Başlık bana ait değil, sebebini aşağıda aktaracağım.
Önceki seçimleri hatırlarsanız, aday adaylığı sürecinin en gözde ve en haraketli partisi AKP idi.
Alakalı alakasız herkes AKP’den aday adayı olma yarışına girerdi.
Aday oyup olmamak, bu manada kazanıp kazanmamak hiç mi hiç önemli değildi çünkü aday adayı olma payesinin getirisi bile yeterliydi.
Ki çoğu da milletvekilliğinden ziyade bu payeden istifade etmek amacıyla aday adayı olurdu.
Bürokratsanız, bu paye sayesinde bürokraside yerinizi sağlamlaştırır, yerinizi beğenmiyorsanız daha yükseklere tırmanırdınız.
Aday olamasanız da geriye dönüşünüz diğer partililere nazaran çok daha hızlı ve sorunsuz olurdu.
İş insanıysanız önünüz açılır, varsa ihale işleriniz bu paye referansınız olur, hiçbir ihaleyi sektirmediniz.
Yani her alanda cazipti…
Şimdi bakıyorum da o cazibe kalmamış, eskiyle kıyaslandığında o furyanın yerinde yeller esiyor.
Neden diye kafa yorarken AKP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve hemşerimiz Ali İhsan Yavuz, AK Parti'de milletvekili aday adaylığı başvuru süresinin uzatıldığını açıkladı.
Gerçi Ali İhsan Yavuz sebebini “Yoğun bir aday müracaatı başvurusu söz konusu” şeklinde açıkladı ama öncekiyle kıyaslandığında en azından ilimiz adına ben böyle bir yoğunluk göremiyorum.
Kaldı ki Yavuz’un verdiği rakamlar önceki seçimlerin yarısı bile değil.
2018 yılında 7 bin 329 başvuru yapılan AKP’de şu ana kadar 3 bin civarında başvuru yapılması, sürenin hangi amaçla uzatıldığını gösteriyor.
Farkındaysanız kamuda da beklenen başvurular gerçekleşmedi hatta bazı üst düzey AKP’li yöneticilere ve bürokrasideki bazı isimlere yapılan aday olmaları konusunda teklifler bile karşılık bulmadı.
AKP’li üst düzey dostlara sordum, çoğu muğlak ifadelerle geçiştirirken bir tanesi “Boşuna kafa yorma, aradığının cevap bu yazıda ve ben her kelimesine katılıyorum” diyerek bana bir yazı linki attı.
Mehmet Y Yılmaz T24’de yazmış. Başlığı da “AKP'liler seçim kaybına hazır gibi”
Aynen aktarıyorum;
“Seçim kararının ardından siyasi partilerde, milletvekili aday adaylığı başvuru hareketliliği yaşanıyor. Millet İttifakı’nda olan siyasi partilerde milletvekili aday adayı başvurusunda patlama yaşanırken, Cumhur İttifakı partileri AKP ve MHP’de durgunluk olması dikkat çekiyor. Aynı zamanda önceki seçim dönemine göre iktidar partisi AKP’den milletvekili aday adayı olmak isteyen sayısının azalması da tartışmalara neden oldu
Öyle görünüyor ki Erdoğan ve partideki ekibi, bu seçimin kazanılabileceğine ilişkin bir duyguyu parti örgütüne de milletvekillerine geçirebilmiş değil
Seçime artık iki aydan daha az bir süre kaldı ve milletvekili aday adaylığı başvurularıyla birlikte heyecan parti örgütlerinden sokaklara da yayılmaya başlayacak.
12 Eylül'ün demokratik siyasal katılımın dibine yerleştirdiği bir dinamit olmasaydı bu heyecanın serbest ön seçimler yoluyla çok daha önce yükselmeye başlayacağına tanıklık edecektik.
Şimdi başvurular, parti genel merkezlerinde değerlendirilecek, parti yönetimlerinin uygun gördüğü kişiler seçilebilecek yerlere yerleştirilecek ki parti gruplarını kontrol edebilmek mümkün olsun.
Günün birinde bu usul değişmeden ve milletvekili aday listeleri hâkim gözetimindeki serbest önseçimler ile belirlenmeden de yasama ile yürütme arasında güçler ayrılığı sağlanamayacak.
Meclis, parti liderlerinin iki dudağı arasında kalıp, kaldır parmak – indir parmak yöntemiyle sözde yasama faaliyeti yürütecek.
Milletvekili aday adaylığı için başvuruların başlamasıyla birlikte parti genel merkezlerinin önünde uzayacak kuyruklar, seçimin nasıl neticelenebileceğine ilişkin ipuçları da verir.
Seçimi kazanabileceğine ilişkin güçlü bir inanç yaratabilen partilere yönelik aday adaylığı başvuruları artar.
Son 20 yıldır AKP bu konuda uzak ara öndeydi ancak artık bu tablo da değişiyor.
AKP'den milletvekili aday adayı olmak için başvuru süresinin 22 Mart'a kadar uzatıldığını İsmet Berkan'ın yayınladığı Gündem'de okudum.
Başvuru süresinin uzatılmasının nedeni AKP'ye başvuruların geçen seçimlere göre daha az olmasıymış.
Nuray Babacan'ın GazetePencere'deki haberine göre AKP'ye milletvekili aday adaylığı için başvuruların sayısı 3 bin civarında gerçekleşmiş.
Oysa geçmiş seçimlerde bu rakam 8 binler civarında oluyormuş.
Parti yönetimi bu nedenle bütün milletvekillerinden yeniden aday olmalarını da istemiş ki bazı milletvekillerinin "nasıl olsa seçilemeyeceğiz" kaygısıyla aday olmakta gönülsüz oldukları ile ilgili iddia da böylece dolaylı olarak doğrulanmış oluyor.
Bir yandan milletvekillerinin taleplerine ilgisiz kalan bakanlar, diğer yandan halkta ekonomik sıkıntılar nedeniyle AKP'ye karşı yükselen tepki ve seçilmenin garanti görüldüğü bazı yerlerin ittifak partilerinin adaylarına açılması da bu gönülsüzlüğün nedenleri arasında sayılıyor.
Öyle görünüyor ki Erdoğan ve partideki ekibi, bu seçimin kazanılabileceğine ilişkin bir duyguyu parti örgütüne de milletvekillerine geçirebilmiş değil.
Seçimi kazanacağına inanmayan kadroların seçimi kazanabildikleri de bugüne kadar Türkiye'de görülmüş bir şey değil.
Milletvekilliği aday adaylığı konusundaki gönülsüzlüğe bakınca, AKP örgütünün seçim kaybını bugünden içselleştirmeye başladığı da anlaşılıyor.”
Bence de…