Sevgili okurlar,
Orta Aysa Türk Cumhuriyetlerinden, kardeş Kazakistan’da, olup bitenlerle ilgili olarak, basında yer alan haberler, mutlaka, ama mutlaka ilginizi çekmiştir..
-Kazakistan nerededir?
-Kazakistan’dan neler oluyor?
-Halk birden, bire neden yönetime karşı öfkelenmiş ve sokaklara dökülmüştür?
Kazakistan,Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin(SSCB) çökmesinden sonra bağımsızlığına kavuşan Türk cumhuriyetlerinden biridir..
1991 Yılından 2019 Yılına kadar Kazakistan’da yönetimi kurucu Başkan olarak Nur Sultan Nazarbeyev elinde tuttu. Bu tarihten itibaren yönetim Kasım Cömert Tokayev’e geçti..
Kazakistan anayasasına göre, “devletin idari sistemi, laik, demokratik üniter cumhuriyet” olarak belirlendi. Zira Kazakistan’da sadece kazaklar değil, birçok etnik grup ve küme yaşamaktadır..
KAZAKİSTAN’I NE KADAR TANIYORUZ?
İki meclisli bir parlamentoya sahip Kazakistan parlamentosunda 107 temsilci görev yapıyor..
Kazakistan’ın başkenti Almatı, diğer önemli kentleri arasında ise Astana, Nur-Sultan, Çimkent, Karağandı, Aktöbe, Taraz, Pavlodar, Öskemen, Semey ve Aırau bulunuyor. Diğer kentlerle birlikte ülke nüfusu toplam olarak 18 Milyonu aştı. Bu nüfus dilimi içinde, ülke nüfusunun yüzde 68’ni Kazaklar, yüzde 18’ni Ruslar, yüzde 3’nü Özbekler ve diğer kesimi ise Uygurlar, Ukraynalılar, Tatarlar, Almanlar, Türkler, Azerbaycanlılar, Koreliler, Dunganlar ve 100’ü aşkın diğer etkink kesim teşkil etmektedir..
25 Aralık 1991 Yılında SSCB’nden ayrılarak, bağımsızlığına kavuşan Kazakistan’ın komşuları arasında, Rus Federasyonu, Çin, Kırgızistan, Özbekistan bulunuyor. 2 Milyon 717 Bin 300 Kilometre kare toprağa sahip, Kazakistan’ın birçok alanda zenginlikleri bulunuyor.
Bugün farklı bir kriz ile karşımıza çıkan bu kadim Türk yurduna Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkan Yılmaz Karaca ve arkadaşlarının bir organizasyonunda gitme imkanı buldum..
Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Matur ile birlikte kafilede iki Sakaryalı olarak yer almanın mutluluğunu ve güzelliğini yaşadık.
VER ELİNİ KAZAKİSTAN!
İstanbul Sabiha Gökçen’de buluşarak uzun bir yolculuğa çıktık..
Almatı’ya indiğimiz de bizi sevgili Kazakistan Türkçe Konuşan Gazeteciler Birliği Başkanı Naziya Bissenova karşıladı. Rusça ve Kazakca resmi dili olan Kazakistan’a indiğimizde elbette şaşkınlığımızı üzerimizden zor attık..
Yavaş, yavaş ülkeyi anlamak,daha iyi tanıyabilmek için elbette sokağa çıkmak, caddelerde yürümek, insan içine karışmak gerekti..
Sevgili gazeteci arkadaşım Naziya Bissenova, Kazakistan’ın bağımsızlığının kazanılmasındaki güçlüklere dikkat çekerek, o bağımsızlık yürüyüşünde Ruslara karşı direnen Kazak gençlerinin ölüme nasıl gittiğini, bize gözleri yaşararak, hüzün ile anlattı.. Onlar için yapılan anıtları tek, tek gezdik, hikayelerini dinledik..
KAZAK GENÇLERİ ÖLÜME YÜRÜDÜLER!
Naziya Bissenova, karşı dağlara bakarak, “işte o dağlarda Türk aslanları yaşar.. Bizim gençlerimizde, o aslanlar gibi topraklarına, insanına, bayrağını, geçmişine sahip çıktılar..Şehit olmaktan korkmadılar. İşkence gördüler, çırılçıplak soğukta ölüme terk edildiler” diyerek, Kazakistan’ın kalkınması, geleceğe azim ve kararlılıkla yürümesi için gerekenlerin yapıldığını paylaştı!.
