Şehirler, sadece yolları ve binalarıyla değil; hayalleri, beklentileri ve geleceğe dair umutlarıyla büyür. Biz gençler için ise bir şehrin değeri, bize ne kadar alan açtığıyla ölçülür.
İşte tam da bu noktada, 6 Nisan’da Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın iki yıllık süreci değerlendirdiği açıklamalarını dinlerken, bir genç olarak aklımda tek bir soru vardı: “Biz bu şehirde ne kadar değerliyiz?”
İki yıl kısa bir süre gibi görünse de, aslında ciddi bir zaman dilimi. Bu süreçte tamamlanan projelere baktığımızda, özellikle gençlere yönelik somut adımların atıldığını görmek hayli sevindirici.
Çünkü;
Sosyal medya, kaotik tv dizileri ve kötü ortamlar gençlerin geleceğini tehlikeye atarken, güvenli sosyal ortamlar ve spor tutunacak bir dal oluyor.
Üniversite öğrencileri için ders çalışma ortamlarının erişilebilir olması, ulaşım ve beslenme giderlerinin uygun seviyede tutulması, yaşamı bir o kadar kolaylaştırıyor.
Bununla birlikte, şehirde kültür ve sanatın gelişmiş olması da gençlerin yalnızca akademik değil, sosyal ve zihinsel olarak da kendilerini geliştirmesini mümkün kılıyor.
İşte tam da burada bu ihtiyaçların hepsi Büyükşehir Belediyesi’nin ayrı ayrı her bir projesinde saklı diyebiliriz. Bilim Merkezi, Şehir Kütüphanesi, Arifiye Yüzme Havuzu ve Gençlik Merkezi, Kampüs Mutfak, yeni yaşam alanları, 16 ilçede spor sahaları, ulaşımda yenilikler ve birçok proje gibi…
Birkaç projeye göz atalım.
Bilim Merkezi. Öğrencilerin teknolojiyle vakit geçirebileceği, araştırmalar ve deneyler yapabileceği alan maalesef şehirde yoktu. Tamamlandığında, tüm bunların yanı sıra öğrencilerin bilgilerini pekiştirmeleri, sergi, atölye ve deneyerek öğrenme alanlarıyla zamanlarını değerlendirmeleri için şehirdeki en verimli merkezlerden biri olacak.
Şehir Kütüphanesi… Zaten şehirdeki kütüphane ihtiyacını öğrenciler bas bas bağırıyor. Ders çalışmak ve diğer öğrencilerle toplantı yapılacak bir merkez, öğrencilerin en büyük ihtiyaçlarından biriydi. Tamamlandığında ise öğrencilere derin bir nefes aldıracak.
Gençler sadece ders çalışmıyor; aynı zamanda spor da yapıyor. Şehirde 2 yıl öncesine kadar bir elin parmağını geçmeyen yüzme havuzu ve sahalar şimdi tüm ilçelerde yerini almış bulunuyor. Arifiye Yüzme Havuzu ve Gençlik Merkezi, Ekrem Karaberberoğlu Tesisi ve futbol, basketbol, voleybol sahalarının çoğunu ziyaret etme fırsatım oldu. Ve hepsinde gençler ya futbol ya da basketbol oynuyorlardı. Yani sözüm ona ki yapınca oluyor, yapınca herkes memnun kalıyor ve o hizmete değer veriyor, kullanıyor.
Gelelim ulaşıma… Özellikle de ulaşım projeleri gençlerin günlük hayatında özellikle belirleyici bir rol oynuyor. Daha erişilebilir, hızlı ve ekonomik bir ulaşım ağı; zamanla yarışan öğrenciye psikolojik olarak da destek oluyor.
Örneğin;
· Üniversite ve lise öğrencisine 10 TL, ortaokul ve ilkokul öğrencisine ücretsiz olan belediye tarifesi,
· Adaray’ın yeniden açılması,
· Metrobüsün hizmete başlaması,
· 16-K ve 26 numaralı hatlarda öğrencilerden gelen yoğun talep doğrultusunda düzenlemeye gidilmesi öğrenci ulaşımına verilen önemi gözler önüne seriyor.
Aynı zamanda bu projeler gençlerin yalnızca yaşamını kolaylaştırmakla kalmıyor, şehre aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Çünkü bir genç için önemli olan sadece yaşadığı şehirde bulunmak değil, o şehirde kendini “ait” hissetmektir.
Bir diğer önemli başlık ise planlanan projeler… Gençlerin zaten şehirde söz hakkı olduğunu “Senin Şehrin Senin Planın” uygulamasından görmüştük. Benim de şehrimde bir söz hakkım varsa, bunu özellikle girişimcilik odaklı yatırımların artması gerektiğini yönünde kullanmak isterim. Artık gençler sadece tüketen değil, üreten bir nesil olmak istiyor. Bu noktada kurulacak atölyeler ve destek programları, Sakarya’yı gençler için sadece yaşanacak değil, üretilecek bir şehir haline getirebilir.
Bugün tamamlanmayı bekleyen her proje, yarın bir gencin hayatına dokunacak bir fırsata dönüşecek. Bu yüzden devam eden çalışmaların hız kesmeden, aynı kararlılıkla sürdürülmesi ve gençlere kulak vermeye devam edilmesi fazlasıyla önemli.
Klasik belediyecilik anlayışından; gençlere şehrin planında söz hakkı veren, taleplerini dinleyen ve aksiyon alan, sosyal ve kültürel merkezler inşa eden bir belediyeye evrilmiş bir Büyükşehir Belediyesi görmek bizler için fazlasıyla umut verici.