Ramazan Bayramı kapıya dayandı; mutfaklarda hummalı bir hazırlık, gönüllerde ise sevdiklerine kavuşma heyecanı var. Ancak Sakaryalılar için bu heyecana eşlik eden, artık gelenekselleşmiş bir "stres" kaynağımız daha var: Bilet bulabilme sanatı.
Eskiden bayram trafiği denince aklımıza sadece TEM otoyolundaki o ucu bucağı görünmeyen araç kuyrukları, Bolu Dağı geçidindeki yoğunluk gelirdi. Şimdilerde ise savaş, bilgisayar ve telefon ekranlarında yaşanıyor. Dijital ekranlardaki o meşhur "Yer Kalmadı" yazısı, bayram sevincine düşen ilk gölge oluyor. Sakarya’nın ulaşım ana arteri olan Arifiye Yüksek Hızlı Tren (YHT) İstasyonu, bugünlerde adeta bir mahşer yerini andırıyor.
Neden Herkes Raylara Koşuyor?
Peki, ne oldu da demiryolu bir anda bu kadar kıymete bindi? Cevap aslında hepimizin cebinde saklı: Ekonomi ve konforun kesişim noktası. Otobüs bilet fiyatları, akaryakıt zamlarıyla birlikte adeta uçuşa geçti. Uçak biletleri ise dar gelirli vatandaş için artık sadece bir "gözlem" konusu. Hal böyle olunca Arifiye’den İstanbul’a 350 TL’ye, Ankara’ya 650 TL’ye gitme imkanı sunan YHT, Sakaryalı için "tek makul seçenek" haline geldi. Trafik stresinin olmaması, vagonun içindeki o ferahlık ve zamanla yarışan hızı da cabası. Ancak bu yoğun talep, arzı öyle bir yuttu ki biletler satışa çıktığı saniyeler içinde tükeniyor.
Bakanlık Düğmeye Bastı Ama Yetecek mi?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz günlerde yüreklere su serpen o açıklamayı yaptı: 8 bin 898 kişilik ek koltuk kapasitesi. Ek seferler ve ilave vagonlar, susuzluktan çatlamış toprağa düşen ilk yağmur damlası gibi kıymetli. Kuşkusuz bu düzenleme bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Fakat Sakarya gibi İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında, stratejik bir geçiş noktasında yaşayan hemşehrilerimizin talebini bu kapasitenin bile tam anlamıyla karşılayıp karşılamayacağı büyük bir soru işareti.
Arifiye İstasyonu sadece Sakarya’nın değil, çevredeki ilçelerin ve üniversite öğrencilerinin de dünyaya açılan kapısı. Bugün gardaki kalabalığa baktığınızda; elinde valiziyle sistemin açılmasını bekleyen öğrencisinden, memleketine gitmek isteyen işçisine, torun hasretiyle yanan emeklisine kadar herkesin gözü kulağı TCDD’nin "ek sefer" bildirimlerinde.
Çözüm Geçici Değil, Kalıcı Olmalı
Aslında bu bayram yoğunluğu bize bir gerçeği daha hatırlatıyor: Sakarya’nın ulaşım potansiyeli artık mevcut kapasiteye sığmıyor. Vatandaşın bütçesini düşündüğü, zamanını yönetmek istediği bir dönemde demiryolu yatırımları altın değerinde. Bakanlığın bayram jesti takdire şayan; ancak Arifiye gibi kilit bir istasyonda sefer sayılarının sadece bayramlarda değil, yılın genelinde artırılması artık bir lüks değil, sosyolojik bir zorunluluktur.
Netice itibarıyla; Bayram kavuşmaktır, mesafeleri aradan çıkarmaktır. Bu kutsal duygunun önüne "sistemde yer yok" engelinin çıkmaması en büyük temennimiz. Bilet bulabilen "şanslı" azınlığa şimdiden hayırlı yolculuklar diliyorum. Ek sefer duyurularını ekran başında nöbet tutarak bekleyen hemşehrilerimize ise bol şans ve sabır..