Serdivan’da düzenlenen 2. Kitap Fuarı’na büyük bir beklentiyle gittim ama açıkçası hayal kırıklığıyla ayrıldım. Çünkü insan bir kitap fuarına gittiğinde farklı yazarları, farklı görüşleri, farklı dünyaları görmek ister. Orası biraz da keşif yeridir. Ama bu fuarda öyle bir çeşitlilik hissi oluşmadı. Sanki aynı düşüncedeki isimler bir araya gelmiş, belli bir kesime hitap eden bir etkinlik yapılmış gibiydi.

Oysa kitap dediğimiz şey zaten farklı fikirlerin var olmasıyla anlamlıdır. İnsan bazen katılmadığı bir yazarı dinleyerek bile kendine bir şey katar. Ama ortam tek sesli olunca, fuar olma özelliği biraz zayıflıyor. Bu da ister istemez “Bu fuar herkes için mi, yoksa belli bir grup için mi yapılıyor?” sorusunu akla getiriyor.

Bir diğer mesele de fiyatlar. Zaten kitap almak Türkiye’de kolay değil, fiyatlar ortada. İnsan fuara gidince biraz daha uygun olur diye düşünüyor. Ama açıkçası öyle bir avantaj da pek hissedilmiyor. Fuara gidip de kitap alamadan dönen çok kişi olduğuna eminim. Bu da fuarın amacına ters bir durum.

Yanlış anlaşılmasın, bu tür etkinliklerin yapılması çok değerli. Şehre hareket getiriyor, insanları kitapla buluşturuyor. Ama biraz daha özen gösterilse, daha dengeli bir liste yapılsa, daha geniş bir kesime hitap edilse çok daha iyi olur. Çünkü bu şehirde tek tip düşünen insanlar yok. Herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir fuar yapmak zor değil.