Sosyal medyada hızla yayılan bir video var. Bir grup kaçak göçmen kameraya bakarak “Selam biz Sakarya’ya geldik. Herkes çok emek verdi” diyor. İlk bakışta sıradan bir görüntü gibi gelebilir ama aslında bu kare, şehirdeki güvenlik ve toplumsal huzur açısından çok ciddi bir alarm niteliğinde.
Sakarya, uzun zamandır insan kaçakçılarının transit rotalarından biri. Ancak geçmişte gizli saklı yürütülen bu faaliyetlerin artık böylesine alenileşmiş olması düşündürücü. Göçmenler, bir zamanlar sadece güvenlik birimlerinin raporlarına giren bir mesele iken, bugün kendi videolarını çekip yayabiliyor. Bu durum, devletin sınır güvenliğini aşan bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor.
Bir diğer tehlike, bu videoların sosyal medyada eğlence malzemesine dönüşmesi. İnsanların gülüp geçmesi ya da sıradan bir olaymış gibi paylaşması, aslında çok daha büyük bir güvenlik açığını görünmez kılıyor. Toplumun “alıştırılma” süreci yaşanıyor adeta.
İşin en kritik yanı ise siyaset kurumunun ve yerel yönetimlerin bu meselede yeterince irade ortaya koymaması. Sığınmacıların hukuka uygun şekilde barındırılması ayrı, kaçak yollarla ülkeye girenlerin organize suç şebekeleri aracılığıyla taşınması ayrı bir konudur. Birincisi insani bir sorumluluk, ikincisi ise düpedüz bir güvenlik tehdididir. Fakat bizde bu iki mesele sürekli birbirine karıştırılıyor. Sonuç olarak, ne toplumsal huzur korunabiliyor ne de devletin caydırıcılığı.
Bugün Sakarya’da yayımlanan bu video, aslında hepimize şunu söylüyor: “Artık gizlenmeye bile gerek görmüyoruz.” Eğer yetkililer bu sinyali ciddiye almazsa, yarın daha büyük toplumsal çatışmalarla yüzleşmemiz kaçınılmaz olur. Kaçak göç ve insan kaçakçılığı sorunu, günü kurtaracak açıklamalarla geçiştirilecek bir mesele değil.
Gözümüzü kapatırsak, bu mesele büyüyerek hepimizin kapısını çalacak.