TÜRKİYE ile NATO üyeliği görüşmeleri 17 Ekim 1951’de resmen başladı ve bu tarihte birliği giriş protokolü imzalandı. Fakat ülkemizin tam NATO üyeliği, komşu Yunanistan ile birlikte 18 Şubat 1952 yılında olmuştur...
Adnan Menderes yönetimi, Amerika başta olmak üzere NATO üye ülkelerine biraz da jest yapmak için 19 Eylül 1950 tarihinde Kore'ye asker gönderdi. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 5090 kişilik 1. Türk Tugayı, 17 Eylül 1950'de İskenderun Limanı’ndan hareket ederek 12 Ekim 1950'de Pusan Limanı'na ulaşmıştır.
Hacı Altıner’in hikâyesine başlamadan önce Kore’de, Amerika’nın 25. Piyade Tümeni’ne bağlı olarak görev yapan Türk Piyade Tugay’ının insan gücünü aktaralım;
Bu Tugay’da 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur ve 4414 piyade erbaş olmak üzere toplamda 5090 kişi bulunuyordu. Savaş sonrası bu Türk birliğinden 721 askerimizi yitirdik. 2111 yaralı, 175 kayıp ve 234 askerimiz de tutsak düştü Kuzey Kore ile birlikte saf tutan Çin güçlerine.
İKİ ATEŞ ARASINDA KALDIK
Kore Savaşı’nda Türk birliğinin görevi Togon Köprüsü’nü geçip kasabaya ulaşmaktı... Kasabadaki Amerikan askerleri Çin’in saldırısı sonucu ağır kayıplar vermeye başlamıştı. Durumdan habersiz olan askerlerimiz bir anda kendilerini ölümcül bir çatışmanın ortasında buldu.
İşte tam bu sırada kahraman bir Türk askeri ortaya çıktı. Kars doğumlu olan bu askerimiz, tam 14 mermi ile yaralanmasına rağmen şöyle sesleniyordu birlikteki komutanlarına;
“Beni burada bırakın, yanıma bir makineli tüfek ile bir sandık mermi bırakın. Siz geri çekilin, sizi koruyarak zaman kazandırırım!”
Türk Birliği, hazırlıksız yakalanmıştı; Piyade Er Hacı Altıner’i bırakarak geçi çekildi. Gerçekten de Çin askerleri önce yavaşlamış, sonra da geri çekilmek zorunda kalmıştı Hacı Altıner’in seri atışları karşısında.
HERKES ÖLDÜ BİLİYORDU
Sabah olduğunda herkes bu kahraman askerin şehit düştüğünü düşünürken, Amerikan askerleri işte bu Hacı Altıner’i yarı baygın vaziyette buldu ve acilen hastaneye yetiştirdi.
Hacı Altıner iyileşti, savaş sonrası da ABD’ye davet edildi. O zamanki ABD Başkanı Harry S. Truman tarafından bizzat tebrik edildi. Hacı Altıner’e bir yıl ABD’de ağırlandı tüm eyaletler gezdirildi ve kendisine çeşitli hediyeler takdim edildi. Sonunda ise ABD vatandaşlığı ve cesaret madalyası ile birlikte orduda fahri generallik teklif edildi.
Hacı Altıner ise bu müthiş tekliflere şu cevabı verdi:
“Burada general olacağıma, Türk Ordusu’nda er olarak görev yaparım daha iyi!”
Yıllar sonra 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde, Türkiye’ye ambargo uygulayan ABD Başkanı’na bir mektup yazdı Hacı Altıner:
Mektupta, Kore’de ABD’li askerlerini nasıl kurtardığını ve Çin birliklerini nasıl durdurduğunu anlattı ve mektubun sonunu da şöyle bağladı;
“Gerekirse, tekrar askeri üniformamı giyer ve bu defa ABD’ye karşı sonuna kadar savaşırım...”
Daha sonraki yıllarda ise işte bu kahramandan esinlenilerek RAMBO filmleri çekildi ve tüm dünyada büyük yankılar uyandırdı. Amerikalı ünlü aktör Sylvester Stollene’nin canlandırdığı RAMBO, işte hikâyesini kısaca anlattığımız Hacı Altıner’in Kore’deki kahramanlıklarından yola çıkılarak gerçekleştirildi. Sylvester Stollene bu filmlerden milyonlarca dolar para kazandı ama bizim kahraman Kore Gazisi Hacı Altıner, 2002’de vefat ettiğinde, büyük sıkıntılar çektiği 87 yıllık ömrünü tamamlamış oldu.
İşte bu yiğit Türk evladı, ülke çapında tanıtılmamış, ismi genç nesil tarafından bilinmeyen bir isimsiz kahramandı...
*******************************
ANLAMLI DÖRTLÜK
“Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyulayı da er geç silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma;
Sessiz yaşadım; kim, beni nerden bilecektir...”
MEHMET AKİF ERSOY