Sakarya’mızın göğsünü kabartan, medeniyetler beşiği coğrafyamızın en görkemli incilerinden biri olan Justinianus Köprüsü, namıdiğer Beşköprü, nihayet o uzun uykusundan uyandı. Tam 8 yıllık titiz bir restorasyon ve çevre düzenlemesi sürecinin ardından, geçtiğimiz günlerde kapılarını yeniden bizlere açtı.

1500 yıllık devasa bir tarihten bahsediyoruz. 429 metre uzunluğundaki bu muazzam taş yapı, sadece iki yakayı birleştiren bir mühendislik harikası değil; mimari mirası ve görkemiyle Ayasofya ile eşdeğer tutulan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde göz bebeğimiz gibi koruduğumuz bir hazine.

Akşamın alacasında köprüye adım attığınızda, yeni yapılan ışıklandırma çalışmalarıyla tarihin adeta canlandığına şahit oluyorsunuz. Gün yüzüne çıkarılan yeni alanları gezerken, zamanın bu kadim taşlar üzerinde bıraktığı izleri hissetmemek elde değil. Bizans’ın o şaşaalı döneminden bugüne, depremlere ve yüzyıllara meydan okuyarak ulaşan bu mirasa dokunmak insana ayrı bir gurur veriyor.

Hafta sonu için henüz bir plan yapmadıysanız, çayınızı termosunuza koyun ve Sangarius’un kılavuzu olan bu köprüde bir yürüyüşe çıkın. Çünkü Justinianus, artık sadece geçmişin bir tanığı değil; Sakarya’nın geleceğine ışık tutan yaşayan bir abide. Bu değerimize sahip çıkmak, onu yaşatmak hepimizin borcu.