ABD Başkanı Donald Trump, tam bir zalim ve kural tanımaz kral edasıyla Venezuela’nın diktatör Başkanı Maduro’yu derdest edip ülkesine götürünce, birçok ülkenin yöneticisi, “tahkimat” kelimesini dillendirmeye başladı. Birçok ülke, son zamanlarda askeri harcamalarını iki, üç katına çıkarmaya başladı.
Tahkimat...
Güçlendirme, sıkılaştırma, güven artırma; tek vücut olma...
Merhum Mehmet Akif Ersoy’un tam da böyle durumlar için yazılmış şiirinden bir mısraı paylaşayım;
“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez...”
Eyvallah...
Yüreklerin toplu vurması lâzım... Zaten bu düsturla yüz binlerce şehit vererek kurmadık mı bu ülkeyi?
ADALET, DEVLETİN TEMELİDİR!
Güçlü devletler, aynı zamanda adaletli devletlerdir... Rehberleri her zaman ileri demokrasi ve insan haklarıdır... Bir ulusun halkı böyle “tahkimat” edilir...
Fakat Irak’taki de halktı, Suriye’deki, Mısır’daki, Libya’daki, Lübnan’daki ve hatta Fas, Cezayir, Tunus’taki de halktı...
Lâkin küçük bir fırtınada her biri yerle yeksan oldular, tıpkı bir fare yuvası gibi dağılıp gittiler... Ülke toprakları için mücadele vermeden, başka ülke topraklarına sığındılar...
Bizim gibi ölüm kalım savaşı, bizim gibi kurtuluş savaşı vermediler... Vatanlarına aidiyet duyguları yok gibiydi; küçük bir fırtına yerle bir etti onları...
Bugün ülkeler bölünmenin ve üzerinde yine Emperyalist güçlerin oyuncağı olacak küçük uydu devletçikler olmanın eşiğinde...
Çünkü BM işe yaramıyor...
Çünkü dünyayı diktatörler yönetiyor...
Şu yanı başımızdaki İran’ın durumuna bir bakın, 20 gün içinde sokaklar tam anlamıyla bir yangın yerine döndü... Otorite kayboldu... Sokaklar taştı...
İnsanlarına hak ettikleri özgürlüğü, hürriyeti, eşitliği, insanca yaşamayı sağlayacaksın; şer odaklarının, senin halkın üzerinde oynamasına fırsat vermeyeceksin...
DAHA NE OLMASINI BEKLİYORDUNUZ?
Şimdi dizginlenemez Donalt Turump karşısında bazı devlet yönetimleri, “acaba bize de bulaşır mı?” telaşına düştü...
Çok şükür... Bizimkiler ayıktı sonunda ve “tahkimat” sözünü kullanmaya başladılar... Devleti, terörist başının ayağına gitmeye mahkûm eden Devlet Bahçeli, ne gariptir ki, şimdi bu “tahkimat” sözünü en çok kullanan lider oldu.
Esasen aziz ve kadim Türk Milleti için böyle bir çabaya da gerek yoktur...
Lâkin milletini ezmeyeceksin...
Mahkeme koridorlarında inim inim inletmeyeceksin...
Haksız yere ceza evlerinde süründürmeyeceksin...
Milletin vekilleri 300-400 bin lira kazanırken, milletin kendisini açlığa mahkûm etmeyeceksin...
Millet arasında derin çatlaklar oluşturmayacaksın...
Dini duyguları sömürerek kutsal dinimizi siyasete alet etmeyeceksin...
Adalete çomak sokmayacaksın...
Üniversiteleri özgür bırakacaksın...
TÜİK’in insanların hakkına girmesine neden olmayacaksın...
Memur alımlarında mülakata değil, liyakati esas alacaksın...
Teröristleri af edip, bu ülkenin yüz binlerce masum insanlarına hayatı dar etmeyeceksin...
İnsanları, insanca yaşama ortamları sunacaksın...
Eğitimde, iş alımlarında, devlet ihalelerinde, verilen hizmetlerde her daim eşitlik ve adalet ilkesini gözeteceksin...
Ve bunun gibi tüm insani değerleri ön planda tutup bu aziz milleti her daim vatan, millet sevgisinde tek vücut tutacaksın... Şairin dediği gibi toplu vuracak yürekler... Bir ülkenin ebet müddet var olması için her alanda ileri demokrasiyi, eşitliği, adil düzeni ve insan haklarını üstün kılacaksın...
İşte o zaman bugünlerde sık sık dile getirdiğiniz “tahkimat” kelimesine hiç gerek kalmayacak...
Tahkimatı zayıf olan ülkelerin durumunu sonunda gördünüz...
********************
ANLAMLI SÖZ
“Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten;
Mürüvvet-mend olan mazlûma el çekmez i’ânetten...”
NAMIK KEMAL (1840-1888)