Önemli olan, kişilerin ünvanları veya etiketleri değil, ortaya koydukları emek, karakter ve ruhtur..
Mesela takım ruhu..
Spor veya ortak çalışmalarda bireysel isimler değil, sahada ter döken ve birlikte hareket eden irade önem kazanır..
Messi, Ronaldo, Osimhen gibi isimler istisnadır..
Pele gibi, Maradona gibi..
Mesela özü sözü bir olmak..
İnsanın ünvanı ne olursa olsun, özdeki insanlık ve duruş her şeyin üzerindedir..
Yoksa bunlar slogan mıdır?
Ancak hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir mesela..
Yaşanması gereken bir gerçektir..
Muhakkak ki gerçek zenginlik ayağındaki ayakkabının markasında değildir..
Ömer Hayyam mesela..
Belki de hiç ayakkabısı olmamıştır..
Ancak kalemi güzelmiş ki yüzyıllar öncesinden yüzyıllar sonrasına şu mesajı bırakmış;
“Ama yine de öyle bir gün gelir ki, işler ters döner.. Aldatan, bir gün sadakat için; çalan, bir gün adalet için, döven de birgün şefkat için yalvarır..
Piyon deyip geçme, gün gelir şah olur.. Şaha da fazla güvenme, gün gelir mat olur..”
İsimler önemlidir.. Başarı ise kalıcı bir şey değil ki gelir-gider ama giderken iz bırakır..
Başarısızlık ise böyle bir şey değil, bir zamanlar kral olsan unutulursun..
Bir bakarsın arkana, kimseyi bulamazsın..
Bugün Sakaryaspor’un düştüğü durum gibi..
Trendyol 1. Lig’de 4’te 4 yapan Batman Petrolspor’un deplasmanda Vanspor’u 2-0 yendiği maçı izlerken şu köşeyi yazıyorum; Kabullenmek zor olsa da şehir büyüdükçe Sakaryaspor küçüldü..
Bugün tribünlere bakıyoruz veya Rüstemler’e koşuyoruz; in-cin top oynuyor..
Geçen hafta okumuşsunuzdur şu haberi; “İki hafta içinde 14 kombine bilet satıldı..”
Günde iki kombine!.
Bu demek oluyor ki; Sakarya’da tribünler bitti, okeye dönüyor!.
Tribünler bugün bitmedi, elbet.. Bana göre tatangalar finali iki yıl önce Adana’da Bodrum’la oynadığımız ve kaybettiğimiz finalle yaptı, sonrasında yüzde 90’ı arazi, şehir kaderiyle başbaşa kaldı..
Şimdi siz bu durumu ister ekonomiye bağlayın, ister tükenmişliğe gerçeği değiştiremezsiniz çünkü biten bitmiştir, dönerse bizimdir..
Play-Off oynamaktan yorulan tatangaların sıkıldığı Trendyol 1. Lig’e ise geçen sene 31 takviye yapmamıza rağmen veda ettik, suçu kimse kabul etmedi, enkaz edebiyatıyla defteri kapattık, tozlu raflara kaldırdık..
Yüz yılın en kötü takımıydı..
Bugün bakıyoruz, üç ay önce Trendyol 1. Lig’e veda eden Sakaryaspor’dan geriye bir malzemeci Osman kaldı, bir masör Fatih, birde başkan Enes Zengin..
40’a yakın futbolcu un ufak oldu veya toz duman, milyon milyon eura borç ise TFF ile FİFA arasında mekik dokuyor..
Geçen senenin en bomba transferi Caner’di.. Adam koskoca şehirle makarasını yaptı, şimdi reklam yıldızı..
Sakaryaspor formasıyla çıktığı 12 maçın 4’ünde kırmızı kart gören Caner’in şehirle makarası devre arasında yapılan ve 13’te sıfır çekilen ara transfer dönemini bile gölgede bıraktı, yıktı, gitti..
Real Madrid’in Türk yıldızı Arda Güler ne demişti; “Bir kere kırmızı kart gördüm, oda Caner ağabeyin beni tribünden izlemeye geldiği maça denk geldi..”
Bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar lugatından Sakaryaspor’u çıkarsa sahaya bile çıkamazdık..
Neyse ki transfer açıldı, dönenler Berk İsmail Ünsal, Serkan Odabaşoğlu bile olsa döndüler, İbrahim Demir döndü, İlhan Depe umut oldu, bir nefes..
Bu nedenle bugün transfer tahtasının açılmasını ve 6 Eylül’de Trabzon deplasmanında oynayacağımız 1461 Trabzon maçını şehir adına bir nefes addediyorum, şükürler olsun..
Madem ki nefes alıyorum, yaşıyorum demektir..
Nefes derken neticeyi merak ediyorsunuz elbet..
Neticenin ne önemi var; yaşıyoruz işte, kaşığımıza ne düşerse!.
Bunca yaşanmışlıktan sonra ayağa kalkmak zor ancak imkansız değil, mümkün..
Sakaryalıların tribünlere dönmesiyle mümkün..
Sponsorların çoğalmasıyla mümkün..
Kalıcı gelirlere kavuşmakla mümkün..
Büyükşehir’in önderliğinde şehrin marka değerini sözde bırakmamakla mümkün..
Formayı giyen futbolcuların sorumluluk bilinciyle mümkün..
Şans bulan gençlerin bulduğu şansın kıymetini bilmesiyle mümkün..
Güçlü Sakaryaspor güzel tesisleriyle, güçlü spor basınıyla mümkün..
Bu vesileyle yazmalıyım ki yıllardır görüşlerini çok önemsediğim Adapazarı gazetesi spor müdürü Utku Kaynar’dan sonra Söz Sakarya gazetesi spor müdürü Şenol Çivicik ayrılığı Sakarya’da spor basını adına büyük kayıptır, bize neler oluyor, gazete patronları ne arıyor, bu kıyım niye?
Biz yol göstericiyiz, dileyen dilediği yoldan gidiyor zaten. Biz başarı varsa sorumlularını, başarısızlık varsa yine sorumlularını kamuoyuyla paylaşan kalemleriz, Sakaryaspor ortak değerimiz..
Tecrübelerimizi paylaşıyoruz, atılan doğru yanlış her adımı haber yapıyoruz, şehrimizle harmanlıyoruz..
Bu şehir bizim, Sakaryaspor bizim, ayağına kıymık batsa ilk önce yanan bizim canımızdır..
Biz bu gerçeklerle boğuşurken imam bildiğini okuyor zaten, “sen ne anlarsın?”
Geldiğimiz nokta ise hangi ligse yönetenlerin eseridir, sofrayı kuran kaldırır..
Yani; bugün böyle, yarın kısmet..
SANTRA HARİCİ
Kerameti kendinde görenleri
Kendi haline bırakalı
O kadar çok oldu ki