YENİ Eğitim ve Öğretim sezonu 14 Eylül Pazartesi günü resmen başladı. Öğretmenler ve ilkokula ilk kez adımını atan çocuklarımıza bir hafta öncesinden alıştırma turları zaten başlamıştı.

Kolay değil, tam 17 milyonluk bir nüfus “iyi ve eğitimli bir vatandaş” olabilmek için eğitim yuvalarının sıralarına taşınacak. Bu nüfus aslında öyle küçümsenecek bir nüfus da değil. Bakın, bizim sadece orta dereceli okullara giden çocuklarımızın nüfusundan daha az Avrupa’da kaç ülke var;

Polonya (18.605) ve Hollanda (18.7075) bu nüfusun sadece bir tık ilerisinde. Gerisine bakın siz:

ÇOĞUNDAN FAZLA ÖĞRENCİMİZ VAR!

AŞAĞIDA nüfus sayısına göre büyükten küçüğe verdiğim listeye bir göz atın. Milli Eğitim Bakanlığı’nın niçin bu kadar önemli ve aynı zamanda zor olduğuna siz karar verin;

Belçika (11.775.000), İsveç, Çek Cum. Portekiz, Yunanistan, Macaristan, Avusturya, İsviçre, Belarus, Bulgaristan, Sırbistan, Danimarka, Norveç, Finlandiya, Slovakya, İrlanda, Hırvatistan, Bosna Hersek, Moldova, Litvanya, Arnavutluk, Slovenya, Estonya (1.331.000...

Bu ülkelerin gerisinde ve nüfusları 1 milyonun altında olan daha 12 ülke var.

Türkiye’deki eğitim sisteminin büyüklüğüne ve zorluğuna bakar mısınız? Bir de yaklaşık çeyrek asırlık AK Parti yönetimindeki yaz-boz tahtasına dönen eğitim sisteminin eksradan yüklediği zorluk var...

BU KADAR BAKAN DEĞİŞİR Mİ?

ÇEYREK asırlık bu dönemde tam 9 Milli Eğitim Bakanı göreve geldi ve gitti; bir de onların listesine bakalım;

Erkan Mumcu (18 Kasım 2002 – 14 Mart 2003)

Hüseyin Çelik (14 Mart 2003 – 1 Mayıs 2009)

Nimet Çubukçu (1 Mayıs 2009 – 6 Temmuz 2011)

Ömer Dinçer (6 Temmuz 2011 – 24 Ocak 2013)

Nabi Avcı (24 Ocak 2013 – 24 Mayıs 2016)

İsmet Yılmaz (24 Mayıs 2016 – 10 Temmuz 2018)

Ziya Selçuk (10 Temmuz 2018 – 5 Ağustos 2021)

Mahmut Özer (5 Ağustos 2021 – 4 Haziran 2023)

Yusuf Tekin (4 Haziran 2023 – 2026 ve sonrası)

“Bu 9 bakan arasında en başarılı olanı hangisidir?” diye sorarsanız. Ben, bu soruya, “Dört sezon bakanlık yapan Ziya Selçuk’tur” derim. Bakan Selçuk kibardı, naifti, hiçbir cemaatin, tarikatın ya da bir anlayışın bakanı değildi... Tam bir Milli Eğitim Bakanı idi...

Böylelerini kim sever?

Her şey iyi giderken, yapılan baskılar ve müdahaleler sonrası görevinden istifa etti.

ALLAH’IN DA İLK EMRİ “OKU!”

DİNİMİZDE Hazreti Ali’ye “ilmin kapısı” derler. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de de Yaradan’ın ilk emri “Oku... Allah’ın adıyla oku!” diye başlar. Ve birçok değerli İlahiyatçımız, “Okumak, İslam’da namazdan sonra gelen en büyük ibadetlerdendir” diye fikir beyan ediyor. Ülkenin geleceği için böylesine önem arz eden bir bakanlık “sıradan” ve “donanımsız” insanların eline verilemez!

Oysa eğitim süreci, uzun ve ciddi bir süreçtir; yap-boz tahtasıyla ve çok farklı görüşlerle ve baskılarla olacak iş hiç değildir.

Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu bakanlığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki gibi kullanabilseydi, (Örnek; Hasan Ali Yücel) şu anda Kurucu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sık sık dile getirdiği, “Türk asildir, Türk çalışkandır, Türk cesurdur” vurgusu gerçekleşecek, devletler tarihinde herkesin gıpta edeceği bir ülke konumuna gelecektik.

BU NESİL SIRAYA OTURMUŞKEN...

OYSAKİ bu 17 milyon çocuğumuzu, daha okul sıralarında yakalama fırsatı bulan Devletimiz, onları gerçek ilmi, dürüstlüğü, vatan sevgisini, dini ve milli duyguları “yeterince” verebilseydi; şu anda “açılım-saçılım” meselesini değil; aya çıkan, dünyaya örnek olan Türk bilim insanlarını konuşuyor olacaktık.

Şimdi gelinen bu noktada bırakın Ay’a ayak basmayı, “Sakız çiğnemek orucu bozar mı, insanın kıçına su kaçarsa abdest bozulur mu?” çıkmazındayız.

İlim, bilim ve fazilet noktasından gelinen bu durum, elbette ki söz konusu Milli Eğitim Bakanlığı olunca çok daha büyük önem arz etmektedir.

Çünkü söz konusu olan bu ülkenin geleceği ve yarınlarıdır. “Öğretmenler, gelecek nesil sizin eseriniz olacaktır!” diyor bu Cumhuriyetimizin kurucusu.

Ancak o şuurda okul müdürü, o şuurda öğretmen, o şuurda hademe ve o şuurda bir servis şoförünü nerede bulacaksınız?

ÇOCUKLAR KİMLERE EMANET?

LÂFI uzatmaya gerek yok aslında. Eğitimin en son halkası olan ve çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis şoförlerinin büyük bir kısmı bile gayrimeşru işler peşinde, içkici, kumarcı ve despot tiplerden oluşuyor...

Haydi bakalım... Gelin de bu eğitim sisteminin süzgecinden, geleceğimizi şekillendirecek üstün nitelikli talebeler yetiştirin...

Bir de eğitimin başında Yusuf Tekin gibi, tarikat ve cemaatleri, Sivil Toplum Kuruluşu listesinde öncelemiş bir bakan görevde olursa...

17 milyon öğrencimize, 1 milyon civarında öğretmenlerimize içten başarılar diliyorum... 2026-27 eğitim yılı umduğunuz gibi geçer ve de Türkiye’mizin geleceğini sizler aydınlatırsınız...

********************

ANLAMLI SÖZ

“Allah herkese çeşitli kabiliyetler vermiştir, bunları kullanılır hale getiren eğitimdir...”

FRANÇOİS DE LA ROCHEFOUCAU