Algının olguyu, yalanın gerçeği boğduğu günümüzde medya ama tarafsız ve bağımsız medya önemlidir.
Hele böyle iktidarın, neredeyse bütün medyayı ele geçirip, muhalif siyasetçilerin imaj ve itibarını uyduruk operasyonlarla biçimlendirmeye çalıştığı bir dönemde çok daha önemli ve hayatidir.
Malumunuz, TELE1 de susturulunca geriye kala kala bir SÖZCÜ bir de HALKTV kaldı.
Ama bu bile sizlerin doğru bilgiye ulaşmasına, araştırıp, inceleyip doğru hüküm vermesine engel veya bahane teşkil etmez.
Sık sık, Hucurat Suresi 6. ayet ile uyarıyorum; “Ey inananlar! Eğer yalan haber taşıyan biri size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz.”
Haliyle zandan kaynaklanan günahtan, kötülükten ve sonra pişmanlıktan kurtulmanın yegane yolu size sunulan/getirilen haberleri araştırmak, soruşturmak, kişi ya da topluluklar hakkında doğru hüküm vermektir.
Günümüzün gelişen teknolojileri ile bu mümkündür, yeter ki isteyin.
Yandaş basın günlerdir CHP üzerinden casusluk senaryoları yazıyor, yazsın o onların görevi.
Ama senin görevin de suçlanan taraf ne diyor, kendini nasıl savunuyor diye bakmak ve araştırmak ki doğru hüküm veresin.
Mevzu son grup toplantısında yine CHP ve Özgür Özel’in gündemiydi. Yandaş basın vermediyse de gir CHP sitesine orada hem yazılı hem görüntülü bulursun.
Üşenenler için ben özetliyeyim;
İngiltere, İsrail ve ABD’ye casusluk yaptığını itiraf edip ardından itirafçı olup, ‘İmamoğlu ile birlikte çalıştım’ diyor ama İmamoğlu ile fotoğraf çektirmek dışında bir teması yok.
Suçlama İmamoğlu’nun İBB verilerini sızdırdığı veya sattığı yönünde. Bizim bütün verilerimiz, en hassa bilgilerimiz yıllardır internet sitelerinde fink atıyor. İsteyen üç kuruş verip hepsine sahip oluyor ama o önemli değil. Zira ona önem verilirse pek çok bakan, bürokrat ve yetkili casus muamelesi görür, iktidar yıpranır.
Önemli olan İmamoğlu yapmış mı?
Yahu İmamoğlu çoktan bit pazarına düşmüş verileri nasıl satsın, hadi satacak hangi ahmak para verip alsın?
Kaldı ki Ekrem Başkan 17 Nisan 2019’da gelmiş, ‘Şu verileri yedekleyin başı gözü sağken’ demiş.
Bu emri alan belediye bürokratı AKP’li, hemen partisine haber vermiş, sakın verme diyerek verilen sözlü ve ardından yazılı emrin uygulanmaması için Bölge İdare Mahkemesinden karar çıkarmışlar.
Dönemin iç işleri bakanı Soylu övünerek. ‘Her ne kadar istediyse de mahkeme kararı ve etkin müdahalemizden sonra geri adım atmıştır. Verileri kopyalayamamıştır. Bu yüzden soruşturulmasına gerek yoktur’ buyurmuş.
İBB personeli tutuklu Necati Özkan casusla görüştü verilerin kopyasını sızdırdı denilen tarihte ise kazanılan ilk seçim iptal edilmiş, İBB’yi İmamoğlu’ değil, kayyum Ali Yerlikaya yönetiyor.
Hani yolsuzluk örgütünün çete lideri var ya Aziz İhsan Aktaş, hani ilgili kurumlardan aldığı ihalelerin sadece 5’te birini İBB’den alan ama sadece İBB’den aldığı ihalelerde yolsuzluk yapan arkadaş…
Bizim bu casusta tıpkı onun gibi devletin her kademesiyle ilişkisi var ama sadece İmamoğlu ile kurduğu ilişkilerde casusluk yapmış!
Mesela AK Parti’nin referansıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sunum yapmış. Geçmişte İngiltere’de Lordlar Kamarası’nda AK Partili bakanlarla, milletvekilleri ile birlikte Türkiye adına sunum yapmış.
Bu casusun şirketi, 10 ay önce Çevre Bakanlığı’ndan lisans yönetim ihalesi almış.
2025 Haziran da Sanayi Bakanlığı’ndan siber istihbarat ihalesi almış. Dikkatinizi çekerim; Siber istihbarat ihalesi…
Bu ülkenin siber istihbaratı bu casusa teslim edilmiş yahu!
Bizim istihbarat ve güvenlik teşkilatımız ve casus avcısı yandaş basınımız da bunun casus olduğunu İmamoğlu ile fotoğraf çektirince ve TELE1’e destek babından bağış yapınca, ancak anlamış!
Özgür Özel’in bir de ‘Hak etmediğimizi duyarsak, hak ettiğinizi duyarsınız’ köşesi var.
Bu köşenin bu haftaki konu ve konukları çok önemliydi. Casusluk, Kozmik Oda, Fetö’nün paralel devlet yapılanması falan…
Yerim dar, bunu da yarına bırakalım.