Vatanseverliği, şehitlere sahip çıkmayı, terörü lanetlemeyi bir bildiriye bağladık nihayet…
Evet, bildiri önemli, çok önemli…
Ama kimin bildirisi? Tabii ki iktidar ve ortakları ile kısmen yanaşmalarının bildirisi…
Onu imzalıyorsan, vatanseversin. Aksi halde vatan haini…
Yok ben onu imzalamam, ben bu işin sorumluları ile aynı kefede tartılmam diyorsan vatan hainisin.
Dolayısıyla CHP de bu tavrı ile vatan haini olup çıktı.
Dün dediğim gibi, bu tavır CHP’nin başını ağrıtacaktı, köşeye sıkıştırılacak, terörist sevici olmakla suçlanacaktı.
Öyle de oldu…
Ama yeni CHP, duruşu, savunması, gerekçelerini ortaya koyması ile en azından aklı başında seçmeni ikna etmesini bildi.
Ha, ya aklı başında olmayanlar ya algıya kapılıp gidenler?
Onlara ne yapsanız fayda etmez. İktidarın montaj olduğunu itiraf ettiği videoya rağmen hala CHP terör örgütü ile yan yana duruyor diyenlere ne deseniz faydası yok.
Nitekim CHP’yi suçlayan ortalama 10 kişiye sordum, CHP’nin bildirisini de iktidar kanadının bildirisini de okuma zahmetine bile katlanmamışlar ki kıyas yapsınlar.
Onların akıl yürütme, araştırma, karşılaştırma ve adaletle hüküm verme gibi bir dertleri yok ki…
İktidar kanadı bildiri konusunu çok abarttı, abartmakla kalmadı yine yalan dolana sığınarak algı oluşturmaya çalıştı.
Ama yeni CHP bu ayak oyunlarına pabuç bırakmadı.
Özgür Özel’in açıklamaları anlamak isteyenler için yeterliydi.
Her iki bildiriyi de alarak kamuoyunun gözüne soka soka anlattı;
“Tartışmanın bir de maddi tarafı var. Maddi tarafı şu, bir bildiri imzaladık. CHP bu bildiriye imza koymadı. Doğrudur, böyle bir bildiriyi imzaladılar. Şu bildiriye biz imza koymadık.
Sonra bir yalana sarılıyorlar, ‘CHP tepki gelince kendi bildiri imzaladı.’ Biz bu bildiri hazırlanırken ‘Yollayın o bildiriyi görelim’ bile demedik. Soruyorlar ya ‘Hangi kelimesine karşısınız?’ Yollayın bildiriyi görelim bile demedik çünkü dedik ki bu milletin evlatları nasıl, niye öldü? ‘Hangi tedbirler alınmalı diye konuşulmadan, yas ilan olunmadan, gerçekten bu konuda samimi bir bilgilendirme olmadan biz kimse ile ortaklaşmayız’ dedik ve durduğumuz yerde durduk.
Diyorlar ki ‘Tepki geldi de bildiri imzaladılar.’ Ömer Çelik bu yalanı atıyor. Koca koca gazetelerin başyazarları demiş ki ‘CHP sonradan bildirisini imzaladı’.
Bakın, Meclis tutanaklarını açın, bu bildiri okunduğu dakikada. Bu bildiri okunuyor, ‘İlan ediyoruz’ diye. Ardından grup başkanvekilimiz Ali Mahir Başarır söz alıyor. Bu bildiriyi satır satır okuyor.
Bu bildirinin hazırlanma talebi geldiğinde 3 grup başkanvekilimiz ile görüştük. Taleplerimiz yerine gelirse ne ala, gelmezse kendi bildirimizi hazırlayalım dedik.
4 partinin bildirisinin okunduğu dakika ile CHP’nin bildirisinin okunduğu dakika aynıdır. Meclis tutanaklarında vardır. Canlı yayında izlenmiştir. Herkes oradan görebilir ki bu ciddi bildiriyi, şeklen diğerine göre çok daha ciddi bildiriyi, içeriğine göre diğeri büyük bir hatadır, terörü kınarken, terörü lanetleyen bu bildiriyi. Şehitlere sahip çıkan. Ailelerine karşı sorumluluğu hatırlatan, Gazi Meclis’e sorumluluklarını söyleyen, 4 başı mamur bu bildiriyi büyük bir onur ve gurur ile CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı olarak grup başkanvekillerim ile birlikte imzaladık ve o dakika yayınladık.”
Altı üstü bir bildirinin gündemi saptırması, tartışılması gereken olayların üstünü örtmesi, benim yazı konusu yapmam bile elbette zorumuza giriyor.
Ben de zaten konuyu, iktidarın her zamanki gibi muhalefeti dizayn etme amaçlı kullanıyor olmasına ve CHP’nin ilk kez kendini kullandırmamasına örnek olması babından önemsiyorum.
Yeni CHP’ye hak veriyor ve Genel Başkan Özgür Özel’in aşağıda aktaracağım sözlerinin altına imza atıyorum;
Diyor ki; “Biz, hiçbir evladımız bir daha şehit olmasın, askerlerimiz daha iyi korunsun, kimse şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmasın diye, anneler gözyaşı dökmesin diye artık sizin istediğiniz A4’ler üzerinde imzalar koyup, iktidarın peşinden koşturup terör belasını bu topraklardan silmek yerine bir sonraki şehit cenazesine kadar unutan anlayış ile ortaklaşmadık, bundan sonra da ortaklaşmayacağız. Göğüs göğüse mücadele edeceğiz. Nelerle muhatabız biliyoruz. Bizi nelerle muhatap edecekler göze alıyoruz. Onlardan korkmuyoruz ama bu partinin karşısındakinden değil arkasında durduğunu düşündüğünden bir dost ateşi almak dışında bir endişesi yoktur. Kendimize güveniyoruz. Kimseden korkmuyoruz. 1984’ten beri kaç ortak bildiri imzaladık? Sonucunda ne elde ettik, neyi çözdük, neyi başardık, hala daha niye annelerin gözü yaşlı, babaların yüreğinde taş var, halen daha sürekli ne zaman ama ne zaman sürekli artık ‘Bir şeyler iyiye gidecek’ dendiğinde şehit cenazeleri geliyor, artık insanlar bu sorunun cevabını istiyorlar. Öyle ne ezbere iktidar var, ne bundan sonra öyle ezbere muhalefet var. CHP’yi bundan önce hesaba katmayanlar, bundan sonra o kirli hesaplarını iki kere yapsınlar çünkü yanılacaklar.”