TÜİK 2025 Ocak ayı enflasyonunu yüzde 5,03 olarak açıkladı. 
Aylık yüzde 5 demek yıllık enflasyonun yüzde 60 olması demek.
Ama TÜİK’e sorarsanız yıllık enflasyon yüzde 43…
Ne oldu da bir ay önce yani 2024 Aralık enflasyonu yüzde 1,03 iken, Ocak ayında beş kat artarak yüzde 5,03 oldu?
Öyle ya normal bir ülkede bir ayda enflasyonun 5 katına çıkması kıyametin kopması demek.
Peki biz de niye kopmuyor?
Gerçek enflasyon değil de ondan!
Yani enflasyon bir ayda 5 katına çıkmadı.
Bir ay önceki enflasyon, 2025 yılı ücret artışlarını, emekli aylıklarını ve memur maaşlarındaki artışı belirlediği için düşük gösterildi.
Aralık ayında gizlenen oran, Ocak ayında bindirildi.
Haliyle Aralık 2024’te enflasyonun çok düşük açıklanmasıyla, enflasyonun faturası işçiye, memura ve emekliye kesilmiş oldu.
TÜİK Enflasyonuna göre yüzde 11.54 enflasyon farkı alan memur ve memur emeklilerinin zammı bir ayda yüzde 5,03 erimiş oldu.
Yani verdikleri yıllık zammın yarısını ilk ayda geri aldılar.
En düşük emekli aylığı alanların, henüz ödenmeyen maaşlarının 728 lirası eridi gitti.
Çoğu işyerlerinde artış dahi yapılmadan, asgari ücretlinin cebinden 1.119 TL uçuruldu.
Ha, siz verdiğim bütün bu oran ve rakamları ikiyle çarpın.
Çünkü bu ülkede açıklanmayan enflasyon, açıklananın iki katı…
TÜİK enflasyonu ölçen değil, örten bir kurum…
 Bunu yasa ve kanun dışı yapıyor. Yasa, kanun takmıyor.
Malumunuz TÜİK, 2022 yılı Nisan ayında enflasyon sepetindeki madde fiyatlarını kamuoyuna açıklamayı durdurmuştu.
TÜİK hakkında asılsız veri açıklama suçlamasıyla açılan davalar sonuç vermeye başladı.
Ve TÜİK ilk defa 2025 Ocak ayı enflasyon rakamlarını ENAG oranında açıklamasa da İTO'nun enflasyon rakamlarına yakın açıklamış oldu. 
Ama atın çalan Üsküdar’ı geçtikten yani maaş ve ücret artışları belirlendikten sonra…
Hep söylüyoruz, enflasyonu olduğundan düşük açıklamak, sadece maaş ve ücretleri düşük tutmakla sınırlı kalmaz, o ülkenin ekonomisini tarumar eder.
Hastanın ateşini düşük göstermek, tedaviden kaçınmak ve hastayı göz göre göre ölüme itmek gibidir.
Ya da kullandığınız araç üzerinden düşünün.
Gösterge fırlayınca, derhal aracı durdurup harareti düşürmek ve ardından harareti arttıran sebebi bulup tedavi etmek zorundasınızdır.
Ama derseniz ki bana bir şey olmaz, zaten benim gösterge çok sağlıklı değil ve yola devam ederseniz bir süre sonra motoru elinize almanız kaçınılmaz olur.
İşte biz bugün, şu an ekonominin bozuk motorunu elimize almış durumdayız.
Siz bakmayın ‘ben ekonomistim, bunların kafası basmaz’ diyenlere, bütün iç ve dış göstergeler ekonomimizin çöktüğünü ortaya koyuyor.
OECD Ülkelerinin ortalama yıllık enflasyonu yüzde 4,5…
Bizim aylık enflasyonumuz yüzde 5 ki o da TÜİK’e göre üstelik. 
Türkiye’nin enflasyonu, IMF’nin takip ettiği 190 ülkenin 185’inden yüksek. 
Türkiye’nin aylık resmi enflasyonu dünyanın 140 ülkesinin yıllık enflasyonundan daha yüksek!
185 ülkenin enflasyonu Türkiye’den daha düşük
Türkiye dünya enflasyon liginde en üst sıralarda. Türkiye dünyanın en kötü enflasyonuna sahip 6. ülkesi.
Türkiye’nin enflasyonu bütün coğrafi ve ekonomik bölgelerin ortalamasından çok daha yüksek.
‘Bunların kafası basmaz, ben ekonomistim’ diyenlerin Hükümeti birkaç ay önce 2025 yıllık enflasyon hedefini yüzde 21 olarak belirlemişti.
Yüzde 21’in yüzde 5’ini 2025’in ilk ayında yaşadık ki sonrası Allah kerim!
Hoş onlar da biliyordu hedefin palavra olduğunu. İşçi, memur, emekli maaşlarına yaptıkları düşük artışa yönelik tepkileri azaltmak için böyle bir hedef uydurdular.
İnsanları hedef tutacak diye kandırıp enflasyonun altında ezmeye devam ediyorlar.
Ama olsun. Onlar ekonomist, bizim kafamız basmıyor!