Kurt, kuzuyu yemeyi kafaya koyunca gerekçesinin ne kadar da absürt olduğuna bakmaz.

İktidar da bahane üretme konusunda böyle davranıyor. Ki öyle davranmak zorunda çünkü başka türlü bahane bulması mümkün değil. Hele kuzu Mansur Yavaş olunca…

Kuruluş yıllarında ve seçim çalışmalarında sürekli HZ. Ömer kıssaları anlatıp, aman da ne kadar dindar ve adaletli oldukları üzerinden oy topladılar.

En çok kullandıkları kıssalardan bir tanesi de Hz. Ömer’in kamu malına hassasiyetini ortaya koyan şu ‘devletin mumunu söndürüp, kendine ait mumu yakmadan selam bile almadığıydı.

Bu kıssanın muhatapları olmadı değil Türk siyasetinde…

İşte o, sayıları parmakla gösterilenlerden bir tanesi de Mansur Yavaş’tır.

Akşener’in ittirmesiyle Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı ilan edilip, seçim çalışmalarına başladığı andan itibaren belediyeden maaş ve harcırah almamıştır.

Oysa ki bırakın maaşını çatır çatır almayı, seçim çalışmalarına katılırken kendine yolluk ve harcırah düzenleten çok ünlü siyasiler gördük biz bu ülkede…

Hukuken ve ahlaken makamını ve konumunu kullanmaması gerekirken aksine konumunu ve makamının dibine kadar kullananları gördük.

Ya siz, yıllardır seçim kampanyalarında kamunun imkanlarını sonuna kadar kullananları, resmi araçların plakalarını değiştirerek seçim bölgelerinde fink atanları, kamunun uçaklarıyla, makam araçlarıyla seçim bölgelerine gidenleri hiç görmediniz mi?

Hele ki mevzu yerel ya da genel seçimlerde belediye imkanlarını kullanmaksa eğer, bütün bunların mucidi hangi parti biliyorsunuz değil mi?

Bu ülkede yaklaşık 20 yıldır, seçim kampanyalarında kullanılan araçların benzin ve motorin ihtiyaçları belediye tankerlerinden karşılanıyor. Seçmen belediye otobüsleriyle mitinglere taşınıyor. Ekmek arası köfteye kadar belediyelerce karşılanıyor.

Ve buna en çok hangi partinin tenezzül ettiği de sır değil…

Değerli kardeşim Bursa İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, belgeleriyle ortaya koymuştu.

TBMM’de yaptığı konuşmada, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde AKP'li milletvekillerinin bazı masraflarının AKP’li belediyeler tarafından karşılandığı iddialarını gündeme getirip faturalarına kadar kamuoyu ile paylaşmıştı.

İddialarından bir tanesi, AKP’li Bursa Belediyesi'nin ittifak ortağı HÜDA PAR'ın kongre yemeği parasını ödemesiydi.

Diğer iddia da TBMM 27’nci Dönem Başkanı Mustafa Şentop ve beraberindeki heyet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın’ın Bursa ziyareti esnasında yemek ve ikram masraflarının belediye tarafından karşılandığıydı.

Ha, bir de seçim çalışmalarının, AKP İl Başkanlığı’na gönderilen paketlerin ve Varank’ın seçim afişlerinin dahi aynı şekilde karşılanması…

Bütün bu iddialar belgeleriyle ortada duruyor ve araştırılmıyorken önce tertemiz bir insan olduğuna herkesin şehadet ettiği Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yolsuzluk ve kamuyu zarara uğratma gerekçesiyle görevden alındı.

Şimdi de aynı iddialarla Mansur Yavaş’ın peşine düşülecek.

Soruşturma izni verildi, düğmeye basıldı.

Okuması ve anlaması olanlar için soruşturma izin belgesinden bir bölüm aktarayım;

“İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlamamış olmakla birlikte 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde kendisinin bizzat katılımıyla Karabük ilinde düzenlenen seçim mitingi sırasında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait 6 adet minibüsün Karabük iline gitmesi eyleminin, idarenin olağan işleyişi içinde belediye Başkanının bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenmeyeceği değerlendirilerek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında ‘soruşturma İzni Verilmesine...’ “

Üstüne basa basa okuyun; “İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilge ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte” diyor.

Yani Türkçesi “minibüslerin Yavaş’ın emir ve talimatıyla Karabük’e gittiğine dair elimizde bilgi yok” diyor.

Bakan açık açık “Mansur Yavaş’ın bilgisi dahilinde olduğu ihtimalini ben idarenin olağan işleyişinden çıkarıyorum” diyor...

Peki Yavaş ne diyor. Basın açıklamasıyla konuyu derinliğine aktaracak ama ilk tepkisi şöyle;

“Bu iddia o zaman gündeme getirildiğinde lüzumsuzluk yapan birilerinin minibüsleri getirdiğini düşünerek ANFA’ya soruşturma talimatı verdim. ‘O minibüslerle kim gelmiş, kim getirmiş bulun’ dedim. Gelen müfettişler bir şey bulamayıp geri döndüler.”

Hüküm ve yorum sizlerin…