Malum, bu sene kış çetin geçti.
Çetin geçen kış şartları nedeniyle yaşanan zirai don olayı bir çok üründe olduğu gibi fındığı da fena vurdu.
Özellikle yüksek rakımlı bölgelerde fındık adeta zirai don olayı nedeniyle kavrulup yandı diyebiliriz.
Ziraat Odaları 2025 için adeta alarm zili çaldılar ve rekolte de önemli bir düşüş yaşanacağına işaret etiler.
Ziraat odaları üreticilerin ne denli zor ve ekonomik anlamda kayıplı bir sezon geçireceklerine vurgu yaparlarken, fındığın kaymağını yiyenler ise ayrı telden çalmaya başladılar.
Öncelikle; Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler Konseyi’nin (INC) açıkladığı Türkiye fındık rekolte tahmini iç piyasada dengeleri sarstı.
Konsey, Türkiye’nin 2025 yılı fındık rekoltesini 610 bin ton olarak duyurdu.
Bu rakam fındık üreticileri ve Ziraat odaları yöneticileri tarafından abartılı bulundu.
Türkiye’deki gerçekçi fındık rekoltesinin 400 bin ton civarında olabileceğine vurgu yapılırken, daha da düşük olabileceğine dikkat çekildi.
Tam bu sırada TÜİK ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin tarımsal üretim tahminlerini açıkladı.
Kurumun verilerine göre Türkiye genelinde fındık rekoltesi 520 bin ton olarak öngörüldü.
Ziraat Odalarının açıkladığı rakamın üstünde olsa da bu rakam kısmen insaflı olarak kabul edildi. Gerçek şu…
Evet; ülke genelinde fındık rekoltesinde önemli bir düşüş olacak.
Rekoltenin düşmesi demek fındıkta arz-talep dengesinin bozulacağı anlamına gelir ki; arz olmayınca fiyat yükselecek demek…
Ulusal ve uluslararası fındık baronlarının açıkladığı rakamlarla fındık çok olacak imajı ve algısı verilerek piyasa sabote edilmeye çalışıyor.
Uyanık olmak lazım.
Hem de çok uyanık.
Fındık fiyatları zira don olayının ardından 235 TL’ye kadar fırladı.
Ta ki; bu baronların rekolte açıklamalarına kadar fiyat tırmandı durdu.
Sonra mı?..
Düştü…
170-180 Tl aralığına kadar düştü.
Kayıp ne kadar?..
Ton başına 50-55 bin TL…
Nasıl vurgun ama!..
Dahası sezona 3,5 ay var.
Fiyatın nereye gerileyeceğini kestirmek zor.
Peki; kazanmak mümkün mü?..
Tabi ki de mümkün?..
Dedik ya uyanık olmak azım diye…
Fındığı emanete vermeyerek, bu rant düşkünlerinin hevesleri kursaklarında bırakılabilir.
O halde üretici bu yıl ciddi bir karar ve sınav vermek durumundadır.
Ya fındığını elinde tutup fiyatı yükseltecek, ya da emanete verip bir sezonu daha “ahlarla vahlarla” geçirecek…
Fındık baronları ne yaparlarsa yapsınlar.
Üreticinin tercihi piyasayı belirleyecek!..
Uyanık durmakta fayda var!..
Açlık sınırı olmuş 24 bin TL, emekli 14 bin TL’ye talim ediyor!
Emekliler için geri sayım başladı.
Temmuz ayında yapılacak zam bugünden konuşulmaya başlanırken, emeklilerin beklentileri de arttı.
Halen en düşük emekli maaşı 14.469 TL TL…
İnsan telaffuz ederken utanıyor, sıkılıyor.
Akla ziyan bir rakam.
14 bin 469 TL. ile geçinmek için sihirbaz olmak gerekir.
Hele hele emekliler Büyükşehirlerde oturuyorlarsa vay hallerine!..
Sakarya’da artık minimum ev kiraları 15-20 bin TL, hatta dahada yukarılarda seyrediyor.
Daha önceki gün bir arkadaşım ev kiralamak için arayış içerisinde olduğunu söyledi ve kiralamak istediği 3 artı 1 evin kirasının 27 bin TL. olduğunu söylerken oflayıp puflamaya başladı…
Demek oluyor ki; 14 bin 469 TL. artık ev kiralarına dahi yetmiyor.
Diyelim ki; emeklinin bir şekilde bir evi var ve kira derdi yok.
Yahu; simit hesabı var.
Cumhurbaşkanımızın bir dönem yaptığı simit hesabına göre yorumlansa dahi emekli maaşı yetersiz kalıyor.
Hal böyle olunca; tüm emekliler Temmuz ayında yapılacak olan zammı çok önemsiyor ve merakla bekliyor.
Türk İş’in verilerine göre; açlık sınırı olmuş 24 bin 035 TL, yoksulluk sınırı olmuş 78 bin 292 TL…
Hele hele bekar bir kişinin aylık yaşama maliyeti 31 bin 142 TL olmuş ise; 14 bin 469 TL’lik emekli maaşını nasıl izah etmek, nasıl yorumlamak gerekir ona siz karar verin.
Bana göre; kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Ne söylesek, ne yazsak faydasız.
Bozulan ekonominin düzeltilmesi için adeta emeklinin maaşına endekslenmiş gibi yaklaşım var.
Yılbaşından bu yana temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışları emekli maaşlarının önemli bir kısmını zaten buharlaştırdı.
O halde; Temmuz ayında yapılacak olan zammın bugünden gündeme taşınması ve hemen her kesim tarafından desteklenerek insan onuruna yakışır bir rakam üzerine inşaa edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Ve benim aklımdan geçen rakam en az Asgari Ücret seviyesidir ki; o bile yetersiz kalır diyorum…
TURAN ÇATALBAŞ
26-05-2025