DEVLET büyüklerimiz ve bu ülkeyi yönetenler her fırsatta mikrofon karşısına çıkınca şöyle bir paylaşımda bulunuyor;

“Biz bu ülkeyi nerelerden alıp, nerelere getirdik... Gökdelenler, bölünmüş yollar, havaalanları, şehir hastaneleri, köprüler, tüneller, adliye sarayları, cezaevleri... Kişi başı gayri safi milli hâsıla, asgari ücret ve sosyal devlet anlayışı...”

Evet... Köprüler yapıldı... Yollar döşendi... Denizaltından tüneller de yapıldı... Lakin Deli Dumrul misali buralarda vatandaşa kurulan tuzaklara ne diyeceksiniz?

Haydi geçişi sadece 4 dakika süren Osmangazi Köprüsü’nden, ya da 5-6 dakika süren Çanakkale Köprüsü’nden bir geçin de görelim...

Osmangazi Köprüsü’nde bugün bir otomobil, yani taksi 995 liraya, bir kamyonet ya da minibüs 1595 liraya, Çanakkale Köprüsü’nde ise bir taksi 995 ve bir kamyonet 1245 lira... Bölünmüş tünelli yollar da ona keza; her birinde para tuzakları cep yakmaya devam ediyor...

TUZU KURU OLANA SERBEST

Bir de “Köprüler yaptırdım gelip geçmeye!” diye hava atıyorlar...

Yap-İşlet-Devret modeli ve “geçim garantisi” anlaşması ile Devletimize, yapım fiyatından 5-10 kat daha fazlasına mal olan köprü ve yollar...

Tuzu kuru olanlar için belki bir şey ifade etmeyebilir bu ücretler... Fakat vatandaş bir depo benzini en azından “2500 ile 3 bin lira” arasında doldurabiliyor ve ondan sonra da cebinde para kaldıysa bu köprülerden, tünellerden ve paralı yollardan geçecek, ya da eski bozuk yollara arabasını sürecek...

Çiftçi tarlasını sürecek ve buradan kaldıracağı ürünle geçimini sağlayacak... Fakat traktörün bir deposu kaça doluyor, haberiniz var mı?

Sanayi hamleleri ile birlikte aynı zamanda bir ziraat ülkesi olan Türkiye’de tarım alanları her geçen gün biraz daha daralıyor. Ekim alanları, benzin ve mazot fiyatlarının çıldırmasından dolayı uzun süreli nadasa bırakılıyor...

Ve bir zamanlar ihtiyaç fazlası hayvanı, buğdayı, samanı ve meyvenin her türlüsünü yurtdışına satan Türkiye, bugün dışarıdan gelecek bırakın eti, samana bile muhtaç durumda.

Sahi bir kilo etin kilosu kaç para, bileniniz var mı?

Hangi şartlarla nasıl tarım ve hayvancılık yapacaksınız?

“EKONOMİSTİM” DİYENLER NERDE?

Gelinen bu noktada bir Dolar 43 lira, bir Avro 51, bir gram altın 7 bin, bir litre benzin ve bir litre mazot 50 liranın üzerinde seyrediyor!

Size bir de bundan sadece 15 yıl önceki döviz ve benzin fiyatlarını vereyim;

Yıl 2010 yakıt fiyatları:

Benzin 3 lira 90 kuruş...

Dizel: 3 lira 30 kuruş...

Yıl 2010 altın fiyatları:

Gram Altın: 53 lira...

Çeyrek Altın: 85 lira...

Yıl 2026 altın fiyatları:

Gram Altın: 6.950 lira...

Çey. Altın: 10.983

Yukarıda verdiğim rakamların hepsi gerçek... Yani son 15 yıl içinde hem benzin hem de altın fiyatları uçmuş... Ve beyefendiler söze başlayınca “Ben ekonomistim... Bizden önce Türk ekonomisi ne durumda idi, şimdi nerelere getirdik” diye hava atıyor...

Tabii ki, yersen... Hiçbirinin çarşıya, pazara gidip, halkın arasına katılma cesareti kalmamış; sadece bulundukları yerlerden nutuk atıyorlar...

Daha Türkiye’de yaşanan ahlak çöküşünden, kültür ve din erozyonundan hiç bahsetmedim... Onlar da başka bir yazıda inşallah...

*********************

ANLAMLI SÖZ

“Yalan zekâ işidir, dürüstlük ise cesaret... Eğer zekân yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullan da dürüst olmayı dene...”

VİCTOR HUGO