On yılı aşkın süredir yeni imar alanları, artan nüfus, yeni yollar, iş yerleri ve “yeni” olan pek çok unsurla Serdivan hızlı bir büyüme içinde. Nüfus olarak neredeyse Adapazarı’nı yakaladı; hatta bazı alanlarda geride bırakmaya hazırlanıyor.

Bu tablo karşısında Adapazarı’nın verdiği en görünür cevap ise Ada Hayat projesi oldu. Yedi katlı yapı, yeni markalar, yaşam alanları… Ama sormak gerekiyor: Bu gerçekten bir cevap mı? Şehir merkezini yeniden canlandırmak; betonun içine sıkışmış, büyük tabelalarla aydınlatılmış mağazalarla mı mümkün?

Serdivan bugün; modern konut alanları, güçlü altyapısı, üç büyük AVM’si ve özellikle genç nüfusun yoğunluğu ile hizmet sektörünün doğal merkezi haline gelmiş durumda. Üniversite öğrencilerinin burada yaşıyor olması, ilçeyi aynı zamanda sosyal hayatın da odağına dönüştürüyor.

Bu gerçek ortadayken, Adapazarı’nın aynı kulvarda yarışmaya çalışması ne kadar doğru?

Belki de yapılması gereken, yarışmak değil; ayrışmak.

Çünkü Adapazarı’nın sahip olduğu şeyler, Serdivan’da yok.

Bu kentin hafızası burada.

Kültürü, geçmişi, birikimi burada.

Büyükşehir burada.

Kamu yapıları burada.

Kültür merkezleri burada.

Uzunçarşı, Çark Caddesi, Gümrükönü…

Atatürk Bulvarı…

Yüz yılı aşan tren garı…

Burası sadece bir merkez değil; bu şehrin kimliği.

Devam eden projeler umut verici olabilir. Uzunçarşı’daki dönüşüm, Ticaret Müzesi gibi girişimler iyi niyetli adımlar. Ancak bunları çoğaltmak ve niteliklerini artırmak gerekiyor.

Ofis Sanat gibi yapıları çoğaltarak, AKM benzeri yeni merkezlerle destekleyerek; müzeleri içerik açısından güçlendirerek; kamusal alanları daha yeşil, daha yaşanabilir hale getirerek bu bölgeyi gerçek anlamda bir cazibe merkezine dönüştürmek mümkün.

Eksik olan şey alışveriş değil; içerik.

Eksik olan şey bina değil; anlam.

Ada Hayat projesinin bulunduğu alanda kaçırılan fırsat, aslında bize ne yapmamız gerektiğini de gösteriyor. Aynı hatayı tekrarlamamak mümkün. Bu şehirde hâlâ doğru kararlarla değerlendirilebilecek alanlar var.

Kent merkezini; sanatın, kültürün ve sporun merkezi haline getirmek hâlâ elimizde.

Serdivan hizmet sektörüyle büyüsün.

Adapazarı ise bu kentin ruhunu taşısın.

Çünkü her şehirde bir merkez vardır;

ama her merkez, o şehrin ruhu olamaz.