Yıllarca her türlü başarısızlığın kılıfı Lozan’ın sadece AKP’lilerin görebildiği gizli maddeleriydi.
Bir de Anayasa’da sadece AKP’lilerin görebildiği gizli vesayet ve darbe maddeleri…
Lozan’ın 100. Yılı doldu, kurtulduk çok şükür!
Ama Anayasa bahaneleri bitecek gibi görünmüyor.
Bugün bir Anayasa yapsalar, yarın yine çuvalladıklarında bahaneleri bu olacak.
Olmadı mı?
Bugün beğenmedikleri, vesayetçi, darbe zihniyeti dedikleri Anayasa’yı bunlar yapmadı mı?
Mevcut Anayasa’nın dörtte üçü bunların eseri değil mi?
E kalanı da değiştirilemez maddeler zaten…
Şimdi yine "Türkiye’de vesayetçiliğin tam tasfiyesi için yeni bir anayasa yapmak gerekiyor" diye yola çıktılar.
Allah aşkına okuma yazması olan herkes şu maddeleri tek tek okusun, hangisi vesayetçi bana da söyleyin, bileyim.
Yukarıdan aşağı okuyorum, yok. Sağdan sola okuyorum, yok. E nerede bu maddeler?
Ne zaman gündeme gelse soruyoruz; "Vesayetçiliğin tam tasfiyesi" için 2017 Anayasa referandumuyla 2018 ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy istediniz. İstediğinizi de aldığınızı defalarca ilan ettiniz. Şimdi bir kez daha "vesayetçiliğin tam tasfiyesi" için yeni Anayasa'ya destek istiyorsunuz. Yahu açık açık söyleyin derdiniz ne?
Ne değişecek, değişen gerçekte neye yarayacak, milletin hangi sorununu çözecek, anlatın.”
Söylemiyorlar, söyleyemiyorlar çünkü bu kez de önce Anayasa değişikliklerinden sonra yaptıkları açıklamaları gündeme getireceğimizi biliyorlar.
Ne diyorlardı, hatırlayalım;
"27 Mayıs 1960 darbesiyle açılan parantezi, 15 Temmuz gecesi yazılan millî irade destanıyla bir daha açılmamak üzere kapattık."
"Nasıl 15 Temmuz direnişiyle darbecilere meydanları dar ettiysek… Sandığın üzerindeki tüm vesayeti ortadan kaldırdıysak, darbe anayasası utancından da bu milleti kurtardık.”
“Tarihimizin en önemli yönetim reformu. Geçmişte anayasalarımız ve yönetim sisteminin belirlenmesi, darbe veya kurtuluş dönemlerinde olmuştur. İlk defa sivil siyaset eliyle yönetim sistemimizi değiştiriyoruz.”
“Bu çok önemli bir başarı, ihmal ve inkârı imkânsız bir kazanımdır. Egemenliğin yegâne sahibi büyük Türk milleti, ülkesinin geleceği hakkında son sözü söylemiş, istiklal ve istikbaline sahip çıkmıştır.”
Dün öve öve bitiremedikleri yeni Anayasa bugün yine şikayet yani bahane konusu oldu.
Anlatayım…
Aslında tek dertleri, bir kişinin en fazla iki defa aday olabileceğine hükmeden 101’inci Madde…
Önceki seçimde Erdoğan üçüncüye aday olamıyordu ama ‘yeni sistem, ‘yeni rejim, öncekiler sayılmaz’ bahanesi ve YSK darbesiyle önünü açtılar.
Ama bu kez hiçbir şansı yok.
Gerçi 116’ıncı Maddede bir açık kapı bıraktılar, buna göre TBMM erken seçim kararı alırsa, Cumhurbaşkanı o dönem Cumhurbaşkanlığı yapmamış sayılarak yeniden aday olabiliyor.
Ama bu kez şartları oluşturamıyorlar gibi görünüyor.
Çünkü Meclis’in feshi yoluyla adaylığını sağlamak için de 360 oya ihtiyaç var.
Bir yandan transferlerle öbür yandan PKK ile DEM’lenerek bu sorunu aşmak istiyorlar.
İşte ille de yeni Anayasa istemelerinin sebebi bu…
Barış, demokratik haklar, kardeşlik gibi söylemlerle PKK’nın ağzına bir parmak bal çalarak amaçlarını gerçekleştirmek istiyorlar.
Yeni af pardon öyle deyince kızıyorlar, infaz yasası da yine DEM’in desteğini almak için yapılan hamle…
Tabi bütün bunları demokratik sivil anayasa sosuyla yedirilmeye çalışılıyor.
Yine söylüyorum, burada bir samimiyet testine ihtiyaç var. Üstelik buna en çok da DEM’in ihtiyacı var.
DEM ‘tamam, demokratik anayasaya varız ama seni başkan seçtirmeyeceğiz’ deyirverse, o gün göreceğiz ne kadar demokrat olduklarını.
O gün göreceğiz bu yeni anayasayı kendileri için yaptırıp yaptırmadıklarını…
Bu Anayasa da uymadı yenisini yapalım!
Erol Afşar
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl