Okulların açılmasına sayılı günler kala kırtasiyelerde hareketlilik dorukta. Sakarya’da hemen her mağazada veliler listelerle dolaşıyor; defterinden silgisine, çantasından boyasına kadar çocuklarının ihtiyaçlarını tamamlamaya çalışıyor. Ancak gözlenen tablo şu ki, kırtasiye alışverişi artık sadece çocukların değil, velilerin de stres kaynağı olmuş durumda. Çünkü fiyatlar adeta cep yakıyor.

Her Kalemin Bir Bedeli Var

Geçmişte birkaç kalemle, bir defterle tamamlanan alışverişler artık ciddi bir bütçe planlaması gerektiriyor. Özellikle çanta ve suluk gibi ürünlerin fiyatları neredeyse elektronik eşya alıyormuşsunuz hissi veriyor. Veliler "Bir çocuğun çantası neredeyse asgari ücretin üçte birine denk geliyor" diye serzenişte bulunuyor. Bu tablo, dar gelirli aileleri daha da zorluyor.

Sağlık ve Kalite İkilemi

Öte yandan uzmanlar, ucuz olsun diye merdiven altı ürünlere yönelmenin sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını söylüyor. Boyadan yapıştırıcıya kadar birçok ürün çocukların doğrudan temas ettiği malzemeler. TSE onaylı, güvenilir ürünler tercih edilmeli deniliyor. Ancak işin acı yanı şu: Sağlıklı ve güvenli ürün almak istediğinizde fiyatlar daha da katlanıyor. Yani veliler ya bütçesini zorlayacak ya da çocuklarını risk altına sokacak.

Velilerin İsyanı

Kırtasiye alışverişi yapan birçok veli, "Geçen yıl aldığımız ürünlerin fiyatı bu yıl iki katına çıkmış" diyerek şikayet ediyor. Fiyat artışlarının enflasyonun çok üzerinde olduğu sıkça dile getiriliyor. Haliyle çocuklarını yeni eğitim dönemine hazırlamak isteyen aileler ceplerindeki son kuruşa kadar hesap yapmak zorunda kalıyor.

Kırtasiye alışverişi artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp, veliler için bir sınav haline geldi. Çocukların eğitime hazırlanması elbette vazgeçilmez; ama devletin ve yerel yönetimlerin en azından temel kırtasiye ürünlerinde bir destek ya da fiyat denetimi yapması kaçınılmaz görünüyor. Çünkü bugün bir defterin fiyatı bile velilerin sabrını zorluyor. Eğitim hakkı bu kadar pahalı olmamalı.