17 Ağustos 1999... Hafızamızda silinmez izler bırakan, acısını her yıl aynı derinlikle hissettiğimiz o büyük felaketin üzerinden çeyrek asır geçti. Ancak acıyı sadece anmak yetmiyor; o acıdan ders çıkarıp yarınları güvenle inşa etmek bu şehre, bu topraklara olan en büyük borcumuzdur. İşte tam da bu yüzden, Tığcılar Mahallesi’nden yükselen yıkım ve dönüşüm sesleri, sadece bir belediyecilik haberi değil, Sakarya’nın geleceğine atılan tarihi bir adımdır.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla başlatılan Tığcılar 1. Etap Projesi, şehrimizde mahalle bazlı kentsel dönüşümün ilk fiili adımı olma özelliğini taşıyor. Temmuz ayının başında hak sahiplerine ulaştırılan tebligatların ardından başlayan tahliye süreci hız kesmeden devam ediyor. İşin en sembolik ve anlamlı tarafı ise zamanlamasında gizli: Tahliye süreci, tam da asrın felaketinin yıldönümünde, yani 17 Ağustos’ta tamamlanacak ve hemen ardından ilk kazma vurulacak. Yıllar önce bir 17 Ağustos gecesi yıkımla tanışan bu şehir, bu kez bir 17 Ağustos gününde geleceğini kurtarmak için bizzat kendisi riskli yapıları yıkacak.

Rakamlara baktığımızda meselenin büyüklüğünü daha net anlıyoruz. 4,67 hektarlık bir alanda, 109 yapı ve 718 bağımsız bölümü kapsayan dev bir operasyondan bahsediyoruz. Yaklaşık 800 hak sahibini doğrudan ilgilendiren bu süreç, tamamlandığında sadece sağlam beton binalar üretmeyecek; sosyal alanlarıyla, güvenli altyapısıyla dirençli bir yaşam alanını Sakarya’ya kazandıracak.

Bu süreçte en çok altı çizilmesi gereken husus ise toplumsal uzlaşıdır. Riskli yapıların boşaltılması aşamasında mahalle halkının ve bölge esnafının gösterdiği sağduyu ve iş birliği takdire şayandır. Doğup büyüdüğü evi, yıllardır ekmek yediği dükkanı dönüşüm uğruna boşaltmak kolay değildir; ancak güvenli bir geleceğin ancak ortak akılla kurulabileceğini gören Tığcılar esnafı ve sakinleri, bu dönüşümün en güçlü sütunları olmuştur.

Sakarya artık geçmişin acı hatıralarıyla kilitlenip kalan değil, depreme karşı direncini her geçen gün artıran bir kent olmak zorunda. Tığcılar’da yakılan bu ilk meşalenin, kademeli olarak tüm riskli mahallelerimize yayılmasını temenni ediyorum. Çünkü biliyoruz ki depremi durduramayız ama depreme yenilmeyen bir Sakarya’yı kendi ellerimizle inşa edebiliriz.