Malumunuzdur, 12 Haziran sabahı yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sebebiyle felç geçirdim. Birkaç ay sonra da kalp krizi…

Haliyle 4 buçuk aydır bu köşeden ve okurdan mahrum kaldım.

Tabi ki dört gözle bekledim bugünü ve hatta henüz kendine gelemeyen sağ elime rağmen dönüş tarihini belirledim.

Çok sevinenler oldu ama bir o kadar da ‘yapma, yazma, ortam karışık, görüyorsun gazetecilerin başına gelenleri’ diyenler oldu.

Gerçekten de bu devirde yapılacak iş değil, biliyorum.

Son zamanlarda özellikle, basın yayın kuruluşlarına ve gazetecilere yönelik operasyonlar arttı.

Merdan Yanardağ, Selahattin Günday, Ali Tarakçı, Tuğba Tekerek, Fatih Ergin, Hasan Güraksu, İrem Delice, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Derya Okatan ve son olarak Murat Ağırel tutuklandı.

Son bir yılda cezaevinde olan Ercüment Akdeniz, Furkan Karabay, Fatih Altaylı, Enver Aysever, Alican Uludağ, İsmail Arı, Ali Çağatay, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Oya Lale Özan Arslan ve Hüseyin Aykan yargılama süreçlerinde tahliye edilmişti.

İsmail Arı yeniden tutuklandı.

Merdan Yanardağ’a yönelik o komik suçlama sebebiyle TELE1'e TMSF kayyum olarak atandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 14 Ekim 2026 sabahı Halk TV'nin İstanbul'daki merkezine polis operasyonu düzenlendi. Kanala TMSF kayyum olarak atandı. HalkTV'nin yayını durduruldu

Aydın Denge Gazetesi muhabiri İrem Delice, internet sitesinde yayınlanan bir vefat haberinde Gülşen Erdoğan yerine sadece Erdoğan yazıldığı için, Tayyip Erdoğan'ın kastedildiği iddiasıyla "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile suçlanarak tutuklandı.

Gazeteci Ali Tarakçı, 26 Eylül 2026'da X hesabında "Çok önemli bir bakan cuma günü istifa edecek" paylaşımını yaptığı ve bu yolla "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu işlediği gerekçesiyle tutuklandı.

Nefes gazetesi haber koordinatörü Fatih Ergin, Kozinoğlu soruşturmasında serbest bırakılan eski cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer'in evinde ölü bulunmasına ilişkin paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı. Ergin, ilk paylaşımında "eski Adli Tıp çalışanı" dedi. Ancak daha sonra bunu düzelterek Tamer'in dönemin cezaevi kampüs doktoru olduğunu yazdı. Buna rağmen gözaltına alınan Ergin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla halen tutuklu.

Burdur'daki Gür Haber'in sahibi Hasan Güraksu, 6 Ekim 2026'da Burdur Devlet Hastanesi'nde hastalara bozuk et yedirildiği iddiasını konu alan haberi nedeniyle, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklandı.

Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı, AKP sözcüsü Ömer Çelik'in 22 Ağustos'ta Bodrum'da düzenlenen Limak Filarmoni Orkestrası konserine katıldığına ilişkin bir fotoğraf yayımladı. Balcı, paylaşımında "Bir sıra arkasında ise Özgür Özel'in kısa süre önce Çelik ile tatile gittiğini iddia ettiği ve 20 milyar TL ile yurt dışına kaçtığı öne sürülen Osman Arıkan Nacar bulunuyor" diye yazdı. Gazeteci Şaban Sevinç de "Çok önemli bir fotoğraf" ifadesiyle bu paylaşımı alıntıladı.

İki gazeteci, bir gün sonra "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı.

Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel, Sözcü TV yayınında fon kriziyle ilgili yaptıkları yayında Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale'nin Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında iddialarını dile getirdi. Bunun üzerine iki isim, 9 Ekim'de Çağlayan Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Savcılığın talebi üzerine Saymaz ve Ağırel hakkında 10 Ekim'de "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla yurt dışı çıkış yasağı ve karakola imza şeklide adli kontrol kararı verildi. Ancak aynı savcılık, kendi istediği bu karara itiraz etti. Bunun üzerine iki gazeteci hakkında ev hapsi kararı verildi.

Ardından Murat Ağırel, yaptığı haberler sebebiyle değil, ilk kez yapmadığı, yazmadığı bir haber gerekçesiyle tutuklanıp hapse atıldı.

Eylül ayında gazetecilerin de arasında bulunduğu yaklaşık bin 300 X hesabı erişime engellendi. Bunlar arasında Evrensel ve Kısa Dalga'nın X hesapları da var.

T24'ün internet sitesi de 29 Eylül 2026'da İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Ailem Güvende" soruşturması kapsamında erişime engellendi. Kararda, erişeme engellemenin amacı "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" olarak gösterildi.

Vaziyeti kısaca özetlemeye çalıştım.

Görünen o ki kuzuyu yemeyi kafasına koyan kurt, suyumu bulandırdı gerekçesiyle bütün muhalif yayın organlarına ve gazetecilere kafayı takmış…

E bize de bu arkadaşları yalnız bırakmamak düşer haliyle.

Dolayısıyla hoş bulduk!