Sevgili okurlar,
Kısa adı, “CHP” olan, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki bölünmenin altında yatan gerçekleri, iyi bilmek, iyi analiz etmek gerekir..
CHP’nin bir önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kulağa hoş gelen “arınma” ve “ malı götürme yeri siyaset olamaz” diyor da diyor!
Yani “temiz siyasetten” bahsediyor..
Burası neresi?
Türkiye!
“Demokratik Parlamenter Sistem”, nereye dönüştürülmüş?
“Tek Adam” sistemine!
Peki, “bu 9 Temmuz 2018 Tarihinden bu yana”, neler yaşadık, neler gördük, geçirdik?
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de” denilen bu yeni sistem, “Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yemen etmesi” ile başlamadı mı?
Başladı..
Sistem öncesi, bu cenahtan ne tür açıklamalar yapıldı?
“Verin yetkiyi, Türkiye’ye uçuralım” denmedi mi?
Dendi!
Durum, içler acısı!
Bakınız, 1961 Anayasası çift meclis yaptı..
Daha öncede yazdım..
“Millet Meclisi ve Senato”, halkın iradesi ile oluşturuluyordu..
Sonra, ne oldu?

SİYASETİ ZAYIFLATAN DÜZENLEMELER
1980 ve 1982 Anayasası ile “güçlü yürütme söylemleri ile siyaseti zayıflatan düzenlemelere” gidildi..
Yüksek seçim barajı geldi..
Belli bir kesim, meclis dışı kaldı..
Siyasi partiler yasası, “yürütmenin güçlenmesine” vesile oldu..
2017 Referandumu ile “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” kabul edildi..
Ve “Parlamenter Sistem” tarih oldu..
Bu yeni sistem ile “başbakanlık” kaldırıldı, bakanlar atama ile sekreter seviyesine getirildi ve “tek adam sistemi”, fiilen yürürlüğe kondu.
Tüm yetki, “Cumhurbaşkanında” toplandı..
Şimdi, makarayı biraz geri sarıp, “Osmanlı yönetim dönemine gidersek, bugünkü uygulamaların benzerlerini” görebilir miyiz?

SENİ DE FİZANA GÖNDERİRİZ?
Tarih, bize güzel bilgiler sunuyor..
“18. ve 19. Yüzyıllarda suçlular, muhalifler, devlet düzenini bozan kişiler için sürgün yerlerinin başında Magosa Kalesi ve Malta adası zindanları” bilinir..
Benzerliğe bakınız?
“Devlet düzenini bozmak, görevi kötüye kullanmak, yaralama, cinayet, rüşvet, dolandırıcılık” suçlarını işleyenler, “güya ıslah olsunlar” diye, “toplumdan uzaklaştırılarak, sürgüne” gönderilirlerdi..
Hatta, “seni fizana gönderirim(*)” sözleri hala kulaklara küpedir..

SUÇLARDAKİ BENZERLİKLER
Bugüne gelirsek, “suçlardaki benzerliği” fark ettiniz mi?
“Yolsuzluk, irtikap, hakaret, darbe planı hazırlamak, hükümeti devirmeye teşebbüs, gizli belgeleri temin, casusluk, örgüt kurmak, anayasal düzeni hedef almak..” gibi suçlamalar ile “gözaltına alınanları, yargılananları, tutuklananları ve sonradan serbest kalanları ve hala içerde olanları” biliyor muyuz?
Biliyoruz!
“Kimliği belirsiz tanıklarla görülen davalar, kararlar, medya üzerindeki algılar”, hep hatıra kaldı ya!
Bu dönemin sancıları, dindi mi?
Diner mi?
Şimdi neler oluyor?

OPERASYONLAR İLE NEREYE?
Özellikle,” CHP’li belediyelere yapılan operasyonların da temelinde rüşvet, irtikap, zorla çıkar sağlama, ihaleye fesat karıştırma imar usulsüzlükleri, suç örgütü kurma ve yönetme, kamu kaynaklarını kötüye kullanma, nefret suçu işleme…” gibi başlıklar, öne çıkıyor..
“Yapılan operasyonlar ile gözaltına alınıp, mahkeme kararı ile tutuklananlar”, nereye gönderiliyor?
Bilhassa, “Silivri” zindanlarına!
Dünden, bugüne ne değişti?

GÜCÜ KORUMAK?
“İktidarda olan, gücü elinde bulunduran bir nevi iktidarını korumak, iktidardan düşmemek, koltuğu kaptırmamak adına, bir kesimi de arkasına alarak, yine iftiracılar, karalamalar, destekçiler ile siyasete ayar verilip, korku salınarak, sindirmelerde” bulunuluyor!
Kamuoyunda hakim görüş, bu meyanda şekilleniyor..
Siyaset öyle kirlenmiş ki, CHP’nin başına üç yıl sonra “Mutlak Butlan Kararı ile atanan Kemal Kılıçdaroğlu” yüksek telden konuşuyor, “temiz siyasetten bahsediyor ya”, bu söylemlere, kim inanıyor ki?
İnsan, gülmeden edemiyor?

GAZ ATICILAR İŞBAŞINDA!
İşte, “CHP, iç ve dış mülahazalar ile karpuz gibi ortadan ikiye bölündü” ya!..
Kime hayrı olacak, bundan kim yararlanacak?
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşları, “Yeni Parti” adında bir oluşuma gittiler..
91 Seçilmiş milletvekili ile çıkılan bu yolda, elbette sorunlar olacak..
“Yeni Parti’nin Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşları çıktıkları bu yolda”, emin adımlarla yürüyorlar..
İktidar yanlısı medyaya göre, “bu kesim yüzde 5 bile oy alamaz” yaygarasındalar..
Anketler bunu göstermiyor ama, “bu gaz atıcılar görevlerini radyo ve televizyonlardan sabah, akşam sürdürüp, vatandaşı yanıltmaya” çalışıyorlar..
İşleri bu, ne denir?
Böyle bir meslek, hâsıl odu!
“Gaz atıcıları, yani yandaşlar, havuz medyası!..”
Ama “görünen köy kılavuz ister mi” deriz ya?
O hesap!

AH ŞU KİRLİ SİYASET!
Maalesef, CHP’yi bölmek isteyenler, “kendi kazdıkları kuyuya” düştüler!..
“Hem, yeni bir muhalif parti yarattılar, hem de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşlarına yeni bir güven alanı, değişim umudu” imkanı verdiler..
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “halk nezdinde”, artık bir karşılığı yok!
Doğrusu, “Kılıçdaroğlu’nun sözlerine kimsede itibar etmiyor, inanmıyor ve kulak ta vermiyor”, ama, “ah şu siyaset hastalığı” yok mu, peşini bırakmıyor!
Destek aldığı kesim de, bu durumu iyi görüyor..
Bakalım, “siyaset arenasında, daha nelere tanıklık” edeceğiz?
Beklemeye değer doğrusu!
(*) Fizan: Osmanlı döneminde sürgün yeri. Bugünkü Libya’nın güneyindeki sahra çölü kenarında yer alan yaşaması zor çorak bir bölgedir
Yusuf Cinal yazıyor, 27 Temmuz 2026