Şehrin ulaşımında son yıllarda yaşanan güzel gelişmelerden sonra geride bıraktığımız hafta sonu yaşanan dolmuş ve minibüs eylemi şehirde hala tek güvencenin Belediye olduğunu doğrular vaziyette. Son yıllarda şehirde; Adaray, Metrobüs, belediye otobüslerinde ulaşım indirimleri gibi şehrin ulaşım kabuğunu kıran gelişmeler vatandaşı epey sevindirmişti. Özellikle; Metrobüs’ün günlük 12-15 bin yolcu taşıması, Adaray’ın 1 yılda 1 milyondan fazla yolcu taşıması, insanların Büyükşehir Belediyesi otobüslerine yönelmesi şehirde toplu taşımanın ulaşım payının da ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Tam bu güzel haberlere sevinirken, dolmuş ve minibüslerin yaptığı eylem vatandaşı fazlasıyla zor duruma soktu. İnsanlar o sıcak havada saatlerce duraklarda beklediler. Kimisi işine geç kaldı kimisi doktoruna kimisi randevusuna… Tabi yine Büyükşehir Belediyesi sahaya daha fazla otobüs vererek vatandaşın günlük hayatı rahatlatmış oldu.

Yapılan açıklamaların ardından öğrendik ki dolmuş ve minibüs camiasının talebi, Belediye otobüslerinin tarifelerine zam yapılmasıymış. Kamu kurumları vatandaşın hakkını gözetmek durumundadır. Yükümlülüklerinden biri de budur. Ama gelinen noktada eylem, kamu kurumuna “Hayır! Belediye’de zam yapsın aynı fiyatta kalalım!” diyor. Üstelik klimaları çalışmayan, konforsuz araçlar ve engelliye, yaşlıya saygısız davranışlarda hiçbir düzenlemeye gidilmek istenmiyorda… Sadece soruyorum burada mantık ve vicdan nerede?

Toplu taşıma şehirlerin gelişmişlik parametrelerinde önemli bir yer alır. Büyükşehir Belediyesi Adaray ve Metrobüs’ün ardından şehre raylı sistem kazandırmak için bakanlıklarda ve Dolmabahçe’de emek üstüne emek harcıyor. Yani biz Metrobüs, raylı sistem konuşurken dolmuş ve minibüslerin sergilediği bu tezatlık fazlasıyla akıl yoruyor.

Sosyal medyada haber sayfalarındaki paylaşımların yorumlarını okuyorum da, vatandaş hep aynı soruyu sormuş: “Neden bu eylemin faturasını vatandaş ödesin?”. Sahi neden vatandaş ödesin?

“Madem Belediye otobüsüne biniyorsunuz, o zaman bekleyin” mantığının kimseye bir yararı olmaz. Olması gereken çok farklı. Eğer yolcu sayısında düşüş yaşanıyorsa çözüm; sefer azaltmak değil, hizmet kalitesini arttırmak olur. Vatandaşı cezalandırmak ise asla çözüm olamaz.

Ulaşım bu şehirdeki herkesin ortak meselesi. Ve vatandaşın beklentisi de çok basit: Daha fazla para vermek zorunda kalmadan, daha uzun süre beklemek zorunda kalmadan, insanca ulaşım hizmeti almak. Açıkçası bu problemi Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın çözeceğine yönelik güvenim tam.

Sabırla bekliyoruz…