ABD’NİN hukuk tanımaz başkanı Donald Trump’un derdi, İran’da sokağa çıkan insanların hakkını korumak!

Gazze’de 70 binin üzerinde masum insanın katledilmesine, soykırıma uğramasına ses çıkarmayan köpek balığı, şimdi İran’da -sözüm ona- insan hakları havarisi kesildi.

Ta 1979’dan bu yana İran halkının haklı arayışını tabii ki destekliyorum. Şah Pehlevi rejimine karşı ayaklandırılan İran halkı, Fransa’da sürgünde olan Ayetullah Humeyni’nin dönüşüyle en başta büyük bir bayram sevinci yaşadı.

Fakat zaman geçtikçe görüldü ki, insanları tamamen din maskesi altında korkutan, sömüren ve özgürlük alanlarını kısıtlayan bir molla rejini ortaya çıkınca İran halkı da yavaş yavaş yeni arayışlara başladı...

Bundan iki yıl önce saçı açık olduğu için, canlı girdiği karakoldan ölü çıkan İranlı genç kız Mahsa Amini’den sonra giderek kuvvetlendi sokak gösterileri...

Son 25 gündür ise oldukça güçlenen sokak hareketleri, yakıp yıkma, talan etme gücüne ulaşan bir sel gibi taştı, İran’ın yarısından fazlası tam anlamıyla bir yangın yerine döndü.

KURT PUSLU HAVAYI SEVER!

Fakat bundan ABD Başkanı Trump’a ne?

Daha önceki “özgürlük ve demokrasi” getirmek için girdikleri ülkelerin durumunu çok iyi biliyoruz...

İşte bunların en sonuncusu olan güney komşumuz Suriye’de çalışmalar dinmek bilmiyor...

İran’daki ayaklanan halka, “Yanınızdayız!” diye mesajı gönderen Trump, bir yandan Venezuela’nın diktatör başkanına esir muamelesi yapıyor, öbür yandan “Gröland ABD toprağı olmalı!” diye demeç veriyor, Kolombiya’ya, Rusya’ya, Çin’e ve hedefinde olan diğer ülkelere gözdağı vermeye çalışıyor...

Ne yazık ki, ABD’nin kural tanımaz başkanına karşı bu güne kadar ciddi bir tavır sergileyen hiçbir Avrupalı devlet adamı çıkmadı...

Almanya, Fransa, İngiltere ve demokrasi havarisi diğer Avrupa ülkeleri sessiz...

DİKTA REJİMLERİN İFLASI

“Ben uluslararası hukuka değil, kendi vicdanıma göre hareket ediyorum” diyen ABD Başkanı’nın bu çılgınlıklarını dünya ne yazık ki 3 yıl daha çekmek zorunda. Eğer o zamana kadar III. Dünya Savaşı çıkmazsa, bu aslında dünya için büyük bir şans sayılacak...

Çünkü her hareketiyle ürperti veren Trump’ın tutumu, aslında dikta yönetimlerinin ne denli tehlikeli olduğunun bir göstergesidir. Güya Amerika özgürlükler ülkesiydi. Denizlerin en azgın hayvanı olan köpekbalığı hüviyetine bürünmüş bir deli astığını asıyor, kestiğini kesiyor...

Rusya ile Çin’in sessizliği aslında başka tehlikeleri de tetikliyor... Onlar da ABD’nin bu zalimliğini aratmayacak başka planlar peşinde!

Böylesine diktatörlerin iş başında olduğu bir döneme dünya tarihinde pek ender rastlanır. İşte dünya ekonomisini ve nüfus çoğunluğunu elinde bulunduran ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan, Arabistan, Türki Cumhuriyetler ve yakınımızdaki Irak, İran, Ürdün, Lübnan, İsrail, Mısır, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri, Ermenistan yönetimleri...

Al birini vur ötekine...

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve bu durumu iyi okuyun... Bu asırda, bu zamanda şu diktatörlerin dünyayı getirdiği hale bir bakın; bir de bundan tam 102 yıl önce o kötü şartlarda Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özgürlük ve demokrasi anlayışını hatırlayın...

Ve “öngörü ile dünya liderliği” nasıl olmalı; siz karar verin...

****************

ANLAMLI SÖZ

“Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok...Ruhunuzu satmayın yeter...”

NELSON MANDELA