Pandemiyi unutmak mümkün mü? Kesinlikle hayır. Covid-19 pandemisinde evlere nasıl kapandığımızı, virüse kapılınca ne kadar endişelendiğimizi, daracık evlere nasıl bütün bir aile sığmaya çalıştığımızı unutabileceğimizi düşünmüyorum. Hayatımızın her alanında yaşadığımız o kısıtlama ve sevdiklerimizi günbegün kaybettiğimizi görmek hepimiz için acı ve zor bir tecrübe oldu.
Ve Covid-19 pandemisinin izleri hala süregelirken yeni bir pandeminin daha konuşulduğunu duydum. Son günlerde adını sık duyduğumuz Hantavirüsü.
Fakat biraz bu virüsü araştırdığımda gördüm ki Hantavirüsü ortaya yeni çıkan bir virüs değil. Önceden de bilinen, genellikle kemirgenler aracılığıyla bulaşabilen bir virüs türü. Özellikle fare dışkısı, idrarı veya salyasıyla temas edilen kapalı alanlarda risk oluşabiliyor. Bu yeni virüs hakkında da çok fazla bilgi var. Bazı kaynaklar çok bulaşıcı, bazı kaynaklar ise insandan insana bulaşması çok zor yazıyor. Burada da bizlere önemli bir görev düşüyor: Paniğe kapılmadan doğru kaynaklardan araştırmak.
Çünkü pandemi döneminde en önemli tecrübelerimizden biri bilgi kirliliğinin boyutuydu. Korkunç başlıklarla her gün daha korkutucu ve can sıkıcı haberler okuyorduk. Çoğu kaynak başka bir kaynaktan aldığı habere bin katarak tekrar paylaşıyordu. Sonucundaysa insanlar psikolojik olarak buhrana sürükleniyordu.
Dediğim gibi artık tecrübeliyiz. Olası bir pandemi durumda korkuya kapılmadan, her gördüğümüz yazıya inanmadan, kaynak araştırarak bilgiye ulaşacağız. Hijyen kurallarına dikkat ederek, belirtileri ciddiye alacağız.
Peki belirtileri neler?
İşte burada önemli bir detay var. Hantavirüsü bazı durumlarda alerjiyle ya da mevsimsel grip belirtileriyle karıştırılabiliyor. Halsizlik, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtiler ilk etapta “mevsim geçişi” denilerek hafife alınabiliyor. Özellikle alerjisi olan kişiler, yaşadıkları belirtileri sıradan bir reaksiyon sanabiliyor. Belirtilerin grip ya da alerjiye olan benzerliklerine karşı duyarsız davranmadan, maske takarak en yakın sağlık merkezine gitmekte hepimizin sorumluluğu.
Belki de artık şunu kabul etmeliyiz: Dünya değişiyor ve sağlık konusunda daha bilinçli yaşamayı öğreniyoruz. Eskiden önemsemediğimiz hijyen alışkanlıkları, kalabalık ortamlarda dikkatli olmak ya da belirtileri takip etmek artık hayatın doğal bir parçası haline geldi.
Korkmadan ama tedbiri elden bırakmadan yaşamak…
Sanırım pandemi sonrası dönemin bize bıraktığı en önemli alışkanlık da bu oldu.