YENİ Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in görevi devralırken sarf ettiği, “Artık reel politikalara dönmekten başka bir çaremiz kalmamıştır” sözleri aslında her şeyi özetliyordu!
Ve akabinde doları, avroyu zorla frenlemek yerine, serbest bıraktı…
Görüldüğü gibi kısa sürede dolar 23’ü, avro da 25’i aşmaya başladı. Çünkü eski ekonomi anlayışı, arka kapıdan piyasaya döviz verip, talepleri karşılamaya çalışıyordu. Sözüm ona enflasyonu ve Türk Lirası’nı kontrol altında tutmak istiyordu.
Bu amaçla, beyhude Merkez Bankası’nın kasası boşaltıldı… Ekonomistlerin yorumlarına göre şu andaki durumu eksi 70 milyar dolarlarda imiş…
Yani, Cumhuriyet tarihinde bir ilk…
OLMADI… YENİ BAŞTAN…
Cumhurbaşkanımız, “Ben ekonomistim” diyordu, olmadı… “Nas” dedi, yine olmadı… “Faiz sebep, enflasyon sonuç” dedi yine olmadı…
Olmadı… Olmadı…
Pekiyi sormazlar mı adama;
“Mehmet Şimşek gibi reel politikalardan ayrılmayan bir bakanı görevden uzaklaştırmaya ne gerek vardı?”
Sormazlar mı adama;
“Ekonomiden bihaber olan damadı, o önemli makama getirmenin ne anlamı vardı?”
Ve sormazlar mı adama;
“Sonrasında Nabi Avcı ve son olarak da Nurettin Nebati ile vakit kaybetmenin ne gereği vardı?”
Şimdi, Türk ekonomisi tarihinde görülmemiş bir şekilde dibe vurmuş durumda… İşsizlik milyonlara ulaşmış… İçimizdeki 15-20 milyona yakın yabancının oluşturduğu kapkaççı piyasa ile hayat pahallılığı almış başını gitmiş…
Kiralar… Daireler ve arsa fiyatları adeta uçuşa geçmiş…
Peynir… Zeytin… Yağ… Ekmek ve tüp… Say sayabildiğin kadar…
Enflasyon ve hayat pahallılığından en büyük sıkıntıyı çeken bu ülkenin öz evlatları… Tıpkı şairin dediği gibi, “Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya” konumunda…
KÖPRÜLER YAPTIRDIM GELİP GEÇMEYE!
Evet… Büyük projeler de gerçekleştirildi…
Dev köprüler… Bölünmüş yollar… Modern donanımlı hastaneler… Hava alanları… Barajlar vs…
Köprüler var, geçemiyoruz… Bölünmüş yollar çok pahallı… Hastanelerden randevu almak için günlerce beklemek gerekiyor; lakin bazı hastalıklar beklemeye gelmez!
Havaalanları var, uçaklara yanaşmak çok zor! Bugün Avrupa’ya bile çoğu yolculuklar otobüs ile yapılmak zorunda…
Bir ülkede, yollar, barajlar, köprüler, hastaneler, okullar, parklar, bahçeler yapılacak elbet… Bunlar yaşam standartları için çok önemli…
Mesele bütün bunlardan rahatça istifade edebilmekte…
SOĞAN-EKMEK YERDİK AMA MUTLUYDUK
Artık ülkemizde yabancılar cirit atıyor! Yabancı teşkilatların birbirini boğazladıkları bir ülke konumuna geldi Türkiye…
Ve yabancı ve zararlı maddelerin, zehir tüccarlarının geçiş güzergâhı olmuş bir Türkiye!
20 milyon civarındaki yabancı, her gün ekmeğimizi, işimizi, aşımızı bölüşüyor! Ve onlar çoğaldıkça her gün, her ay kiralar, daireler, iş umudu biraz daha uzaklaşıyor…
Artık kapkaççılık, soygunculuk, cinayetler, tecavüzler, çocuk istismarları vaka-ı adiden sayılmaya başladı!
Bir Müslüman ülkesine hiç ama hiç yakışmayacak kadar yanlışlıklar sergileniyor…
Haksız zam bindirmeleri bizde, kiraları ve konutları ikiye hatta üçe katlamalar bizde… Yalan yere yeminler, aldatma ve hile üzerine kurulu hayatlar, mazlum insanlara kan kusturuyor!
Oysaki biz, “Ben bugün siftahımı yaptım, karşı komşum henüz yapmadı; var alışverişini ondan yap” diyen insanların ülkesiydik…
Oysa ki biz, merhum Mehmet Akif Ersoy’un;
“Bir zamanlar biz de, hem de nasıl bir milletmişiz;
Gelmişiz, geçmişiz dünyaya medeniyet öğretmişiz”
Dediği bir nesilden geliyoruz…
Nerede bu aziz, cefakâr ve vefakâr millet?
BAZI ŞEYLER YERİNE KONAMAZ!
Şimdi soruyorum sizlere… Köprü mü, yoksa yitip giden ahlak mı?
Hastane mi, yoksa hastalıktan ve işsizlikten bitap düşmüş millet mi?
Lüks yollar ve havaalanları mı, yoksa pahallılık yüzünden memleketine ancak bayramdan bayrama gidebilen insanlar mı?
Ve en önemlisi; buraya dikkat!
Helal kazanç… Namuslu hayat… Çalmayan, çırpmayan… Öldürmeyen… Tecavüz etmeyen… Eşine, çocuğuna çektirmeyen bir toplum artık kaybolmak üzere!
Ruhuna Fatiha!
Demek ki neymiş; köprüler, yollar, havaalanları, hastaneler ve barajlar yapılabilir… Lakin bir millet öz benliğini, bizi biz yapan değerleri kaybederse; çok şeyini kaybetmiş olur…
İşte bu kaybedilenleri yerine koymak bir daha mümkün olmaz! Benim derdim budur…
Kalın sağlıcakla…
ANLAMLI SÖZ
“Dünya çok acı çekiyor… Kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden…”
Van Gogh