Türkiye’de cemaat konusu adeta bomba gibi yeniden gündemde yerini aldı. Duymayan, görmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum çünkü gerek sosyal medya gerek TV kanalları gündeminden düşürmüyor. Ama düşmemesinin çok haklı sebepleri de var. Bol sıfırlı rakamlar ve taşınmazlar Allah yolunda bir cemaatin zekata, sadakaya ve paylaşmanın önemine ne çok değindiklerini! daha net ifade etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında cemaat lideri ve 32 kişinin tutuklanma sebepleri; suç örgütü kurma ve yönetme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve vergi mevzuatına muhalefet gibi çeşitli iddialar olduğu açıklandı.

Merak ediyorum. İnsanlar neden hala dini cemaatlerin, şeyhlerin, liderlerin ve kapalı yapıların rehberliğine bu kadar ihtiyaç duyuyor? Gelişen teknolojiyle her türlü bilgiye her yerden ulaşabilirken, belli bir topluluğun ya da kişinin şahsi görüşlerine uyma ihtiyacı neden? Yeterince okumuyor muyuz? Ya da yeterince doğru yönlendirilemiyor muyuz? Devletimizin dini işlerinden sorumlu Diyanet, toplumumuza doğru, anlaşılır ve güvenilir bilgiyi ve hizmeti ne kadar ulaştırabiliyor?

İnsanlar doğar, büyür, bir aile kurar ve çocuklarına doğru ve güvenli bilgilerle maneviyatını kazandırmak ister. Bu noktada Diyanet yetersiz kalırsa insanların cemaatlere kapılması çokta yadırganacak bir durum maalesef ki söz konusu olmuyor. Denetlenebilir olmayan, sorgulanamayan ve mantık dışı ilerleyen cemaatlerin alt tabakasındaki insanların kullanılması ve yanlış yönlendirilmesi de şaşılacak bir durum değil.

Din; adalet, merhamet, kul hakkı, mazlumun yanında durmak, haksızlığa itiraz etmek ve insan hayatını kutsal görmektir. Peki bu cemaatler dinde yer alan bu değerlere ne kadar uyuyor?

Yıllardır Gazze'de bebek, çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden insanlar katlediliyor. Yerlerinden ediliyor, soykırım gözler önünde işleniyor. SUMUD hareketiyle dünyanın her yerinden dini fark etmeksizin insanlar filolarla denizlerden Gazze’ye ulaşmaya çalışıyor. Özellikle dini vurguluyorum çünkü her gün Allah kitap diyerek insanların gözünü boyayan cemaatler konu Gazze olunca nereye kayboluyor? Ya da neden boykota katılmıyor? Onlar da Müslüman. Onlar da insan! Yani benim buradan anladığım demek ki konu din değil

Çok ironik bir görüntüyle karşılaştım bugün. Gazze konusunda en ufak bir harekete geçmeyen Cemaatin, Almanya’nın Köln kentinde inşa ettiği ve yaklaşık 70 milyon euro maliyete sahip dev merkezlerinde toplanan mensupları havaya el sallayarak tutuklanan suç örgütü liderlerine veda etmişler… Liderlerinin tutuklanması söz konusu olduğunda insanlar Ankara'da, İstanbul’da ya da Köln’de toplanabiliyor, liderlerinin akıbetini takip edebiliyor.

Bir lidere gösterilen sadakat ile bir mazluma gösterilen merhamet arasında tercih yapılacaksa, İslam'ın terazisi hangisini ağır basar?

Dünyanın yıllardır Gazze’deki soykırımın karşısında sessiz kaldığı bir ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İsrail'e karşı “çekinmiyoruz” mesajı açıkçası benim için umut verici bir ışık. Ve yine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İsrail kışkırtmalarına karşı “Kavga bizim işimiz, hiç problem değil.” mesajı, Türk halkına kim olduğunu yeniden hatırlatan bir mesaj oldu. Mazlumun yanında olan tutumlarından dolayı yeniden Türkiye’nin ne çok doğru bir seçim yaptığını tekrar anladım.

Bugün geldiğimiz noktada bir çocuğun fotoğrafını paylaşmak soykırımı durdurmayabilir. Ama Müslümanlık sadece kendi ibadetini yerine getirmek de değildir.