Şehir büyüdükçe Sakaryaspor’un küçüldüğünü görmek içimi acıtırken son başkan Yusuf Alemdar’ın son açıklamaları Sakaryaspor adına yüreğimi yaraladı, tarihe not düşmek istedim..

Tam tamına 40 yıl önce Adapazarı Belediye Başkanı Erkal Etçioğlu, 4 bakanlı Konyaspor’la çekişirken Sakaryaspor’u amansız bir yarışın ardından süper lige çıkarmıştı, biten ANAP rüzgarını takiben Adapazarı Belediye Başkanı seçilen rahmetli Ünal Ozan “Ben vidanjör değilim” açıklamasıyla Sakaryaspor’a bakmıştı ama uzaktan..

1999 depremi sonrası Büyükşehir statüsüne kavuşturulan Sakarya’nın yegane marka değeri Sakaryaspor AŞ statüsünde asrın depreminden 3 ay önce Show TV’nin kanatları altındayken süper ligden düşmüş, Spor Bakanı Ersin Taranoğlu’nun görev süresi bitmişti, zamanın valisi Mustafa Cahit Kıraç deprem sonrası Sakaryaspor’u Adapazarı Büyükşehir’in yeni başkanı rahmetli Aziz Duran’a emanet etmişti..

“Adapazarı merkez ilçeydi, yanlıştan dönüldü, Sakarya Büyükşehir oldu” derken Aziz Duran’lı Sakaryaspor iki lig arasında mekik dokudu, sosyal medya yoktu ama Sakaryaspor’da yaşanan 45 yıla gazeteci olarak tanıklık eden ben şahidim, Cangeleli yıl Aziz Duran takıma 25 milyon dolar bütçe yapmıştı, yine de yaranamadı..

Tüm Sakarya tarihinin en kaliteli yabancısı Cangele’yi, Martinez’i izleme imkanı bulmuştu ama çatlak sesler rahmetli Aziz Duran’dan sadece toz aldı, kaybolan tribünler oldu, kaybeden taraftar ve sevgilisi Sakaryaspor..

Rahmetli Aziz Duran eleştiriye son derece açıktı, hakaretlere gülüp geçerdi..

Aziz Duran’dan sonra Ekrem Yüce eleştiriye açıktı ama sınırlı sayıda..

Zeki Toçoğlu eleştiriye tamamen kapalıydı, Yusuf Alemdar’ı da Zeki Toçoğlu’na benzetiyorum..

Gazeteci arkadaşım Zafer Tokuş’un moderatörlüğünde “Gazeteciler Soruyor”u baştan sona izledim, tek kale maç gibiydi..

Hüseyin Cumalı ve Hakan Turhan’dan umutlu değildim çünkü Sakaryaspor olayına uzaklar ama Raif Ugan’dan umutluydum, beklediğim soruları soramadı..

Zaman zaman Zafer Tokuş zorladı ama bende olsam Yusuf başkan anlatacağını anlatacak, araya girmek zor olacaktı..

Ancak ne yapar eder hiç olmazsa şu soruyu araya sokardım çünkü tüm Sakarya ekrana kilitlenmişti; “Görev verdiğiniz Muhammet Kıratlı 18, Enes Zengin 13 takviye yaptı, düştük.. Tribünlerden gül atmasını mı bekliyordunuz?”

Gecenin özeti; oskoca Sakaryaspor olayını geçmişle geçiştirdi, geleceğe bir ışık saçamadı..

Aziz Duran’dan bu yana Büyükşehir’in bünyesinde bir Sakaryaspor’la Zeki Toçoğlu döneminde BAL’a çok yaklaşmıştık, Yusuf Alemdar döneminde BAL’ı yaşayacağız sanki..

Cuma gecesi bunu hissettim..

Çünkü, Yusuf başkan Sakaryaspor’u bu şehrin kamburu görüyor..

Sakaryaspor’un geleceğini de profesyonel yapılan 9 genç oyuncu da görüyor..

Tüm bu yaşananlara tribünleri boş bırakarak tribünde çanak tuttu elbet, Sakaryaspor hiçbir zaman bu kadar yalnız kalmadı..

Bugün Yusuf başkan “Çok işim var, tüm mesaimi Sakaryaspor’a harcayamam” derken anlıyoruz ki 31 takviye de dahli yok ama olsaydı..

Bizim anlatmaya çalıştığımız bu.. Muhammet Kıratlı’ya veya Enes Zengin’e veya Cumhur Genç’e bu görevi verirken kimi alıyorlar, nerden oyuncu geliyor, hoca kim, bakacak, son kararı kendi verecek çünkü mühür onda..

Kafasına yatmayana bugün değil, o gün neşter vuracak çünkü biz biliyoruz ki ve şehirde biliyor ki; “Sakaryaspor bugün Büyükşehir’in kanatları altındadır ve başkan öncüdür, Sakaryaspor’da yaşanan başarı da başarısızlıkta başkana yazar..”

Başarı varsa alkış, başarı yoksa eleştiri olacaktır çünkü futbol Türkiye’de bir netice oyunudur, bunu da en iyi dibine kadar Fenerbahçe yaşıyor..

SANTRA HARİCİ

Yanlışlar galip geliyor gibi görünse de

Doğrular hiçbir zaman yenilmez