Efendim, o şimdi şöyle olu(nu)yor…

Hani şu bizim ‘ayyaş’ var ya;
Dostu, düşmanı,
Müslümanı, hristiyanı,
Yahudisi, hindusu,
Dinlisi, dinsizi,
O tarihte BM üyesi olan, tam 150 dünya devleti ve bunların liderleri,
Tam bir ittifak ve oybirliğiyle şöyle diyorlar;
Atatürk;
Uluslararası anlayış, iş birliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi,
UNESCO’nun yetki alanlarında yenilikler gerçekleştirmiş bir inkılapçı,
Sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önderlerden biri,
İnsan haklarına saygılı, insanları ortak anlayışa ve devletleri dünya barışına teşvik eden,
Bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, din, ırk ayırımı gözetmeyen,
Eşi olmayan devlet adamı ve
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.
(UNESCO 20. Genel Konferansı, 27 Kasım 1978, 20 C/15.14)

Yani;
“Ne evvelinde ne sonrasında, dünyada ‘böyle bir ayyaşa’ daha rast gelinmemiştir” diyor.

Üstelik;
Bu karara oybirliğiyle imza koyan liderlerin hiçbiri,
‘Türkiye’den ikbal bekleyen maaşlı memur’ değiller.

İşte öyle…!