BİNALİ Yıldırım’ı nasıl bilirsiniz? Hazretleri, tıpkı konuşması gibi aheste, arada bir laf ediyor; ama ortalığı talan ediyor… Uzun süre sessiz kalan Binali Yıldırım, durdu durdu, “Türk Kimliği”ni tartışmaya açtı;
“Bu topraklarda Kürler, Süryaniler, Abazalar, Çerkezler de var… Vatandaşlık tanımı gözden geçirilebilir.”
Binali Yıldırım, o sözleriyle Anayasa’daki Türklüğü tanımlayan 66. Maddeyi tartışmaya açıyor, vatandaşlık tanımının değiştirilerek, yeniden yazılabileceğini, Türk adının, üst kimlik olmaktan çıkartılabileceğini anlatmak istiyordu…
Pekiyi Anayasa’nın 66. Maddesi ne diyor;
“Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür.”
Bir anlamda Türklüğü, “vatandaşlık bağı ile” bağlı olan diye nitelendiriyor; vatandaşın alt kimliğini inkâr etmiyor… Buradaki Türklük tanımı “vatandaşlık bağı” ile vurgulanıyor… Kimsenin etnik kökeni inkâr edilmiyor.
Cumhur İttifakı’ndan başka biri çıkıyor ve şöyle diyor;
“Bizim Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile bir sorunumuz yok… Ona kimseyi dokundurmayız!”
İyi de, bu 66. Maddesi aslında ilk 4 madde ile ilintili… İlk 4’e dokunmuyorsunuz ama dolaylı yoldan, Anayasa’nın bu maddelerini tırtıklıyorsunuz!
Başbakanlık koltuğunda iken, o makamın iptal edilerek Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçilişini, “Başbakanlık koltuğu elimde kaldı!” diye sırıtarak, demokratik cumhuriyet anlayışına ne denli bir darbe vurduğunun farkında bile olmayan zat, bugün “Türklük kavramını tartışabiliriz” diyor.
AKSAKAL’A BAKAR MISINIZ?
Ne gariptir ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021 yılında Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi’nde eski Başbakan ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın yeni görevini şöyle açıklamıştı;
"Sayın Binali Yıldırım'ı Aksakallar Konseyi'ne Türkiye'nin Aksakalı olarak atadık. Binali Bey'in, tecrübesi ve birikimiyle ulaştırma başta olmak üzere Konsey'in çalışmalarına her alanda değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Üstlendiği bu önemli görevde kendisine başarılar diliyorum."
Yani şu anda, hiç gerek yokken “Türklük” tartışmasını açan zat-ı muhterem, Türk Devlet Başkanları Konseyi’nde “Aksakal” olarak görev yapıyor.
Şu anda Türk dünyası adına taşıdığı misyonun bile farkında olmayan Binali Yıldırım bile bugün DEM Parti yöneticilerinin de ilerisine geçerek, bizim kimliğimizi sorgular oldu!
DEM’in çeşitli platformlardaki türevleri PKK’nin silah bırakması için “hiçbir şartımız yok” derken, düne kadar “Anayasa’nın hiçbir maddesinden ödün verilemez” diye demeçler vererek, milletin gazını almaya çalışan Binali Yıldırım, bugünün Türkiye’sinde, ağzındaki baklayı çıkararak, Türk dünyasının midesini bulandırmaya çalışıyor…
Ne demişler; “Bin Ali, İn Ali, Cin Ali…”
O her zaman hazır ve nazır beklemektedir… Ne zaman bineceği, ne zaman ineceği bilinmez…
****************
ANLAMLI SÖZ
“Ne günlere kaldık ey gazi hünkâr,
Katır mühürdar oldu, eşek mühürdar…”
ZİYA PAŞA
****************