takımıyla oynayalım, adam gibi..
Enes Zengin ve ekibi devam etmeyecekse genel kurul kararı alsın..
Sakaryaspor’un borcunu da açıklasın ama..
“Muhammet Kıratlı’dan kaç para borçla devraldı, bugün borç kaç para?”
“300 mü, 500 mü?”
Sezon başında 55 milyon borç bıraktığı için yerden yere vurulan Cumhur Genç’in kulakları çınlasın..
Evde otururken kahraman oldu!.
Bu tablonun mimarı mı kim?
Kakuta’yı kim gönderdiyse o..
En çok üzüldüğüm ise Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın emekleri oldu, hayalleri yıkıldı..
Tuttuğu dallar kırıldı.. Güvendiği dağlar yandı, bitti, kül oldu..
Küllerinden doğması dileğiyle, geçmiş olsun Sakarya..
Bi daha ne zaman mı ayağa kalkarız?
Bu şehri yönetenler Sakaryaspor’u bu şehrin mali kamburu görmediğinde..
Süper lige yolla, köprüyle veya ihracaat şampiyonluğuyla çıkılmayacağını gördüğünde..
Görüşmek üzere..
SANTRA HARİCİ
Mesele yaşarken omuz vermekti,
ölüyü taşımak zaten sünnet..