Geçtiğimiz hafta sonu 53. Ürgüp Uluslararası Bağ Bozumu Festivali yapıldı.
Ahir ömrümüze iki günlük bir güzellik katan bu muhteşem etkinlik için en başta Ürgüp Belediye Başkanı Sayın Ali Ertuğrul Bul ve belediye çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum,
Sesiyle, sazıyla, gösterileriyle, yemekleriyle organizasyona katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.
Her etkinlik birbirinden güzeldi ama bütün bu güzellikler arasında beni en çok etkileyen,
Ziraat Mühendisi Gülçin Akçay’ın, bağcılıkta temel bilgiler ve uygulamalar konulu semineriydi.
Gülçin Akçay’ın, sunumu, bilgi aktarımı, yerinde ve zamanında yaptığı vurguları, konunun önemine binaen bazen şen kahkahalar atması, yeri gediğinde hüzünlenmesi ne bileyim işte her şeyiyle muhteşemdi.
Bilgilendirdi, eğlendirdi ama konu ‘geleceğe’ yarın bizi nasıl bir ülkenin beklediğine gelince de haliyle hüzünlendirdi.
Bu kafa, bu anlayış ve bu vurdumduymazlık neticesinde geleceğimizin portresini çizdi ve bizi bekleyen korkunç sona dair bütün uyarılarını yaptı.
Hatırlarsınız bu köşeden, Ürgüp Belediye Başkanı adayı Ali Ertuğrul BUL’u tanıyınca ‘ben başkanımı BUL’dum’ içerikli bir yazı yazmıştım.
Sayın Gülçin Akçay’ı dinlerken de önce içimden sonra çevremdekilere ‘ben geleceğin tarım ve orman bakanını buldum’ dedim.
Abarttığımı düşünmeyin sakın.
Herkes biliyor ki bu ülkede eskilerin deyimi ile bir ‘kahtı rical’ sorunu var.
Yani ''devlet yönetiminde muteber adam kıtlığı" sorunu…
Liyakatin görmezden gelindiği, partizanlığın ve adam kayırmanın gırla gittiği her ülkede yaşanan bir sorun.
Şu tarım ve orman bakanlığı özelinde mesela, 23 yıldır kaç tane bakan gördük, içlerinden bir tanesi için ‘işte bu, ehliyetli, liyakatli, bilgili, becerikli, hatta vatansever’ diyebileceğimiz bir tanesi çıktı mı?
Ama günahlarına girmeyeyim, mevzu başkalarına, başka ülkelere hizmet etmekse eğer çok başarılı oldular ve ödüllerini de aldılar.
Mehdi Eker mesela, bile isteye üreticimize mağdur edip ilk kez canlı hayvan ithal etmemize sebep oldu. Emeklerinin karşılığında Fransa devleti tarafından “şövalye liyakat madalyası” ile ödüllendirildi.
Bakan Faruk Çelik, bizim ekilip biçilemeyen binlerce dekar alanımız bomboş dururken, Afrika’nın göbeğindeki Sudan’ da tarım yapacağız diye tutturdu ve karşılığında Sudan Cumhurbaşkanı El Beşir’in elinden teşekkür plaketi aldı.
Bu büyük başarıyı sürdüren sonraki Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba da Sudan Cumhurbaşkanı elinden Sudan devlet madalyası aldı.
Gördünüz mü ne kadar liyakatli ve vizyonerler!
Ama görüp görebileceğiniz en donanımlı ve en vizyoner tarım bakanı Bekir Pakdemirli’ydi.
Hani şu ‘paramız var ki alıyoruz kardeşim’ diye tarım ürünleri ithalatını marifet ve itibar zanneden tarım bakanı…
Hem vizyoner hem de alanında çok bilgiliydi!
Kepeğin ekilip biçilen bir şey olduğunu zannedecek, kepek fiyatlarının artışından şikayet eden çiftçiye ‘kepek yoksa, siz de kepek ekin’ diyecek kadar da işinin uzmanıydı.
Sadece bakanlar mı?
Bu ‘kahtı rical’ sorunu tepeden tırnağa devletin bütün kademelerine kadar uzanıyor.
Tarım Bakanlığı bürokratları mesela, hepsi evlere şenlik.
Tarım Kredi Grubu Genel Müdürü Hüseyin Aydın, et fiyatlarını indirecek bir projenin müjdesini vermişti; yılda 15-20 doğum yapan inek!
O nasıl bir inekse, yılda 15-20 doğum yapacak, memleket ete boğulacak!
İşte vizyon, işte liyakat!
Tarım Kredi Kooperatifleri genel müdürü mesela;
Ne kıtlığı kardeşim yurttaşın evinde iki yıllık şeker ve yağ stoğu var, demişti.
Marketleri geçtim, vatandaşı stok yapmakla suçlamıştı.
Bir başka vizyon sahibi genel müdür de Et ve Süt Kurumu’nda gelen yüzde 48’lik zam sonrası, çok uzun kuyruklar oluyordu. Bu nedenle fiyatları artırdık, demişti.
Peki vizyon sahibi bu iktidar, vizyon sahibi bürokratları nasıl seçiyor?
Saymakla bitmez de ben iki tane örnek vereceğim;
Barış Saylak, Milas Belediye başkanıydı.
Şu sönmek bilmeyen yangınlar esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la telefonda konuşurken "Ellerinizden öpmeye gelmek istiyorum" diyen arkadaş…
Secimi kaybettikten sonra, Muğla Tarım ve Orman Müdürü olarak atandı.
İşte vizyoner ve liyakat sahibi bürokratlarımız ve işte sonuç…
Dolayısıyla sizlere tanıtmaya çalıştığım, ziraat mühendisi, alanında bilgili ve donanımlı, ehliyet ve liyakat sahibi belki yüzlerce Gülçin Akçay var bu ülkede.
Ama ülkenin geleceğini düşünen ve yolu liyakat sahibi insanlarla kesişen bir iktidar yok maalesef…
İşte bunun için, bugün, OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonu şampiyonuyuz ama umurlarında mı?