Sakarya'nın yıllardır konuştuğu ulaşım meselelerinden biri raylı sistem. Adapazarı ile Serdivan arasında planlanan tramvay, ADARAY'ın farklı güzergâhlara uzatılması ve şehir içi ulaşımın raylı sistemle güçlendirilmesi…

Bunların hepsi önemli. Ama bence projenin kendisinden daha önemli başka bir soru var: Raylı sistem geldiğinde Sakaryalı gerçekten otomobilini bırakıp trene binecek mi? Çünkü mesele yalnızca ray döşemek değil. Mesele, yıllardır oluşmuş bir ulaşım alışkanlığını değiştirmek.

SAKARYA'DA OTOMOBİL SADECE ULAŞIM ARACI DEĞİL

Sakarya'da otomobil, birçok kişi için yalnızca bir yerden başka bir yere gitme aracı değil. Evden çıkıyoruz. Araca biniyoruz. İşimize gidiyoruz. Alışveriş yapıyoruz. Çocuğu okula bırakıyoruz. Bir başka yere geçiyoruz. Sonra park yeri arıyoruz. Akşam yine otomobile dönüyoruz. Bu düzen yıllardır böyle devam ediyor. Dolayısıyla raylı sistemin başarılı olması için yalnızca “tren çalışıyor” demek yetmez. Vatandaşın kafasındaki şu sorunun cevabını da vermek gerekiyor: “Ben neden otomobilimi bırakıp raylı sisteme bineyim?”

HIZLI OLURSA, RAHAT OLURSA…

Bence bu sorunun cevabı oldukça basit. Raylı sistem; hızlıysa, dakik çalışıyorsa, temizse, güvenliyse, ulaşılabilirse ve otomobilden daha az zahmetli hale gelirse vatandaş zaten tercih eder. Çünkü insanları toplu taşımaya zorlamak yerine, toplu taşımayı cazip hale getirmek daha kalıcı bir çözüm. Sabah evden çıkan bir vatandaş düşünelim. Otomobiline bindiğinde 20 dakika trafik bekliyor. Sonra gideceği yerde 15 dakika park yeri arıyor. Üstelik yakıt ve otopark masrafı ödüyor.

Raylı sistemle aynı mesafeyi daha kısa sürede ve daha az maliyetle geçebiliyorsa tercih neden değişmesin?

Vatandaşın hesabı romantik değil, oldukça basit: Zaman + para + konfor.

RAYIN YANINA OTOPARK DA GEREKİYOR

Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var. Raylı sistemin başarılı olması için yalnızca istasyon yapmak yeterli değil. Park et-devam et sistemi de kurulmalı. Şehrin çevresinden gelen vatandaş otomobilini uygun bir noktaya bırakabilmeli. Ardından raylı sisteme geçebilmeli. Aksi halde kişi: “Ben arabamla istasyona kadar gideyim.” dediğinde istasyon çevresinde park yeri aramaya başlarsa, toplu taşımanın cazibesi azalabilir. Yani raylı sistemin yanında otopark, yaya bağlantıları, bisiklet yolları ve diğer toplu taşıma hatları da düşünülmeli.

TRAMVAYIN BAŞARISI SADECE YOLCU SAYISI DEĞİL

Bir gün Adapazarı-Serdivan arasında tramvay çalışmaya başladığında ilk bakacağımız rakam muhtemelen yolcu sayısı olacak.

Ama bence daha önemli bir gösterge var:

Trafikten kaç otomobil eksildi?

Çünkü raylı sistemin gerçek başarısı, yalnızca kaç kişinin trene bindiğiyle değil, şehirde kaç kişinin otomobil kullanmaktan vazgeçtiğiyle de ölçülmeli. Bir vatandaş otomobilini evde bırakıp tramvaya biniyorsa, bir araç trafikten eksilmiş demektir. Binlerce kişi bunu yaptığında ise şehrin ulaşım alışkanlığı değişmeye başlar.