ÇOK şükür, şu hayat pahalılığında, şu yokluk ortamında partisini, kendisine oy veren insanları politik ve siyasi kazanımlar için bir çırpıda satan milletvekillerinin yokluğunu da pek hissetmiyoruz bu aralar.
Maşallah, kapı kapı dolaşıp oy toplayarak milletvekili olan bazı şahıslar, düne kadar adeta küfrettikleri partilerin rozetlerini yakalarına takma töreninde, geçmişte söylediklerini unutup; bu defa yeni partisine ve o partinin liderine övgüler yağdırma yarışına giriyorlar.
Kendisini Millet Meclisi’ne gönderen insanlara verdiği sözleri unutarak ve dün “kara” diye yerlere batırdığı bir anlayışa bugün “ak” diyerek...
Yalakalığın böylesine de “pes” doğrusu...
Tabii ki, Hatay CHP eski milletvekili Hasan Ufuk Çakır’dan bahsediyorum.
Sözün, söz vermenin ne anlama geldiğini daha seçildiği ilk günden sonra unutan, ya da bilerek rafa kaldıran bu şahıs, yağcılık ve yalakalıkta öyle bir zirve yaptı ki, rozet takma törenine katılan tüm siyasileri güldürme başarısını da göstermiş oldu.
SEÇİMSİZ DEĞİŞEN MECLİS ARİTMETİĞİ
Biliyorsunuz, partilerin milletvekili sayıları her seçim sonrası yenilenir. Fakat Türk siyasetinde öyle olmuyor... Milletvekili sayısının yenilenmesi için illâ da seçim yapmaya gerek yok... İşte AKP’de olduğu gibi...
2023’teki genel seçimlerde 268 olan AKP milletvekili sayısı, bugün partiye katılan yeni vekillerle tam 275’e yükseldi. Yazıya çeşni katması amacıyla aslında 2023 seçimleri sonrası ve şimdiki milletvekili sayılarını hatırlatayım:
3034 GENEL SEÇİMLERİ
AKP : 268
CHP : 169
DEM : 61
MHP : 50
İYİ : 43
VE ŞİMDİKİ DURUM:
AKP : 275
CHP : 138
DEM : 56
MHP : 47
İYİ : 29
Yukarıdaki iki tabloda da görüldüğü gibi AKP 8 milletvekili daha kazanırken, CHP 31, MHP 3, İYİ Parti de 14 milletvekili kaybetmiş.
Bir anlamda ipini koparan ya da büyük pazarlıkların cazibesine kapılan milletvekilleri daha çok AKP’nin safını tutmayı tercih.
ROZET TAKMA MERASİMİ
CHP eski milletvekili Hasan Ufuk Çakır, düne kadar en şiddetli bir şekilde yerdiği AKP yönetimi için bu defa methiyeleri, hem de en yüksek desibel ile düzmeye başladı. Şu sözlere bakar mısınız?
“Sayın Cumhurbaşkanım kıymetli dava arkadaşlarım iftiraya uğramış haksızlığa maruz kalmış ama başını önüne eğmemiş bir insanım. Bu millet yalanı değil hakikatin yanındadır. Hesapla değil inançla geçmişe sığınarak değil millete yaslanarak Türkiye Yüzyılına yürüyüşte devlet için dik durmaya geldim. Bu millet hakikatin yanındadır. Allah utandırmasın. İki başkomutan var; biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. Selam duruyorum...”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise şöyle bir konuşma yaptı aynı törende;
"Bizim kapımız, ülkesine ve milletine hizmet etmek isteyen herkese açıktır, daima açık olacaktır...”
Benim bildiğim, yolgeçen hanları herkese açıktır; belli tüzük ile kurulan partiler açık olamaz...
MAZİYE BİR BAKIVER
Vaktiyle Adalet Partisi’nin merhum genel başkanı Süleyman Demirel iktidarda iken, CHP’den bir milletvekili Adalet Partisi saflarına geçmişti... Ve üstelik AP’yi en ağır eleştirenlerden biriydi o vekil... Bu duruma tepki gösteren Adalet Partisi’nden bazı vekiller Süleyman Demirel’e itiraz eder:
“Nasıl olur Sayın Başbakanım, düne kadar bizim partimize ağza alınmayacak küfürlerle saldırıyordu bu şahıs... Onu nasıl kabul edersiniz?”
Demirel şöyle cevap verir takım arkadaşlarına:
“İyi ya... Partimize girmeyi kendisi teklif etti, ben de kabul ettim... Merak etmeyin arkadaşlar, şimdi onu bizim bahçenin kapısına bağlayacağız. Sabah akşam karşı tarafa küfredecek...”
Bilmem bunun üzerine söylenecek daha söz var mı?
*********************
ANLAMLI SÖZ
“Başkalarının izinde yürüyenler, hiçbir zaman ayak izi bırakamazlar...”
S.L.BRAUNDON