Geçtiğimiz gün Netanyahu’nun videosunu değerlendirmiş; “Burada cevaplanması gereken önemli iki soru vardır: Netanyahu neden Arafat’ın üstünün çizilmesini ve Hamas’ın desteklenmesini istiyor?
O günlerde Merhum Erbakan ve bugün öğrencileri, neden Hamas’ı destekliyor?
Netanyahu övdü mü sövdü mü tartışmasını bir yana bırakıp bu sorulara cevap vermemiz gerekiyor” demiştim.
Halen aynı fikirdeyim.
Tartışmamız gereken konu AKP iktidarı ile birlikte dış politikamızda yaşanan eksen değişikliğidir.
Ne oldu da Türkiye’nin yönü Batı’dan Ortadoğu’ya döndü?
Ne oldu da Afganistan’da Taliban, Mısır’da İhvan, Filistin’de Hamas, Irak’ta İŞİD destekçisi olduk?
Bu dönüşümü sadece iktidarın İslami hassasiyetleriyle açıklamamız mümkün değil, bu aynı zamanda Batı ve ABD projelerine olan bağlılığımızın eseridir.
Nitekim bu iktidarın Batı ve ABD istediğinde dini hassasiyetleri bir kenara bıraktıklarını çok gördük.
İsrail başbakanının Türkiye’de nasıl karşılandığını, Mavi Marmara olayında nasıl yan çizildiğini, İsrail’e giden gemileri mesela…
2004’teki ABD ziyareti sırasında Amerikan Yahudi Komitesi’nden “cesaret madalyası” alanları da ki ismi “Davut Boynuzu” olan bu madalya, dünyada ilk kez Yahudi olmayan bir isme, dahası bir Müslüman’a verilmişti.
Neyse, bizim toplumun zevkleri biraz farklıdır. Siyasi duruşumuzu da takım tutar gibi belirleyen, siyasi olaylarla ilgili de ‘Hatice’yi boş verip neticeye bakan’ bir toplumuz.
ABD’de yaşanan 12 Eylül saldırılarını naklen heyecan ve coşkuyla izlemiştik. O skor yani neticeydi.
Sonrasında neler oldu biliyorsunuz, bu da işin Hatice’siydi...
Şu Hamas’ın son saldırısını da öyle izledik. Göbek atanlarımız oldu, sevinç çığlıkları attık, konvoylar yaptık.
Sonuç yani Hatice malumunuz…
Bizim buradaki sorunumuz toplum ya da taban tepkisinin ve beklentisinin dış politikamızı şekillendirmesi…
O taban sevinçten çılgına dönebilir ama iktidarlara düşen politik davranmak ve dengeleri korumaktır.
İşte bizim iktidar da siyasi rant ve oy uğruna bunu yapamıyor.
İktidar bunu yapamadıkça da dış politikamız iflas edip yönümüz Ortadoğu’ya kayıyor.
Evet, Hamas bir terör örgütüdür.
Ve tıpkı Taliban, tıpkı İŞİD gibi, Hamas’ı da kuran, büyüten ve besleyen İngiltere, ABD ve İsrail’dir.
Başbakanlık döneminde Mesut Yılmaz’dan Türkiye’nin Arafat’tan vazgeçmesini, Hamas’ı desteklemesini isteyen de İsrail’dir.
Neden?
Çünkü uluslararası kamuoyunda destek gören, Birleşmiş Milletlerin muhatap kabul ettiği, barışçıl yöntemlerle mücadele eden, silah yerine lobi faaliyetlerini tercih edip bunu da gayet başarılı yapan Arafat işlerine gelmemiştir.
Onlara danışıklı terör faaliyetleri yaparak İsrail’e saldırı, işgal ve soykırım yapma gerekçesi sunan örgütler lazımdır.
Bakarlar ki kuran eden yok, bizzat kendileri kurarlar.
Hatta son Hamas saldırısında olduğu gibi kendi halklarına saldırılmasını dahi organize ederler.
Siz inanıyor musunuz ki Hamas o saldırıyı İsrail’den habersiz yapmış olsun.
Telefon, çağrı cihazı patlatarak sözde terörist liderleri öldürecek kadar teknolojiye sahip olan İsrail’in bu saldırıdan haberi olmayacak öyle mi?
Bakın ünlü İsrailli haham Nir Ben Artzi Yahudilere hitaben, onları gaza getirmek için yazdığı yazısında ne diyor;
“ABD ve Avrupa ekonomik krizlerle boğuşacak. Dünyada pek çok doğal felaket ve büyük depremler olacak.
Tanrı, İsrail’in çevresindeki bütün ulusları ortadan kaldıracak.
İranlılar birbirini yemekle meşgul. Mısır yanıyor ve onlar Suriye gibi olacak.
Hamas, Mısır’ın başına bela olacak.
Türkiye, kendi iç meseleleri ile uğraşacağından İsrail’e dokunamaz. Suriye haritadan silinecek.
Bulunduğunuz ülkelerde size iyi davranmıyorlar. Sizin için en güvenli ülke İsrail’dir.
Tanrı bize IŞİD’i, aşırıcı İslam’ı, El Kaide’yi, Hamas’ı ve daha birçok kardeşi gönderdi.
Tanrı bunları göndererek bütün dünyaya Yahudilerin kutsal toprağı olan İsrail’e dokunmamaları için uyarı verdi.”
Evet, Hamas misyonunu yerine getirdi. Saldırılarıyla Netanyahu gibi artık kendi ülkesinde ve dünyada nefret objesi haline gelmiş birini meşrulaştırdı, artık seçim kazanma şansı olmayan Netenyahu’ya ilaç gibi geldi ve en önemlisi Yahudi toplumunu, tek adam sultası altına girmesi için ikna etti.
Öyle görünüyor ki Hamas misyonunu tamamladı ve tıpkı sair aparat terör örgütleri gibi bugün yarın kalemi kırılacaktır.