Sevgili okurlar,
“Ramazan bayramı, seçimler, kurban bayramı “ derken, “hayat akışı içinde”, nelere tanıklık etmiyoruz, nelere?
Bir kere, ülkemizden gelişmelere kulak kabartacak olursak, bayram öncesi, insanımızın bir kesimi memleketlerine, bir kesimi ise tatil beldelerine akın ediyor..
Yollar yüklü, trafik arapsaçı bir durumda!..
Kazalar, ardı ardına geliyor!
Her zamanki gibi yollarda denetimler yapılıyor ama, “ekonomik çöküntünün yarattığı travmalar”, nedeni ile “insanımız moralsiz ve dikkatsiz bir şekilde”, kazalara uğramaktan kendilerini alamıyorlar!..
“Ekonomi bozuk ya, nere gitsin”, vatandaşımız?
“İstanbul’da, büyük kentlerde kalarak, asfalt sıcaklığı, kentin bıktıran havası içinde mi”, günlerini geçirsin?
Olmaz tabii?
YAPACAK BİR ŞEY YOK?
Ya memlekete, ya tatil beldelerine?
Tatil beldelerine, hangi parayla gideceksiniz ki?
Bu asgari ücret, bu emekli, memur maaşlarıyla mı?
En iyisi, memlekete gitmek elbette..
“Hem bayram, hem tatil bir arada çıkarılır, böylece yeni eğitim, öğretim dönemi için salça, reçel yapılır, fındık, fıstık toplanır, bu mevsim şartları”, böyle geçirilir!
Vatandaş bu, düşünmeden, taşınmadan edemiyor..
Ne yapsa, evdeki hesap, çarşıya uymuyor!
Sandık başına da gitti..
Yapılması gerekeni yaptı ya, bu işten kim karlı çıktı derseniz?
“Algılar, yalanlar, sahte video gösterileri, beka vurgusu ve devletin imkan ve kabiliyetleri arasında”, oyunu kullandı..
Yapacak bir şey yok!
VARLIK FONU KİME EMANET?
Ana muhalefet Partisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ben bu yazıyı hazırlarken, bir paylaşımda bulundu.
Kısa adı, “TMSF” olan, “Varlık Fonu” başkanı tutuklanmış?..
Niye ki?
Paylaşıma bakalım mı?
“Türkiye Varlık Fonu, Saray hükümetinin her türlü denetimden uzak tuttuğu kara kutusudur. Şimdi eski başkanı tutuklanmış. Meclis’ten “TMSF’ deki yolsuzluklar araştırılamaz” kanununu geçiren Erdoğan’a soruyorum, bu kişi rüşvet aldığı için mi tutuklandı, rüşveti paylaşmadığı için mi?”
Ne haller, ne işler, ne kararlar, ne?
Demokratik bir ülkede; “TMSF’ deki yolsuzluklar araştırılamaz” kararı, nasıl alınır?
Alınır ustam, alınır, burası Türkiye!
Görevden alınan belediye başkanları için, ne yapıldı ki?
Gözlerimizin içine bakarak, hala Ankara Belediye Başkanı M. Gökçek, paylaşımlarda bulunmuyor mu?
Peki, oğlu Osman Gökçek, şimdi nerede?
Nerede olacak, TBMM’nde o şimdi milletvekili?
Neyini anlatalım, memleketin?
Hallar, bu halar işte!?
ERDOĞAN’IN HEDEFİ NEDİR?
Bakanız ekonomist Atilla Yeşilada, ilginç bir paylaşımda bulundu?
Seçimlerin ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) merakla beklenen faiz kararı, piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Dolar / TL kuru hızla yükselirken, ekonomist Atilla Yeşilada "Erdoğan'ın oyun planını deşifre ediyorum" diyerek dikkati çeken, bir yazı kaleme aldı.
Önümüzdeki dönemde siyasetin dinamiklerini çözümleyebilmek için Erdoğan ve bir ölçüde de Bahçeli’nin niyetlerini deşifre etmenin önemli olduğunu vurgulayan Yeşilada;
“Erdoğan’ın dört hedefi var:
- Dış kaynak ve içerde yeni mega-projelerle ekonomiyi şahlandırmak,
- Suriye sorununu bir şekilde çözümlemek,
- Yerel seçimleri kazanmak,
- Kendisi veya yerine seçeceği, aile üyesinin iktidarını şimdiden garantiye almak ve AKP’nin %35’e düşen oyuyla, tek başına iktidar olmasını sağlamak.”
Ne güzel işler değil mi?
Ne güzel işler?
Bu not, aklınızın bir köşesinde dursun!
AKŞENER’İN BU FEVERANI?
Ankara’dan seslendi, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener..
Ama ne sesleniş?
Resmen,” siyaset küpünü” kırdı, abla?
Eteğinde, ne taş varsa, döktü, verdi veriştirdi!
Herkes, nasibine düşeni aldı!
Vay benim dertli başım, bugüne kadar niye susmuş ki?
Altılı masadan kalktığında, aynı feveranı gösteren Meral Akşener, inanın vatandaşların bir kesimini şaşırtmadı..
Hele de Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı, hiç şaşırtmadı desek, yalan olmaz!?
“Akşener’in bu çıkışı, bu feveranı, hadi kükreyişi” diyelim, çok konuşulacak, çok?
“-CHP’den talep edilen 15 Milletvekili..
-Milletvekili listelerinin satıldığı yolundaki iddialar..
-CHP’nin diyet baskısı
-Seçim yenilgisinin faturasının İYİ parti’ye kesilmesi,
-İYİ Parti’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkışı ve engellemeleri, kuyruk siyasetine maruz kalmaları..” Akşener’in yakındığı konulardı..
Ne diyelim?
Akşener söylüyorsa, doğru mu söylüyor?
Bakalım, etkileri, tepkileri neler olacak?
TÜRKİYE BUNU YAŞADI?!
Bakınız, Türkiye “ FETÖ” denilen “Paralel Yapılanmanın” bedelini ağır ödedikten sonra, Rusya’da da aynı tür gelişme, dünya kamuoyunu, nasıl da sarstı..
Nasıl sarsmasın ki?
Vlademir Putin’e karşı bayrak açan “Wagner” denilen “Paralel Ordu” güçlerinin ayaklanması, dünyada büyük yankı uyandırdı.
Milli orduların yanı sıra, “kirli işlerin havale edildiği, her pisliğin yüklendiği bu oluşumlara, sadece Rusya değil, rağbet etmeyen ülke”, kaldı mı ki?
İyi ki, anlaşma sağlandı ve kardeş kanı akmadı..
Peki, tehlike geçti mi?
Sanmam!
TÜRKİYE’DE SADAT?
Rusya’daki bu gelişme, bizdeki “SADAT” yapılmasını, tekrar gündeme taşıdı..
Ordu içinde, ordu konumunda, ya da “özel birliklere sahip” bu yapılanmaların, denetimlerinin ne kadar zor olduğu, ortaya çıkmadı mı?
Hatırladınız değil mi?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kapısına kadar giderek, suç duyurusunda bulunduğu ve yapılanmasına karşı çıktığı SADAT, Rusya’daki bu gelişmeler bağlamında tekrar gündeme geldi..
SADAT’a ilişkin olarak, konuşan eski askerlerimizden Ahmet Yavuz, “SADAT’ın varlığı doğru bir şey değil. Tasfiye edilmesi lazım! Onun da uygun olmayan şekilde yabancı ülkelere eğitim vermesi gibi bir takım faaliyetleri var. Devlet paralel yapıyı tanımaz. Kim paralel yapı olma potansiyeline sahipse onlar devletin dışına çıkarılmalıdır. Bu SADAT için de böyle, tarikatlar için de böyle” ifadelerini kullandı.
Tarihe not düşmek gerek..
Zamanında, “FETÖ yapılanmasının, devletin kılcal damarlarına sızmasına göz yumanların, nasıl çark ettiğini 15 Temmuz Darbe Kalkışması sırasında” görmedik mi?
Umarız, aynı hatalar yaşanmaz!
Yusuf Cinal yazıyor, 26 Haziran 2023
Ne yapsak, evdeki hesap çarşıya uymuyor!?
Yusuf Cinal
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl