BİR Müslüman ülke düşünün... İnsan yaşam kalitesinden çok kötü bir karnesi olan... Can güvenliğinde en riskli ülkeler arasına giren... Kanun tanımamakta, hak, hukuk gözetmemekte, cinayette, tecavüzde, istismarda rakip tanımayan...

Kısacası bir Müslüman ülkesine yakışmayacak ne varsa, “çok şükür” bizde elhamdülillah...

Sadece enflasyon ve hayat pahalılığında değil, her türlü insani göstergelerde de zirvelerdeyiz maşallah...

Sportif faaliyetlerinde, dünya sporcularını önümüze koyup bir kovalıyoruz ki, yetişmek mümkün değil... İngiltere’ye futbolda iki kez 8-0 yenildiğimiz zaman, rahmetli yazar ağabeyim Rauf Tamer şöyle yazmıştı köşesinde;

“İngiltere’ye 9’uncu golü attırmadık ya, ona bak sen!”

İnsanları, “yeşil yumurtası” vaadiyle dolandıran Çiftlik Bank sahibi Mehmet Aydın (Tosuncuk) şimdi de, “Beni salıverin ki, şirketin başına geçerek, vatandaşlardan topladığım parayı faiziyle ödeyeyim” diye olmadık diller döküyor. Ve bildiğiniz gibi bu Toncuk’a anlı, şanlı, ünlü, ünsüz bir yığın insan büyük paralar yatırmıştı.

TACİZ, TEHDİT, ÇALMA, ÇIRPMA!

Dedik ya, bir Müslüman ülkesine yakışmayacak ne varsa hepsi bizde... Daha bundan 15 gün önce Haber Türk Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’la (ki o isime de yazık etmiş) başlayan skandal haberler artarak devam ediyor...

Meğer bizim her akşam hayranlıkla izlediğimiz o haber spikerleri hangi gayrimeşru işlerle, hangi yüz kızartıcı suçlarla iştigal ediyormuş da bizim haberimiz yok.

Ve bu insanlar, zamanın bakanından, vekilinden, müsteşarından, başkanından da arka almış; onların nüfuzunu kullanarak etrafına tehdit saçmış...

Bir hakem düşünün... Mevzuatta yasak olmasına rağmen, görev alacağı bir maçla ilgili bahis oynuyor! Alt liglerde, üst liglerde, her alanda, her zeminde sürüsüne bereket...

Ve biz bu bahis skandalları arasında kirlenmiş bir spor müsabakasını, bilmeden büyük bir hayranlıkla ve heyecanla izliyoruz!

KİRLİLİK BAŞKANLARA KADAR UZANDI!

Futbol Federasyonu, böylesine bir çürümüş yapılanmayı çözmeye çalışırken, bu defa işin boyutunun daha büyük yerlere uzandığına şahit oluyoruz... Şimdi ayaklı pirincin taşını...

Bir de hangi Futbol Federasyonu ve hangi “temiz eller” operasyonu ile bu düğümü çözecek... Trabzon’daki bir maçta, hakem triosunu 4 saat bir odaya kilitleyen Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu mu çözerek futboldaki kördüğümü?

Ne yazık ki, Türk futbolunun en büyük kulüplerinden olan Fenerbahçe’nin genç başkanı Sadettin Saran da “uyuşturucu madde” kullanımından gözetim altında. Adli Tıp, saç örneğinde kokain maddesine rastlandığını açıkladı. Saran, belli periyodlarda imza karşılığında şartlı salıverildi. Mahkeme tutuksuz devam edecek.

“Kullanmadım” demesine rağmen, Sadettin Saran, “gerçekten” bu maddeyi kullandıysa ve bundan hüküm giyerse ne olacak?

Görüyorsunuz ki, hangi alana, hangi yana el atarsanız, karşınıza bir çürümüşlük manzarası çıkıyor.

Daha insan haklarına, bir yılda 400’e yakın kadın cinayetine, istismar edilen çocuklara, kıyılan canlara, çalınan devlet mallarına, güçlü olandan yana işleyen adalet sistemine, anan ormanlara ve otellere... “Kaldıracağız” diye söz vermelerine rağmen, derecesi olan memur adaylarının haklarının “mülakat” sistemiyle heba olmasına gelemedik...

Gerçi gelsek ne olacak, gitsek ne olacak...

Bu çürümüş bir sistemin kime hayrı olacak?

**********************

BİZ VE ONLAR

Bir Japon mühendis, Körfez Köprüsü inşaatında, halatın yerinden çıkmasıyla, “Ben bir kişinin ölümüne sebep olabilirdim” diyerek intiharı seçerken, 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremde 55 bin vatandaşımızın ölümüne sebep olan hiçbir yönetici, hiçbir yetkili -bırakın intiharı- istifa bile etmedi...