17 Ağustos depreminden bu yana 26 yıl geçti, olduğum yerdeyim, Serdivan’da..
Serdivan tepelerinde yıkım olmadı ama günün ilk ışıklarında şehre indiğimizde binalar yıkılmış, enkazdan sesler geliyordu, 5 bine yakın kaybımız oldu, tarifi imkansız bir yıkım, büyük acı..
O gün ATSO’nun “Adapazarı’nı seviyorum, terketmiyorum” sloganını saymazsak “Deprem değil, bina öldürür” sloganları manşetlerde, deprem uzmanlarının dilinde, depremi iliklerine kadar yaşayan bir gazeteci olarak benim sloganım farklıydı!.
Deprem değil, zemin öldürür..
Halen aynı görüşteyim..
Neden?
Düz ovaya istediğin kadar sağlam bine yap, yıkılmasa bile zemine gömülür, kalırsın..
Yaşadık, gördük..
Serdivan’da 1980’de birer birer çıktığımız 4 katlı binamızda az hasar bile yoktu.. Bırak binayı, direksiz demirsiz, dört tarafı briketle çevrilmiş, üstü eternitle örtülü kömürlüğümüz bile yıkılmamıştı..
Deprem şehitlerimize rahmet diliyorum..
Unutmadım, unutmayacağım..
Sakaryaspor takımı da 17 Ağustos’ta oynadığımız ve 3-2 kazandığımız Alagöz Holding Iğdır FK maçına “17 Ağustos şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” pankartıyla çıktı..
Bandırma’dan 1 puan getiren ilk 11’e oranla solbekte cezalı Caner Erkin yok, Başakehir’den kiralık 20 yaşındaki Doğuakn Tuzcu vardı..
Sivasspor’dan transfer tecrübeli sağbek Alaaddin Okumuş yine yok, Serkan Yavuz vardı..
Emre Demir geçen hafta da vardı ama bu kez daha hoştu, Bandırma maçının mimarı Burak Çoban boştu, bal yapmadı..
Burak Altıparmak maçın adamıydı..
Szumski son 5 dakika bir top çıkardı, 3 puanın hepsi bizim oldu..
Birkaç iyi adam daha vardı, şans hep yanımızdaydı..
Maçın İzmir’li hakemi Reşat Onur Coşkunses güzel maç yönetti, gördüğünü çaldı, Iğdır’dan 2, bizden 1 oyuncu attı..
Sakaryaspor’un cezası nedeniyle seyircisiz oynadığımız maçı 3-2 kazandık ama Alagöz Holding Iğdır FK maça bir başladı, acayip organizeler..
Dakikalar 3’ü gösterirken Bruno ile göstere göstere öne geçtiler..
Bizi tribünde inciten bu golden 5 dakika sonra Burak Altıparmak kazandığımız serbest atışı penaltı noktasına doğru havalandırdı, Iğdır’ın kalesini koruyan eski kalecimiz Furkan Köse havadan süzüle süzüle gelen bu topu yumruklamaya çıktı ancak eski stoperimiz Burak Bekaroğlu kalecisinden önce topu kafayla uzaklaştırdığını zannediyordu, Kakuta affetmedi, beraberliği yakaladık..
Dakikalar 19’u gösterirken Alagöz Holding Iğdır FK bu kez sağ koridordan organize geldi, ilk golün kopyası bir gol yedik, golcü yine Bruno, 1-2 geriye düştük..
Beraberliği razı olduğum dakikalar başlamıştı!.
Neden?
Iğdır etkili oynuyor, organize işler yapıyor, biz bakıyorduk..
39’da sağbekimiz Serkan Yavuz sağdan koptu, gidiyordu, ikinci yardımcı hakem bayrağı kaldırdı, Serkan’ın ortaya çevirdiği topu Emre Demir ağlara yolladı, neyse ki VAR’dan çizgi geldi, gol ofsayt değil, bayrağı kaldıran ikinci yardımcı hakem Kerem İlitangil’e kapak olsun..
Devre 2-2 bitti..
Notlarıma baktım, ilk 45 dakşka da kaçırdığımız gol yok..
Yani 2’de 2 yaptık!.
İkinci yarıya bir başladık, Sakaryaspor derlenmiş, toplanmış, ilk yarıdan eser yok..
Yoksa Iğdır’mı bitti?
60’ta ilk kez gol kaçırdık!.
Sağ kanatsız Sakaryaspor’da Polonyalı forvetimiz Zwolinski sağdan ortaya çevirdi, Burak Altıparmak 6 pastan vurdu, kaleciyi nasıl buldurdu, inanılır gibi değil..
Bu pozisyonla Sakaryaspor öne geçme şansını kaçırdı ama takım yüreklendi, teknik patron İrfan Buz’a cesaret geldi, kaçan bu golden 8 dakika sonra Kakuta’yı oyundan alıp Nijeryalı 22’lik forvet Umechi’yi sahaya sürerek forveti 2’ledi, 4 dakika sonra deli danalar gibi her yere koşan, koştuğu bölgeyi dağıtan Umechi ile 3-2 öne geçtik..
Öne geçtiğimiz golden 5 dakika sonra İrfan Buz, Polonyalı forvetimiz Zwolinski’yi kenara alıp Eren’i sağ öne attı, Emre Demir’i orta sahaya çekti, operasyonu başarıyla tamamladı, tebrik ediyorum..
80’den sonra 1-2’den maçı veren Iğdır’da Varon Etemi ve uzatmalarda Alim Öztürk kızardı, arada çok yorulan Emre Demir acemice kızardı, maç bitti, kazanan Sakarya..
Güzel bir sonuç oldu..
Uzun lafın kısası..
Bandırma deplasmanından getirdiğimiz 1 puanı Iğdır galibiyetiyle süsledik, yönümüz zirveye döndü, tebrikler Sakarya..
Sen her halinle güzelsin..
Caner’le ve birkaç takviyeyle çok daha güzel olursun ama borcun çok, limitin az, yüreğinle başaracaksın, arma için oynayacaksın, başka yolu yok..
Bu arada ilk galibiyetin ilk primi 50’şer bin TL ananızın ak sütü gibi helal olsun, güle güle harcayın..
SANTRA HARİCİ
Zaferi getiren
kalabalık değildir,
cesaret ve akıldır