Sapanca’da epey bir zamandır Bungalov krizi yaşanıyor.
Son verilere göre ilçede 4 bin 401 tane bungalov yapı bulunduğu ve bunların sadece 400’nün ruhsatlı olduğu açıklandı.
4 bin 1 tanesi kaçak!..
Yani ruhsatsız!..
Vahim bir tablo.
Hal böyle olunca; Sapanca geçmişteki yerel yönetimlerin göz yumduğu, bugünkü yerel yönetimlerin ise çözüm bulmakta zorlandığı bir sorun ile karşı kaldı.
Vurup kepçeyi yıkmak emeğe ve ekonomik değeri yok edecek, yıkılmasa kontrolsüz bir tablo ortaya çıkacak.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali…
Bir şeyler yapmak lazım.
Öyle ki; biraz şartları zorlamak lazım.
Gerçekten; doğaya ve insan yaşamına zararı dokunabilecek ruhsatsız yapılar var ise gereği yapılarak, yıkmak gerekir diye düşünüyorum.
Haa; çevreye zararı yok ise insan yaşamını tehdit etmeyen yapılar için de genel ve yerel yönetimler tarafından yeni bir düzenleme yapılmalı ve onca ekonomik değer yok edilmemelidir diyorum.
Örneğin; ruhsatı olmayan bungalovlar için özel bir af düzenlemesi yapılabilir.
Bu talep bungalov işletmecileri tarafından zaten dile getirilmişti.
Kabul görür mü bilinmez ama; bunca ekonomik değeri heba etmemek adına düşünülebilir.
Şahsi kanaatim; bungalovları yıkmak çözüm değil ziyadesiyle sorun üretir!..
Mağduriyet açısından bakıyorum.
Yazık olur onca emeğe, sermayeye…
Gözü kara olmamak lazım.
Sorunu tam taraflarıyla birlikte (işletmeci-yerel yönetimler) detaylı bir şekilde masaya yatırılıp, makul, mantıklı ve en önemlisi hukuka uygun çözüm arayışları ile çözülebilir.
Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin’in bungalov olayına bakış açısı zaten biliniyor.
Ne diyor Başkan Şahin;
"Bizim amacımız doğmuş çocuğu boğmak değil, bu işletmeleri hukuki çerçevede güvence altına almak" diyor.
O hal de biraz daha soruna odaklanmak, iyi niyeti elden bırakmamak gerekiyor.
Çözüm çok da uzak değil…
-----------
Ahlak yok ise!..
Değerli okurlar…
Gazetelerde okuyor, TV’lerde izliyoruz.
Gencecik delikanlılar kız arkadaşlarını öldürüp parçalıyor, anne annesini, babaannelerini katlediyorlar.
Diyeceğim o ki; son önemlerde türlü türlü cinayetlere, intiharlara tanıklık ediyoruz.
Olan bitenleri hemencecik psikolojik, sosyolojik ve ekonomik konularla bağdaştırıyoruz da; ahlaki yozlaşmayı bir türlü dillendirmiyoruz…
Şu mübarek Ramazan ayının manevi ikliminde; en çok konuşmamız gereken şey bence Ahlak olmalıdır…
Ahlak yok ise; tok olan başkasının açlığını umursamaz.
Ahlak yok ise; eşya pahalanır, insan hayatı ucuzlar.
Ahlak yok ise; merhamet duyguları körelir.
Ahlak yok ise; zulüm abat olur.
Ahlak yok ise; sapkınlık yol alır.
Ahlak yok ise; toplumun temeli çürür!..
Sonuç olarak;
Ahlak yok ise; toplumun temeli çürür!..
Hepimiz ahlaklı bir toplum için mücadele vermeliyiz…