Çocukluğumuzun sloganıdır, 80’li yılların; Dünya’da Brezilya.. Avrupa’da İtalya.. Türkiye’de Sakarya..

Efsane başkan Tuncer Tepe’nin küçük şehrimiz adına büyük düşündüğü yıllardı, 3 büyüklerin korkulu rüyası..

Bu şehri tribünden seven eskiler bilir, A milli takımın omurgasını Sakaryalılar oluştururdu..

Şehir büyüdükçe takım küçüldü, bugün geldiğimiz nokta da şu başlığı atacağımı rüyamda görsem inanmazdım..

100 yılın en kötü takımı..

Doğum günüme (5 Nisan) denk geldi, canınız sağolsun..

Hayati önem taşıyan bir maça çıkıyoruz, ne defans yapmayı biliyoruz ne hücuma çıkmayı..

Özellikle 13 takviyeden sonra bunu çok yaşamaya başladık, hala umudumuz var!.

Maçta onur kırıcı öyle anlar var ki; bu seviyede amatörce adımlar!.

Mesela dakika 85.. Skor 2-2.. Emrecan Terzi soldan ortaya çevirecek, o ana kadar hem solbek, hem sağbek hem de forvet oynayan Brezilyalı Ruan penaltı noktasına koşmuş, ofsaytta top bekliyor..

Emrecan Terzi bakıyor Ruan ofsayt, geri oynuyor, ıslık..

Sadece Ruan değil elbet, takım öyle bir dağınık ki kim nereye koşuyor, ne oynuyor, belli değil, iki yıldız verebileceğim oyuncu bulamadım..

Bu da bir ilk..

Ben bir yıldızı oyuncuya değil, yıllardır formaya veriyorum zaten, bilen bilir..

Soru işareti verdiğim oyuncu hiç olmamıştır çünkü Sakaryaspor’da oynuyordur..

Dolayısıyla henüz lig bitmedi, daha oynanacak 5 maç var ama takım yok..

Yoksa hesap var..

8 Nisan’da yenersin Ümraniye’yi, kalan 4 maçı da kazanırsın, Ümraniye bizden sonra 1 yenilgi daha alırsa ikili averajla ligde kalırız ama takım ışık vermiyor..

Görüyorsunuz işte, bu beceriksizliğe rağmen hesap devam ediyor!.

Ancak Serik’ten sonra İstanbulspor’u da yenemedikten sonra elde kağıt kalemle hesap yaparak maç kazanılmıyor ki..

Bu da demek oluyor ki; kazanmak için takım taklavat lazım..

Bu beceriksizliğe rağmen İstanbulspor’u yenebilirdik çünkü buraya rahat geldiler, zaten ligin en “L” takımı, tribün egemenliği bizde ama tribünde çıldırdı, rahmetli Aziz Duran’dan sonra ilk kez bir Büyükşehir Belediye Başkanına yani Yusuf Alemdar aleyhine tezahürat yapıldı..

“Bizi derinden üzdü”

Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı “Bu beraberlik bizi derinden üzdü” derken Sakaryaspor taraftarı da derinden üzüldü..

55’te geriye düştüğümüz golden sonra tribünler “Kına yaksana” tezahüratıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’a seslendi..

Netice; İstanbulspor şehrimizden mutlu ayrıldı..

Biz üzgünüz elbet..

Trendyol 1. Lig'de haftanın dikkat çeken mücadelesinde Sakaryaspor evinde konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kalırken bana göre lige de mendil salladı..

Ara transferde 13 takviye yapmasına rağmen ne defans yapmayı ne de hücuma çıkmayı beceremeyen beceriksiz Sakaryaspor’un sahada ki görüntüsü 100 yılın en kötü takımı olarak Bizim Sakarya gazetesinin arşivine doğru yol alırken tekrarda fayda var; 5 maç var, takım yok..

Aslında İstanbulspor maçına iyi başlamıştık..

Maça etkili başlayan Sakaryaspor 23. dakikada genç golcüsü Engin Poyraz Efe Yıldırım'ın ayağından bulduğu golle 1-0 öne geçerken gole asisti rakip yaptı ancak Poyraz Efe yaptığı vuruşla gözümüzün pasını sildi, tribünleri ayağa kaldırdı..

Bu golden sonra baskısını sürdüren Sakaryaspor farkı açma şansını 30’da Owusu ile değerlendiremeyince İstanbulspor’u oyuna ortak ettik..

Defans yapamadığımız anlarda böyle başlamış oldu aslında!.

İlk yarının uzatma dakikalarında (45+1) bir hava topunda sahneye çıkan Cham, skora dengeyi getirdi ve takımlar soyunma odasına 1-1'lik eşitlikle gitti..

Yediğimiz golden önce İstanbulspor iki kere kalemize tehlikeli gelerek sinyali vermişti aslında..

İkinci yarıya daha arzulu başlayan taraf İstanbulspor oldu, bu olmadı..

İstanbulspor bizden daha arzulu nasıl başlar?

55. dakikada Ömer Faruk Duymaz topu adeta iğne deliğinden geçirerek takımını deplasmanda 2-1 öne geçiren golü kaydetti.. Bu dakikadan sonra taraftar protestosuna rağmen maçı bırakmayan Mustafa Dalcı’nın öğrencileri veya Enes Zengin’in takımı 85. dakikada oyuna sonradan giren Melih Bostan'ın golüyle durumu 2-2’ye getirdi..

Polonyalı forvet neden 83’te oyuna girdi, başka konu..

Maçın son bölümü oldukça gergin geçti.. Beraberlik golünü atan Melih Bostan 90+1’de gördüğü kırmızı kartla oyun dışı kaldı, gereksiz bir karttı çünkü iki oyuncu çarpıştı, yanan Melih oldu..

Ancak yanan sadece Melih değil hepimiz olduğu için maçın tecrübeli orta hakemi Ümit Öztürk aradan sıyrıldı veya yırttı..

10 oyuncu; (Emre Demir, Dk 62 Melih Bostan), (Kerem Şen, Dk 68 Fofana), (Owusu, Dk 68 Emrecan Terzi), (Batuhan Çakır, Dk 68 Arif Kocaman), (Vukovic, Dk 82 Zwolinski) bizde değişti.. (Vefa Temel, Dk 67 İsa Dayaklı), (Özcan Şahan, Dk 67 Araujo), (Ömer Faruk Duymaz, Dk 80 Sambissa), (Cham, Dk 80 Dijlan), (Krstovski, Dk 90 Ertuğrul Sandıkçı) onlarda değişti, 3 dakika uzatma nedir yahu?..

Demek ki düşenin dostu yok, nokta..

SANTRA HARİCİ

Yolu yol olmayanı bırakmak

Yarı yolda bırakmak değildir