Kafilemizin rehberiydi Naziya Bissenova..Onunla ağbey kardeş gibi dost olduk..Beş çocuğuna rağmen, ailenin dişi kurdu olarak yuva yapan, dost bulan ve ilişkilerini alabildiğine gerçekleştirendi.. Kafilediki hemen herkes ile büyük dostluklar geliştirdi. Kendisi ile bu gezi sonrası da arkadaşlığımız, dostluğumuz sürüp gitti.. Kazakistan ile Avrupa arasında farklı bir köprü kurulmasına katkı yaptığımız gibi, aynı zamanda Kazakistan-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine de öncülük ettik..
KENDİSİNE ULAŞAMADIM!?
Bu olaylar sonrası Naziya Bissenova’ya ulaşmam mümkün olmadı..İnşallah ailesi ve yavruları ile emin ellerdedir..
Kazakistan’daki kötü yönetim, yolsuzluklar, hırsızlıklar, halka rağmen büyük zam kararlarının alınması ve son olarak doğal gaz fiyatlarına yüzde yüz zam yapılması bardağı taşırdı.. Halk mevcut yönetimin aldığı kararı protesto için yollara döküldü, alanlara çıktı ve tepkisini gösterdi..
OTORİTER ANLAYIŞLAR?
Maalesef, o bildiğimiz otoriter anlayış, tek adam rejimi, kendi iktidarlarını korumak adına, geri adım attılar ama protestoları bastırmak için şiddete başvurmaktan geri durmadı..Hatta yurtdışından yardım çağrısında bile bulunuldu..Son saatlerde Devlet Başkanı Tokiyev’in, bir açıklama ile sokağa çıkanlara, tepki gösterenlere ateş edileceğini paylaşması şaşırtmadı!
Kısacası hakim olan otoritenin kendi insanına karşı şiddete başvurması ve hatta “ateş açılacağını” açıklaması çok manidar!
Kazakistan’da iş kuran Türklerin de olduğunu biliyoruz..Türkiye’nin Büyükelçilik ve başkonsolosluk hizmetleri yanında, Türkiye-Kazakistan arasında çalışanların da varlığı söz konusu..
Otoriter, tek adam rejimlerinin kara gölgesi Kazakistan’da da halkın üzerine düştü..
Endişe etmemek ne mümkün!
Türkiye’de bile zam sağnağından sonra, gösterilen masumane tepkilerin altından, “ sokağa çıkanları fena kavalarız.. Bizim, 15 Temmuz tecrübemiz var”diyenlere, gülüp geçmek mümkün mü?
Sahi kim, kimi kovalayacak?
Kim, neyin sahibi ki, “bu kovalamada kendini görevli” ad edecek?
Anlamak mümkün değil elbette!
Ama biz biliyoruz ki, yasaklar ile bir yere varılamaz!..
Baskılar ile şiddet ile saltanatın sürdürülemeyeceğini bilmeyen mi var!
YİNE Mİ DIŞ GÜÇLER?
İnsanların anayasal haklarını kullanarak, yasal ortamlarda tepkilerini göstermelerinden korkmak mı gerekir?
Hemen “dış güçler” mazeretine mi sığınmak gerek?
Kazakistan’daki gelişmeler elbette üzüntü ve endişe verici..
Bakınız, parlamenter monarşi ile yönetilen Belçika’da bir ay içinde, polisler, itfaiyeciler, memurlar, işçiler, sağlıkçılar, aşıya karşı direnenler sokağa indiler..
Gayet, net açık istekler dile getirildi, siyasilere önemli mesajlar verildi..
Bu salgın Korana döneminde insanların burunların solduğu ve gelen zamlar, hayat pahalılığı karşısında öfkelendiği günleri yaşıyoruz..
Burada hem vatandaşlar, hem siyasiler, Kazakistan örneğinden kendilerine bir ders çıkarmalı ve ülkenin hal ve gidişatını selamete çıkarmalıdırlar..
Ülkede, birlik ve beraberliği tehlikeye düşürecek girişimlerden vazgeçilmeli ve yasalar çerçevesinde gereken yapılmalıdır..
Zira Türkiye, “bu siyasi ve ekenomik kriz ortamında”, bunu kaldıracak güçte değildir..
Lütfen sağduyu!
Yusuf Cinal yazıyor, 8 Aralık 2022 Brüksel
Kazakistan’dan çıkarılacak dersler?
Yusuf Cinal
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl