Yıllardır beklediğim, açılışını iple çektiğim ve açıkçası restorasyonundan çok ümitli olduğum Justinianus Köprüsü’nden güzel haber geldi! 31 Temmuz Cuma Günü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu katılımıyla açılış töreni gerçekleştirilecek.

Geçtiğimiz yıllarda defalarca kapısından döndüğüm Justinianus Köprüsü’nün açılışına en çok sevinenlerden biri olabilirim. Şehrin kültürel hafızası, simgesi ve kimliği olan tarihi köprünün yeri benim için bambaşka. Çocukken gittiğimizde pekte bir şey anlamadığımı büyüyüp şehrimi araştırınca fark ettim. Bu şehir; hepimizin “Tarihi Beşköprü” olarak bildiği, binlerce yıllık tarihiyle; tarihçisinden turistine, bilim insanından sanatçısına, milyonlarca insanın merak ettiği bir esere sahip.

Bu eser ki; Ayasofya ile aynı dönemde, Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından yaklaşık 1466 yıl önce yaptırılmış. MS 558-560 yılları arasında yalnızca iki yılda tamamlanarak bugün hâlâ ayakta kalmayı başarmış.

O dönemin mühendisliğiyle inşa edilen köprü; yüzlerce yıldır depremlere, savaşlara, sellere ve değişen koşullara gösterdiği dirayetle ne kadar muazzam olduğunu da gösterir nitelikte.

İki yılda yapılan köprünün restorasyonu sekiz yılın sonunda tamamlandı.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bu eşsiz eseri görmek isteyen yerli ve yabancı turistler bekledi…

Fotoğraf tutkunları bekledi…

Akademisyenler bekledi…

Tarih meraklıları bekledi…

Tabii, arkeolojik kazıların hassasiyeti, pandemi, ortaya çıkan yeni bulgular sürecin uzaması için haklı etkenler. Böylesine kıymetli bir mirasın restorasyonunu aceleye getirmek doğru olmaz. Çünkü köprü restorasyonu sırasında; bronz sikkeler, yazıtlar, hamam kalıntıları, sarnıçlar ve köprünün aslında büyük bir ticaret ve lojistik merkezinin parçası olduğunu gösteren önemli bulgular ortaya çıktı. Açılışı birazda bu yüzden sabırsızlıkla bekliyorum. Yeni bulgular bize tarihin hangi sayfasını aralayacak? Hangi devrin yazıtlarını okuyacağız? Hangi padişahın sikkelerini göreceğiz? Ticaret ve lojistik merkezi olduğu dönem ne zamandı? Tüm bu ve daha fazlası sorunun cevabı Justinianus’un altında.

Ama kabul edelim meraklıları için çok uzun bir zamandı.

Biz dünyanın sayılı tarihi eserlerinden birinin gölgesinde yaşıyoruz. Turistlerin dünyanın öbür ucundan geldiği, bir buçuk asırlık eserin her gün birkaç metre yanından okula, işe, markete gidiyoruz. Geçmişi günümüze taşıyan, topraklarımızın hikayesini bize anlatan Justinianus’un kıymetini yalnızca açılışta değil daima bilmek gerekir.

Dileğim; yerel ve ulusal basının Justinianus’a gündeminde hak ettiği yeri vermesi, yerel yönetimlerin kültür ve sanat etkinliklerinde Justinianus’u duyurması ve göstermesi, hemşehrilerimin şehre gelen misafirlerini ziyarete getirmesi… Bu liste uzar gider. Uzun lafın kısası şehrimizin hafızasına dört koldan sahip çıkalım ve duyuralım.