Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan bir iddia ortalığı karıştırdı: “Artık 1 kilometre fazla yapan da ceza yiyecek, yüzde 10’luk radar toleransı kaldırıldı.”
Bu iddia o kadar yayıldı ki, direksiyon başındaki milyonlarca sürücü bir anda “Acaba artık 51’le gitsem ceza mı yerim?” endişesine kapıldı.

Oysa gerçek bambaşka. İçişleri Bakanlığı açıkça duyurdu: radar cezalarındaki tolerans uygulaması kalkmadı, devam ediyor.

Bakanlığın açıklamasına göre, yeni hazırlanan Karayolları Trafik Kanunu değişiklik taslağında hız sınırlarıyla ilgili sistem korundu. Yani, yerleşim yerlerinde 5 km/s, yerleşim yeri dışında 10 km/s tolerans payı halen geçerli.
Bu da şu anlama geliyor: şehir içinde 50 km/s hız sınırı olan bir bölgede 56 km/s’ye kadar, şehir dışında ise 90 km/s sınırında 99 km/s’ye kadar ceza uygulanmayacak.

Bakanlık ayrıca yeni sistemde cezaların oransal değil, kademeli olarak artacağını belirtti. Böylece hız aşımının miktarına göre net rakamlarla cezalar belirlenecek. Bu düzenleme hem sürücü açısından anlaşılır olacak hem de uygulamada adaleti artıracak.

Ama ne yazık ki sosyal medyada bir cümlelik yanlış bilgi, doğru açıklamadan daha hızlı yayılıyor. “Tolerans kalktı, artık affetmiyorlar” başlıklı paylaşımlar, hem panik hem de yanlış algı oluşturdu.
Oysa devletin amacı cezayla gelir elde etmek değil, can güvenliğini sağlamak. Ölçüm hataları veya sürücünün doğal refleks farkı cezaya dönüştürülmesin diye bu küçük tolerans payı uygulanıyor.

Ancak bu toleransın, “56’ya kadar bas gitsin” anlamına gelmediğini de unutmamak gerek. Tolerans, hız yapmaya değil, adil ölçüme alan tanır.
Çünkü o 4 kilometrelik fark, bazen bir fren mesafesi kadar, bazen de bir insan hayatı kadar önemli olabilir.

Radar cezalarında tolerans devam ediyor.
Ama direksiyon başında asıl mesele, cezadan kaçmak değil, kazadan kaçmaktır.
Gerçek bilgiye güvenen, hem kendini hem başkasını korur.