Ortalıkta İsrail başbakanı Netanyahu’nun bir videosu dolaşıyor, herkesin kendine yonttuğu bir video.
Kimisi diyor Sayın Cumhurbaşkanını hedef alan bir video kimisi de diyor Reisimizin ümmetin lideri olduğunun kanıtı bu video…
Videoda Netanyahu dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ile aralarında geçen bir görüşmeyi anlatıyor;
“Ben de şöyle dedim: 'Burada, az önce gezdiğimiz tünelde bulunan bir tablet var, İbranice bir taş tablet. 2700 yıl önce Kral Hizkiya tarafından kazdırılmış.
'Bakın' dedim, 'size bir önerim var. Bizim müzelerimizde binlerce Osmanlı eseri var. İstediğinizi seçin, size verelim. Bir değiş tokuş yapalım.'
Ama o, 'Hayır, üzgünüm, bunu yapamam' dedi.
Ben de 'Peki, müzelerimizdeki tüm eserleri alın' dedim. O yine, 'Hayır, yapamam' dedi.
'O hâlde fiyatınızı söyleyin' dedim. O da 'Başbakan Netanyahu, bunun bir fiyatı yok' dedi.
'Neden?' dedim.
Şöyle yanıtladı: 'O dönemde İstanbul’un belediye başkanı olan birinin başını çektiği büyüyen bir İslamcı taban var. İsmini biliyorsunuz.
Türk halkının bu kesiminden, Kudüs’ün 2700 yıl önce Yahudi kenti olduğunu gösteren bir tableti İsrail’e vermemize tepki gelir.'
Şimdi, 2000 yıl sonra, şehrimizi geri aldık. Bağımsızlığımızı geri aldık. Egemen bir devlet kurduk; bir ordu kurduk, dünyada eşi olmayan bir ülke inşa ettik.
Burası bizim şehrimiz Sayın Erdoğan. Sizin şehriniz değil, bizim şehrimiz. Hep bizim şehrimiz olarak kalacak. Bir daha asla bölünmeyecek. İşte bu yüzden, Başkan Trump’ın bu konudaki liderliğini çok takdir ettim; Kudüs’ü başkent ilan ettiğinde ve bunu dünyanın tüm liderleri kabul ettiğinde. Ardından da Amerikan büyükelçiliğini buraya taşıdı."
Konuşma bu…
Kimileri, konuşmanın içinde geçen “O dönemde İstanbul’un belediye başkanı olan birinin başını çektiği büyüyen bir İslamcı taban var. Türk halkının bu kesiminden, Kudüs’ün 2700 yıl önce Yahudi kenti olduğunu gösteren bir tableti İsrail’e vermemize tepki gelir” cümlesinden bir kahramanlık ve bir kahraman çıkarmak istiyor, anlayacağınız…
Peki, peki Netanyahu doğru mu söylüyor.
Bahse konu görüşmenin bizzat şahitlerinden Fevzi İşbaşaran ‘yalan’ diyor.
Fevzi İşbaşaran kim?
Turgut Özal'ın Başbakan Başdanışmanlığı ve Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevlerinde bulundu. ANAP ve AKP’den üç dönem milletvekili seçildi.
Diyor ki; “Bu konuyu iki sene önce detaylı yazmıştım. Kısa bir özet geçeyim.
Netanyahu doğru söylemiyor. Görüşmelerin birinci günü ‘Kültürel İşbirliği’nin de dahil olduğu birtakım içi boş konular konuşuldu.
O resmi toplantıda o dönem İBB Başkanı sayın Erdoğan’ın adı hiç geçmedi.
Netanyahu’nun evindeki yemekte, merhum Başbakan Mesut Yılmaz Yaser Arafat’ın sıkıntılarını anlattı Sayın Mesut Yılmaz, Yaser Arafat’ın maaşları ödeyemediğini ve alt yapı hizmetlerinin yapılamadığını anlattı ve Filistin’in bankadaki hesaplarının serbest bırakılmasını istedi
Bu yemekte de Sayın Erdoğan’ın adı hiç geçmedi. Sadece merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın adı geçti.
Netanyahu Sayın Mesut Yılmaz’a: ‘Neden Hamas’a yardım etmiyorsunuz? Biz yardım ediyoruz, Gazze’de hizmet yapıyorlar’ dedi.
Mesut Yılmaz da Netanyahu’ya: ‘Bizim devlet olarak BM’nin de kabul ettiği muhatabımız sayın Yaser Arafat liderliğindeki Filistin hükümetidir, örgütlere yardım yapmıyoruz’ dedi.
Netanyahu Mesut Yılmaz’a: ‘Sizden önceki Başbakan Necmettin Erbakan Hamas’la görüşüyor ama’ dedi. Mesut Yılmaz da ‘Bizde parti liderleri, siyasetçiler Filistin’deki örgütlerle görüşürler ama resmi muhatabımız Yaser Arafat ve hükümetidir’ cevabını verdi.”
Fevzi İşbaşaran’ın aktardığı görüşme Netanyahu’nun videosundan çok daha önemli ve üzerinde durulması gereken bir konudur.
Burada cevaplanması gereken önemli iki soru vardır: Netanyahu neden Arafat’ın üstünün çizilmesini ve Hamas’ın desteklenmesini istiyor?
O günlerde Merhum Erbakan ve bugün öğrencileri, neden Hamas’ı destekliyor?
Netanyahu övdü mü sövdü mü tartışmasını bir yana bırakıp bu sorulara cevap vermemiz gerekiyor.