Hatırlarsınız... 6 Şubat’ta asrın felaketini yaşarken, ekran başında yüreğimiz ağzımızda gözyaşı döküyorduk. O günlerde hepimiz bir cana daha ulaşılsın diye çırpınırken, Sakarya halkı da ilk andan itibaren tır tır yardımlarla, dualarıyla, varıyla yokuyla deprem bölgesine koşmuştu.

Tam da o hengamenin, o acının ortasında bir ses yükseldi televizyondan: "54 plakalı yağmacılar..."

Bu cümleyi kuran isim Uğur Arslan’dı. Yıllarca Sakarya'nın acısını bağrında taşıyan, depremin ne demek olduğunu hafızasına kazımış bu fedakar şehre atılan en ağır, en haksız çamurlardan biriydi bu. O gün verdiğimiz tepkiler, kurulan o talihsiz cümlenin ağırlığı karşısında son derece haklıydı.

Aradan zaman geçti. Uğur Arslan Sakarya’ya geldi. Sakaryaspor tesislerinde forma giydi, "özür diledim" dedi, yetmedi Valilik makamında Vali Rahmi Doğan ile pozlar verdi. O buluşmanın fotoğrafları basına yansıdıkça, ekran başında o asılsız suçlamayı duyan her Sakaryalının vicdanı bir kez daha sızladı.

Şimdi buradan bir Sakaryalı olarak, şehrin sokaklarında basılan toprağın, dökülen alın terinin ve o gün deprem bölgesine gönderilen helal yardımların adına sesleniyorum:

Ben senin özrünü kabul etmiyorum Uğur Arslan!

Üzerine Sakaryaspor forması geçirip yeşil-siyah renklere sığınmakla, protokol ziyaretleri yapıp gülücükler dağıtmakla o gün milyonların önünde bu şehre sürdüğün leke silinmez. Bu yaptığın özür dilemek değil; tamamen vicdan aklamaya çalışmak, şehre gelip "şirinlik yarışına" girmektir.

Bir şehri, en zor gününde, üstelik en hassas olduğu "yağmacılık" gibi aşağılık bir ithamla hedef gösterip sonra bir formayla helallik alacağını sanmak bu şehrin hafızasını hafife almaktır. Sakarya, misafirperverdir, cefakardır ama kendisine atılan iftirayı da, o iftiranın üzerini örtmek için yapılan ucuz gösterileri de unutmaz.

Protokol kapılarında çekilen fotoğraflar veya sırtına geçirdiğin forma senin vicdanını rahatlatabilir. Ama bu halkın kalbindeki o kırgınlığı ve öfkeyi tamir etmeye yetmez.

Kısacası Uğur Arslan... Yeşil-siyah forma herkese yakışır, ama bu formanın arkasına saklanıp kendini affettirme çabası sana hiç yakışmadı. Şirinlik yapmayı bırakın; çünkü bu şehir, üzerine atılan çamuru da, o çamuru atanları da unutmadı, unutmayacak.