Bugün 11 Ekim, Dünya Kız Çocukları Günü.
Bir anne olarak, bir kız çocuğunun gözlerindeki umutla, yüreğindeki cesaretle, dünyaya kattığı o saf güzelliği her gün yeniden görüyorum. Çünkü ben, bir kız çocuğu annesiyim.

Her sabah kızımın gözlerine baktığımda, geleceğe dair umutlarımı tazeleyen bir ışık görüyorum. O ışık, sadece benim değil, bu ülkenin ve dünyanın geleceği. Ama o ışığın sönmemesi için hepimize görev düşüyor. Çünkü hâlâ pek çok kız çocuğu, eğitim hakkından mahrum kalıyor, küçük yaşta evliliğe zorlanıyor, hayallerine “olmaz” deniyor.

Bir kız çocuğu büyüdüğünde sadece kendini değil, çevresini de değiştirir.
Eğitim alırsa, bir toplumun kaderini değiştirir.
Kendine inanırsa, başkalarına da inandırır.
Ayağa kalkarsa, ardında binlercesi kalkar.

Kız çocukları; hayatın narin çiçekleri değil, kökleri sağlam ağaçlarıdır.
Yeter ki biz onları saksılarda değil, özgür topraklarda büyütelim.

Benim için bu gün, sadece bir takvim günü değil. Çünkü evimizde “Dünya Kız Çocukları Günü” her gün.
Kızım Eliz’in her gülüşü, her sözü, bana dünyayı daha iyi bir yer yapma sorumluluğunu hatırlatıyor.
O, sadece benim değil; umut dolu bir geleceğin temsilcisi.
Tüm kız çocuklarının cesur, özgür ve mutlu büyüyebildiği bir dünya istiyorum.

Kızım ve tüm kız çocukları için dileğim şu:
Hayallerinden asla vazgeçmesinler.
Kimse onların ışığını söndüremesin.
Ve her biri, kendi hikâyesinin kahramanı olsun.